Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, sıradan bir iş dünyası kuruluşu değil. Bugün 60 bin üyesiyle Türkiye ekonomisinin en güçlü merkezlerinden biri. Haliyle Bursa'da alınan birçok karar yalnızca şehri değil, Türkiye sanayisinin yönünü de etkiliyor.
Kimi zaman merkezi yönetimin bir uzantısı, kimi zaman da yerel yönetimlerin alternatifi ya da tamamlayıcısı olarak nitelendirilen bir yapıdan bahsediyoruz. Bursa iş dünyasının çatı kuruluşunda atılan her adım, haliyle çok geniş kitleleri ilgilendiriyor.
Bu nedenle BTSO seçimi; her zaman yalnızca oda üyelerini değil, Bursa ve dolayısıyla Türkiye ekonomisinin geleceğini de yakından ilgilendirir.
Seçim atmosferi elbette beraberinde rekabet getirir. Ancak bu rekabetin kişisel tartışmalar yerine projeler üzerinden yürütülmesi, şehrin geleceği açısından en büyük kazanç olur.
Siyasette de, meslek örgütlerinde de, iş dünyasında da hafızalar güçlüdür. Söylenen sözler unutulur, yapılan eserler kalır. Bugün BTSO'nun son 13 yılına dönüp baktığımızda da konuşulması gereken tam olarak budur.
Bursa, Türkiye'nin üretim başkentlerinden biri. Ancak artık yalnızca güçlü sanayi tesislerine sahip olmak yetmiyor. Yeni nesil sanayi, teknoloji, lojistik, veri merkezleri, savunma sanayi, girişimcilik ve nitelikli insan kaynağını aynı ekosistemde buluşturabilen şehirler geleceği kazanıyor.
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın yıllardır anlatmaya çalıştığı vizyon da tam olarak bu. TEKNOSAB, bunun ilk büyük adımıydı. Şimdi ise bunun ikinci perdesi açılıyor. İbrahim Burkay’ın BTSO Temmuz Meclisinde bu ay lanse edileceğini açıkladığı TEKNOSAB KOBİ OSB, Gıda İhtisas OSB, Defence Hub, Organize Ticaret Bölgeleri, Data Center ve Teknopark projeleri yalnızca yeni yatırım alanları değil; Bursa'nın geleceğini şekillendirecek stratejik hamleler olarak görülmeli.
Özellikle KOBİ odaklı yeni ekosistem, binlerce küçük ve orta ölçekli işletmenin daha yüksek katma değerli üretime geçmesini sağlayabilecek önemli bir fırsat sunuyor.
Burkay'ın ortaya koyduğu; "KOBİ'ler büyürse Bursa büyür, Bursa büyürse Türkiye büyür." vizyonu, slogan olmanın ötesinde ekonomik bir kalkınma modeli niteliği taşıyor.
Dönüşüm, uzun vadeli planlama ister.
Bugün GUHEM, yalnızca Avrupa'nın en büyük uzay ve havacılık eğitim merkezi olarak anılmıyor. Şimdi buna bir de Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi ekleniyor. Bu, Bursa'nın gelecekte yetiştireceği mühendislerin, bilim insanlarının ve teknoloji liderlerinin temellerini bugünden atmaktır.
TEKNOSAB ve GUHEM’den Bursa Business School’a, BUTEKOM’dan Model Fabrika’ya, BUTGEM’den MESYEB’e, Küresel Fuar Acentesi’nden Ticari Safariye kadar hayata geçirilen projelerin getirilerinden hala binlerce, on binlerce firma yararlanıyor.
Şehrimizin yükü her geçen gün artıyor. Nüfus, trafik, çevre kirliliği, istihdam meselesi ve daha birçok konu… Bu yükün altına girecek olanlar da geleceği okuyan vizyonerlerdir. Bursa iş dünyası; üreten, dönüşen ve risk alan bir vizyonla geleceğe hazırlanabilir.
TAHKİMDE YENİ DÖNEM
Bu arada BTSO Temmuz Meclisinde Önceki Dönem Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan’ın BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’nde(BTSO TAM) yeniden yapılandırılan tahkim süreçlerine ilişkin verdiği bilgiler çok önemli.
Bitmek bilmeyen ticaret odaklı davaların çözümü için çok önemli bir yapı oluşturuldu BTSO TAM ile… Taraflar, mahkeme süreçlerinde yıpranmadan çok kısa sürede mahkeme kararı olarak neticelendirilen tahkim ve arabuluculuk sayesinde zaman kazanabilecek. Sadece tarafların sözleşmelerinde BTSO TAM’ı uyuşmazlıklarda yetkili kılması yeterli olacak. Böylece zarara uğradığını düşünen taraflar, bu zararlarını hiç tahmin edemeyecekleri kadar kısa sürede telafi edebilecek.
BTSO TAM’ın Bursa iş dünyası için çok büyük kolaylıklar sağlayacağı kesin…
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Erdal ÇATALKAYA
Bursa iş dünyası nasıl dönüşmeli?
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, sıradan bir iş dünyası kuruluşu değil. Bugün 60 bin üyesiyle Türkiye ekonomisinin en güçlü merkezlerinden biri. Haliyle Bursa'da alınan birçok karar yalnızca şehri değil, Türkiye sanayisinin yönünü de etkiliyor.
