Bugün kutlayacağımız Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923 yılında kurulmuştur ve 2026 yılında 103 yılı gerisinde bırakmıştır.
“29 Ekim 1923’te ‘Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz’ cümlesiyle başlayan büyük hikaye, bugün sadece bir yönetim biçiminin ötesinde; akılla, bilimle ve özgürlükle yoğrulmuş bir geleceğin adıdır. Geçmişte tebeşirle yazılan haritalar, bugün dijital ekranlarda yerini alırken değişmeyen tek şey; bu milletin kendi kaderini tayin etme iradesidir.
103 yıl önce, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının sayesinde bağımsız ve özgürlüğümüz bizlere verilince kazanım sağladık. Bizlerde ölünceye kadar Atatürk’ün emaneti ülkemizi kanımızın son damlasına kadar koruyacağımıza namus ve şeref sözü vereceğimizi tüm dünyaya bir kez daha haykırıyoruz..
Cumhuriyet erdemdir, Mevlana ikliminde paylaşmaktır ve adalettir ülkemde.
29 Ekim 1923 ülkemizde cumhuriyet rejiminin ilan edildiği gündür.
Bugün milli bir bayram günüdür.
Her yıl Cumhuriyet yönetiminin ilanını 28 – 29 Ekim günleri Cumhuriyet Bayramı olarak coşkulu törenlerle kutlamaktayız Cumhuriyet yurdumuz için en büyük kazançtır.
Cumhuriyet bir erdemdir aynı zamanda çağdaşlığın göstergesi ve demokrasinin dayanağıdır. Cumhuriyet halk, birliktelik ve kardeşlik demektir… Daima ileri gitmek adil bir şekilde paylaşmak demektir. Yaşamın kendisine el uzatmaktır kardeşliğin nefesiyle. Ve demokrasiyle olgunlaşmaktır. Hak ve adaletin tesisidir.
Acılara ve çekilen ızdıraba birlikte katlanmak ve mutluluklara birlikte gülmektir. Bağımsızlık savaşının meyvesidir.
Mutlakıyetle yönetilen ülkelerde zamanla hakana, padişaha, şaha, krala yardımcı olsun diye meclis kuruldu. Meclis üyeleri halkın dileklerini yöneticiye duyurmaya başladılar ve yasa tasarısını hazırlardı. Fakat bu yasa taslakları hakan, padişah, şah, kral tarafından benimsendiğinde yasalaşırdı. Bu yönetim biçimine ise Meşrutiyet dendi. Ancak meclisin yetkileri genel olarak çok sınırlıydı. Osmanlı Devletinde 1876 ve 1908 yıllarında iki kez meşrutiyet ilan edilmiştir. Bunlardan sonra ise üçüncü yönetim biçimi ülkemize Mustafa Kemal Atatürk tarafından getirilen Cumhuriyet yönetimi olmuştur. Cumhuriyet’le birlikte egemenlik kayıtsız şartsız millete geçmiş, böylelikle millet kendini yönetme yetkisini temsilcileri – milletvekilleri- vasıtası ile kullanmaya başlamıştır. Cumhuriyet yönetiminde yurttaşın seçme ve seçilme hakkı bulunur. Seçilen temsilciler yasalar yapar, yöneticileri milleti adına denetler. Yönetilenler dilerlerse seçimlerle birlikte seçtikleri yöneticilerini yine kendileri değiştirebilirler. Bu nedenle Türk halkına ve milletine en çok yaraşır yönetim biçimi Ulu Önder Atatürk’ün de dediği gibi medeni memleketlerin kabul ettiği Cumhuriyet rejimi olmuştur.
Bizlere en büyük eserimdir dediği Cumhuriyetimizi hediye eden Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını ne kadar büyük bir minnettarlık ve saygıyla ansak da azdır. Ruhları şad olsun…
Bu Cumhuriyet o kadar kolay kazanılmadı, daha delikanlı çağlarında ellerine silahları alan ana kuzuları düşmana göğüslerini siper etmediler mi?
Damarlarındaki kan deli gibi akarken bin yıllık bu Türk vatanını bölmek isteyen gafillere karşı al bayrağın karşısında nöbet tutarak canlarını vermediler mi?
Unutmayın ki bu ülkenin koruyup ve kollanmasını sağlayan Mehmetçik yine vatanın dört bir sathında elinde silahıyla şehitlik rütbesine ulaşmak için bekliyor..
Bu ülke bize Atatürk ve silah arkadaşlarının armağanıdır. Bu aziz vatanda en ufak çakıl taşından bir tanesini dahi almaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.
Güneydoğu Anadolu’da buna teşebbüs eden vatan hainleri, Türkiye Devletine baş kaldıran FETÖ militanları unutmayın! İmanlı ve inançlı vatan evlatları bunlara fırsat vermediler.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yalçın AKBULUT
Cumhuriyetimiz 103 yaşında
Bugün kutlayacağımız Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923 yılında kurulmuştur ve 2026 yılında 103 yılı gerisinde bırakmıştır.
