Kars halkının maruz kaldığı 42 yıllık esaret döneminin 30 Ekim 1920’de son bulmasının Türk tarihi açısından asla unutulamaz bir olay olduğunu bilmek gerekir.
Kars tarihte çok millete ev sahipliği yapmış en sonunda da Kars Cumhuriyeti olarak devlet olduğunu ilan etmiş bir şehirdir. O şehir ki içinde yaşayanlar Kafkaslardan göç ederek o güzel şehire gelip yerleşmiş Cumhuriyete sahip çıkmış bir şehirdir. Gücün, kudretin, bahtın, bolluğun, bereketin sembolü olmuş içerisinde yaşayanlar Azeri Türkleri, Terekemeler, malakanlar, Almanlar, Kürtler, yerliler diye adlandırılan bir mozaik şehridir.
Milli Mücadele’nin Doğu Cephesi’ndeki en kritik dönüm noktası olan Kars Muharebesi (30 Ekim 1920), askeri dehası ve hızıyla Türk askeri tarihine altın harflerle yazılmış bir zaferdir. Yaklaşık 43 yıllık Rus ve ardından Ermeni işgaline son verilmiştir.
Kars, Ruslar döneminde modern tabyalarla donatılmış, ele geçirilmesi son derece zor müstahkem bir kale şehir konumuna getirilmiştir.
28 Ekim 1920 sabahı Türk birlikleri Kars’ı kuşatmak üzere genel taarruza geçti. Harekatın kalbini Albay Halit Bey komutasındaki 9. Kafkas Tümeni oluşturmuştu. 30 Ekim 1920 sabahı Türk askerleri Kars tabyalarına ve kalesine her yönden şiddetli bir baskın taarruzu başlatarak Ermeni kuvvetlerinin saldırılarının karşısında Türk ordusunun hızlı ve kararlı hücumuna fazla mukavemet gösteremeyerek çözüldüler.
Kars’ın düşmesinden sonra Ermeniler barış talep etmek zorunda kaldı. 3 Aralık 1920’de imzalanan Gümrü Antlaşması ile Türkiye’nin doğu sınırı büyük ölçüde güvence altına alınarak Doğu Cephesi kapandı.
Kars Mustafa Kemal Atatürk’ü hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa diyerek tren istasyonunda karşılayıp misafir eden bir şehirdir. Kars’ta kadına şiddet yoktur, Ermenistan’la sınır olsa dahi orayla hiçbir kaçakçılık yapabilme şansı tanınmamış sınır güvenleri çok iyi sağlamıştır.
Kars’ta çok eşlilik yoktur, kız çocukları kesin okutulur ve okuma yazma oranı çok yüksek olan bu şehrimiz devlet kadrolarında en üst mevkilere kadar insan yetiştirme şansına sahip olmuşlardır. Karslılar Kız çocuğunu okutur. Çocuk yaşta evlendirmez.
Ani kenti, binlerce yıl krallara, imparatorlara, fakire ve zengine, yaşlıya ve gence yuva olmuştur… Surlarının içinde ne hayatlar doğmuş ne ömürler son bulmuştur Şu anda da Kars’a gelen insanların turizm diye uğradığı bir şehir kalıntılarından ibaret bir yer olarak kalmıştır….
Bu vesile ile doğduğum toprakları çok seviyor iyi ki Karslıyım diyorum.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yalçın AKBULUT
Kars'ın kurtuluşu
Kars halkının maruz kaldığı 42 yıllık esaret döneminin 30 Ekim 1920’de son bulmasının Türk tarihi açısından asla unutulamaz bir olay olduğunu bilmek gerekir.
Kars tarihte çok millete ev sahipliği yapmış en sonunda da Kars Cumhuriyeti olarak devlet olduğunu ilan etmiş bir şehirdir. O şehir ki içinde yaşayanlar Kafkaslardan göç ederek o güzel şehire gelip yerleşmiş Cumhuriyete sahip çıkmış bir şehirdir. Gücün, kudretin, bahtın, bolluğun, bereketin sembolü olmuş içerisinde yaşayanlar Azeri Türkleri, Terekemeler, malakanlar, Almanlar, Kürtler, yerliler diye adlandırılan bir mozaik şehridir.
Milli Mücadele’nin Doğu Cephesi’ndeki en kritik dönüm noktası olan Kars Muharebesi (30 Ekim 1920), askeri dehası ve hızıyla Türk askeri tarihine altın harflerle yazılmış bir zaferdir. Yaklaşık 43 yıllık Rus ve ardından Ermeni işgaline son verilmiştir.
Kars, Ruslar döneminde modern tabyalarla donatılmış, ele geçirilmesi son derece zor müstahkem bir kale şehir konumuna getirilmiştir.
28 Ekim 1920 sabahı Türk birlikleri Kars’ı kuşatmak üzere genel taarruza geçti. Harekatın kalbini Albay Halit Bey komutasındaki 9. Kafkas Tümeni oluşturmuştu. 30 Ekim 1920 sabahı Türk askerleri Kars tabyalarına ve kalesine her yönden şiddetli bir baskın taarruzu başlatarak Ermeni kuvvetlerinin saldırılarının karşısında Türk ordusunun hızlı ve kararlı hücumuna fazla mukavemet gösteremeyerek çözüldüler.
Kars’ın düşmesinden sonra Ermeniler barış talep etmek zorunda kaldı. 3 Aralık 1920’de imzalanan Gümrü Antlaşması ile Türkiye’nin doğu sınırı büyük ölçüde güvence altına alınarak Doğu Cephesi kapandı.
Kars Mustafa Kemal Atatürk’ü hoş gelişler ola Mustafa Kemal Paşa diyerek tren istasyonunda karşılayıp misafir eden bir şehirdir. Kars’ta kadına şiddet yoktur, Ermenistan’la sınır olsa dahi orayla hiçbir kaçakçılık yapabilme şansı tanınmamış sınır güvenleri çok iyi sağlamıştır.
Kars’ta çok eşlilik yoktur, kız çocukları kesin okutulur ve okuma yazma oranı çok yüksek olan bu şehrimiz devlet kadrolarında en üst mevkilere kadar insan yetiştirme şansına sahip olmuşlardır. Karslılar Kız çocuğunu okutur. Çocuk yaşta evlendirmez.
Ani kenti, binlerce yıl krallara, imparatorlara, fakire ve zengine, yaşlıya ve gence yuva olmuştur… Surlarının içinde ne hayatlar doğmuş ne ömürler son bulmuştur Şu anda da Kars’a gelen insanların turizm diye uğradığı bir şehir kalıntılarından ibaret bir yer olarak kalmıştır….
Bu vesile ile doğduğum toprakları çok seviyor iyi ki Karslıyım diyorum.
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız
Sevgili okurlarım, Cumhuriyetimizin ilanının 103. yıl dönümünü kutluyoruz. Büyük Atatürk’ün en büyük eserini ortaya koyduğu kutlu gündeyiz. Bu yazımda ben size Cumhuriyet nedir diye anlatmayacağım. Bu yazımda Cumhuriyetin ne olduğunu Büyük Atatürk’ün bir hatırasını paylaşarak birlikte yaşamak isti