Başkasına eleştiri yöneltmeden önce kendi kusurlarını gör; önce kendini sorgula sonra başkasını yargıla.
Bazen insanlar, başkasının küçük hatasını gözünde büyütür, kendi büyük hatasını ise görmemezlikten gelir.
İnsan, gerek kendi yaşamını ve gerekse de yaşamın ta kendisini sorgulamaktan hiçbir zaman çekinmemiş, arayışını hiçbir zaman bitirmemiştir.
Bitmek tükenmek bilmeyen ‘merak-bilme arzumuz’, ‘hayatta kalıcı olmaya ilişkin derin isteğimiz ‘tatmin olmayan arzularımızın sürüklediği yıkıcı güç arayışımız’ hiç bitmemiş bitmeyecektir de.
Aslında kadri bilinecek olan kişi için bir kayıp değildir bu. Onu tanımamak, takdir etmemek, ondan istifade edememek demektir. Yani kaybeden kendisi değildir. Belki onun için bir hüzün, bir üzüntüdür ancak. Aynı zamanda düşündürücüdür de.
Demek ki kıymet bilmek bir üst meziyet. Bilgi, görgü, tecrübe gerektiriyor. Bunun için “İnsan sarrafı” tabiri belki daha uygun olanı.
Özelde bireyin genelde de toplum vicdanının temel kaynağı, kuşkusuz değerlerdir.
Günümüz insanı, ne yazık ki her şeyi doğal olarak hak ettiğini, bunun için hiçbir emek sarf etmesine gerek olmadığını düşünmekte oysa ki emek harcanmadan hiç bir şeyin kendisinin olmasının mümkün olduğunu idrak etmesi gerekir.
Fakat yaşadığı toplumda artık insanlar emek harcamadan köşeyi dönme metodunu uygulayarak çevresindekileri dolandırarak yaşamaya alıştığı için bu tür olayları da kafasına takmamaktadır.
Her şeyden önce bugünkü bireyin kapsamlı bir dönüşüme ihtiyacı vardır.
Unutmayalım ki, kıymet, değer bilmek, insanın kendini bilmesidir.
Bu nedenle önce iğneyi kendine batır ki çuvaldızı başkasına batırdığın da onun da canının çok yandığını hissedebilesin.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yalçın AKBULUT
Bitmek tükenmek bilmeyen arzumuz
Başkasına eleştiri yöneltmeden önce kendi kusurlarını gör; önce kendini sorgula sonra başkasını yargıla.
Bazen insanlar, başkasının küçük hatasını gözünde büyütür, kendi büyük hatasını ise görmemezlikten gelir.
İnsan, gerek kendi yaşamını ve gerekse de yaşamın ta kendisini sorgulamaktan hiçbir zaman çekinmemiş, arayışını hiçbir zaman bitirmemiştir.
Bitmek tükenmek bilmeyen ‘merak-bilme arzumuz’, ‘hayatta kalıcı olmaya ilişkin derin isteğimiz ‘tatmin olmayan arzularımızın sürüklediği yıkıcı güç arayışımız’ hiç bitmemiş bitmeyecektir de.
Aslında kadri bilinecek olan kişi için bir kayıp değildir bu. Onu tanımamak, takdir etmemek, ondan istifade edememek demektir. Yani kaybeden kendisi değildir. Belki onun için bir hüzün, bir üzüntüdür ancak. Aynı zamanda düşündürücüdür de.
Demek ki kıymet bilmek bir üst meziyet. Bilgi, görgü, tecrübe gerektiriyor. Bunun için “İnsan sarrafı” tabiri belki daha uygun olanı.
Özelde bireyin genelde de toplum vicdanının temel kaynağı, kuşkusuz değerlerdir.
Günümüz insanı, ne yazık ki her şeyi doğal olarak hak ettiğini, bunun için hiçbir emek sarf etmesine gerek olmadığını düşünmekte oysa ki emek harcanmadan hiç bir şeyin kendisinin olmasının mümkün olduğunu idrak etmesi gerekir.
Fakat yaşadığı toplumda artık insanlar emek harcamadan köşeyi dönme metodunu uygulayarak çevresindekileri dolandırarak yaşamaya alıştığı için bu tür olayları da kafasına takmamaktadır.
Her şeyden önce bugünkü bireyin kapsamlı bir dönüşüme ihtiyacı vardır.
Unutmayalım ki, kıymet, değer bilmek, insanın kendini bilmesidir.
Bu nedenle önce iğneyi kendine batır ki çuvaldızı başkasına batırdığın da onun da canının çok yandığını hissedebilesin.
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız
Bir belediyenin ne kadar başarılı olduğunu anlamak için hazırladığı için boş basın bültenlerini okumaya gerek yoktur. Çünkü belediyelerin kalitesi, özenle seçilmiş cümlelerle değil; sokaklarıyla, kaldırımlarıyla, parklarıyla ve kamusal alanlara gösterdiği saygıyla ölçülür. Kepez Belediyesi geçtiği