“29 Ekim 1923’te ‘Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz’ cümlesiyle başlayan büyük hikaye, bugün sadece bir yönetim biçiminin ötesinde; akılla, bilimle ve özgürlükle yoğrulmuş bir geleceğin adıdır. Geçmişte tebeşirle yazılan haritalar, bugün dijital ekranlarda yerini alırken değişmeyen tek şey; bu milletin kendi kaderini tayin etme iradesidir.
103 yıl önce, Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının sayesinde bağımsız ve özgürlüğümüz bizlere verilince kazanım sağladık. Bizlerde ölünceye kadar Atatürk’ün emaneti ülkemizi kanımızın son damlasına kadar koruyacağımıza namus ve şeref sözü vereceğimizi tüm dünyaya bir kez daha haykırıyoruz..
Cumhuriyet. Demokrasiyle yoğrulmuş halkımın tercihidir.
Cumhuriyet erdemdir, Mevlana ikliminde paylaşmaktır ve adalettir ülkemde.
29 Ekim 1923 ülkemizde cumhuriyet rejiminin ilan edildiği gündür.
Bugün milli bir bayram günüdür.
Her yıl Cumhuriyet yönetiminin ilanını 28 – 29 Ekim günleri Cumhuriyet Bayramı olarak coşkulu törenlerle kutlamaktayız Cumhuriyet yurdumuz için en büyük kazançtır.
Cumhuriyet bir erdemdir aynı zamanda çağdaşlığın göstergesi ve demokrasinin dayanağıdır. Cumhuriyet halk, birliktelik ve kardeşlik demektir… Daima ileri gitmek adil bir şekilde paylaşmak demektir. Yaşamın kendisine el uzatmaktır kardeşliğin nefesiyle. Ve demokrasiyle olgunlaşmaktır. Hak ve adaletin tesisidir.
Acılara ve çekilen ızdıraba birlikte katlanmak ve mutluluklara birlikte gülmektir. Bağımsızlık savaşının meyvesidir.
Mutlakıyetle yönetilen ülkelerde zamanla hakana, padişaha, şaha, krala yardımcı olsun diye meclis kuruldu. Meclis üyeleri halkın dileklerini yöneticiye duyurmaya başladılar ve yasa tasarısını hazırlardı. Fakat bu yasa taslakları hakan, padişah, şah, kral tarafından benimsendiğinde yasalaşırdı. Bu yönetim biçimine ise Meşrutiyet dendi. Ancak meclisin yetkileri genel olarak çok sınırlıydı. Osmanlı Devletinde 1876 ve 1908 yıllarında iki kez meşrutiyet ilan edilmiştir. Bunlardan sonra ise üçüncü yönetim biçimi ülkemize Mustafa Kemal Atatürk tarafından getirilen Cumhuriyet yönetimi olmuştur. Cumhuriyet’le birlikte egemenlik kayıtsız şartsız millete geçmiş, böylelikle millet kendini yönetme yetkisini temsilcileri – milletvekilleri- vasıtası ile kullanmaya başlamıştır. Cumhuriyet yönetiminde yurttaşın seçme ve seçilme hakkı bulunur. Seçilen temsilciler yasalar yapar, yöneticileri milleti adına denetler. Yönetilenler dilerlerse seçimlerle birlikte seçtikleri yöneticilerini yine kendileri değiştirebilirler. Bu nedenle Türk halkına ve milletine en çok yaraşır yönetim biçimi Ulu Önder Atatürk’ün de dediği gibi medeni memleketlerin kabul ettiği Cumhuriyet rejimi olmuştur.
Bizlere en büyük eserimdir dediği Cumhuriyetimizi hediye eden Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını ne kadar büyük bir minnettarlık ve saygıyla ansak da azdır. Ruhları şad olsun…
Bu Cumhuriyet o kadar kolay kazanılmadı, daha delikanlı çağlarında ellerine silahları alan ana kuzuları düşmana göğüslerini siper etmediler mi?
Damarlarındaki kan deli gibi akarken bin yıllık bu Türk vatanını bölmek isteyen gafillere karşı al bayrağın karşısında nöbet tutarak canlarını vermediler mi?
Unutmayın ki bu ülkenin koruyup ve kollanmasını sağlayan Mehmetçik yine vatanın dört bir sathında elinde silahıyla şehitlik rütbesine ulaşmak için bekliyor..
Bu ülke bize Atatürk ve silah arkadaşlarının armağanıdır. Bu aziz vatanda en ufak çakıl taşından bir tanesini dahi almaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.
Güneydoğu Anadolu’da buna teşebbüs eden vatan hainleri, Türkiye Devletine baş kaldıran FETÖ militanları unutmayın! İmanlı ve inançlı vatan evlatları bunlara fırsat vermediler.
Ne Mutlu Türk’üm Diyene.
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız
Sevgili okurlarım, Cumhuriyetimizin ilanının 103. yıl dönümünü kutluyoruz. Büyük Atatürk’ün en büyük eserini ortaya koyduğu kutlu gündeyiz. Bu yazımda ben size Cumhuriyet nedir diye anlatmayacağım. Bu yazımda Cumhuriyetin ne olduğunu Büyük Atatürk’ün bir hatırasını paylaşarak birlikte yaşamak isti