Kimi zaman merkezi yönetimin bir uzantısı, kimi zaman da yerel yönetimlerin alternatifi ya da tamamlayıcısı olarak nitelendirilen bir yapıdan bahsediyoruz. Bursa iş dünyasının çatı kuruluşunda atılan her adım, haliyle çok geniş kitleleri ilgilendiriyor.
Bu nedenle BTSO seçimi; her zaman yalnızca oda üyelerini değil, Bursa ve dolayısıyla Türkiye ekonomisinin geleceğini de yakından ilgilendirir.
Seçim atmosferi elbette beraberinde rekabet getirir. Ancak bu rekabetin kişisel tartışmalar yerine projeler üzerinden yürütülmesi, şehrin geleceği açısından en büyük kazanç olur.
Siyasette de, meslek örgütlerinde de, iş dünyasında da hafızalar güçlüdür. Söylenen sözler unutulur, yapılan eserler kalır. Bugün BTSO'nun son 13 yılına dönüp baktığımızda da konuşulması gereken tam olarak budur.
Bursa, Türkiye'nin üretim başkentlerinden biri. Ancak artık yalnızca güçlü sanayi tesislerine sahip olmak yetmiyor. Yeni nesil sanayi, teknoloji, lojistik, veri merkezleri, savunma sanayi, girişimcilik ve nitelikli insan kaynağını aynı ekosistemde buluşturabilen şehirler geleceği kazanıyor.
BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın yıllardır anlatmaya çalıştığı vizyon da tam olarak bu. TEKNOSAB, bunun ilk büyük adımıydı. Şimdi ise bunun ikinci perdesi açılıyor. İbrahim Burkay’ın BTSO Temmuz Meclisinde bu ay lanse edileceğini açıkladığı TEKNOSAB KOBİ OSB, Gıda İhtisas OSB, Defence Hub, Organize Ticaret Bölgeleri, Data Center ve Teknopark projeleri yalnızca yeni yatırım alanları değil; Bursa'nın geleceğini şekillendirecek stratejik hamleler olarak görülmeli.
Özellikle KOBİ odaklı yeni ekosistem, binlerce küçük ve orta ölçekli işletmenin daha yüksek katma değerli üretime geçmesini sağlayabilecek önemli bir fırsat sunuyor.
Burkay'ın ortaya koyduğu; "KOBİ'ler büyürse Bursa büyür, Bursa büyürse Türkiye büyür." vizyonu, slogan olmanın ötesinde ekonomik bir kalkınma modeli niteliği taşıyor.
Dönüşüm, uzun vadeli planlama ister.
Bugün GUHEM, yalnızca Avrupa'nın en büyük uzay ve havacılık eğitim merkezi olarak anılmıyor. Şimdi buna bir de Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi ekleniyor. Bu, Bursa'nın gelecekte yetiştireceği mühendislerin, bilim insanlarının ve teknoloji liderlerinin temellerini bugünden atmaktır.
TEKNOSAB ve GUHEM’den Bursa Business School’a, BUTEKOM’dan Model Fabrika’ya, BUTGEM’den MESYEB’e, Küresel Fuar Acentesi’nden Ticari Safariye kadar hayata geçirilen projelerin getirilerinden hala binlerce, on binlerce firma yararlanıyor.
Şehrimizin yükü her geçen gün artıyor. Nüfus, trafik, çevre kirliliği, istihdam meselesi ve daha birçok konu… Bu yükün altına girecek olanlar da geleceği okuyan vizyonerlerdir. Bursa iş dünyası; üreten, dönüşen ve risk alan bir vizyonla geleceğe hazırlanabilir.
TAHKİMDE YENİ DÖNEM
Bu arada BTSO Temmuz Meclisinde Önceki Dönem Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan’ın BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’nde (BTSO TAM) yeniden yapılandırılan tahkim süreçlerine ilişkin verdiği bilgiler çok önemli.
Bitmek bilmeyen ticaret odaklı davaların çözümü için çok önemli bir yapı oluşturuldu BTSO TAM ile… Taraflar, mahkeme süreçlerinde yıpranmadan çok kısa sürede mahkeme kararı olarak neticelendirilen tahkim ve arabuluculuk sayesinde zaman kazanabilecek. Sadece tarafların sözleşmelerinde BTSO TAM’ı uyuşmazlıklarda yetkili kılması yeterli olacak. Böylece zarara uğradığını düşünen taraflar, bu zararlarını hiç tahmin edemeyecekleri kadar kısa sürede telafi edebilecek.
BTSO TAM’ın Bursa iş dünyası için çok büyük kolaylıklar sağlayacağı kesin…
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız
Bir belediyenin ne kadar başarılı olduğunu anlamak için hazırladığı için boş basın bültenlerini okumaya gerek yoktur. Çünkü belediyelerin kalitesi, özenle seçilmiş cümlelerle değil; sokaklarıyla, kaldırımlarıyla, parklarıyla ve kamusal alanlara gösterdiği saygıyla ölçülür. Kepez Belediyesi geçtiği