Bazı işler vardır; uzaktan bakınca kolay görünür.
Herkes konuşur, herkes fikrini söyler, ama yükünü omuzlayan azdır.
O yüzden bazı cümleler herkes için söylenmez.
Bazı sorumluluklar da herkesin sırtına yakışmaz.
Bir söz vardır: “Erbabı bilir.”
Yani o işin ne olduğunu da, bedelini de, susulması gereken yeri de en iyi işi yapan bilir.
Toplumsal meselelerde konuşmak kolaydır.
Asıl zor olan; konuşurken kimseyi incitmeden, susarken kimseye sırt dönmeden dengeyi koruyabilmektir.
Sorumluluk tam da burada başlar.
Sorumluluk; yüksek sesle konuşmak değildir.
Herkesin hoşuna gidecek cümleler kurmak hiç değildir.
Bazen bir kelimeyi yazmamak, bazen bir örneği bilerek kullanmamak, bazen alkış alacak bir cümleden vazgeçmektir.
Çünkü herkesin bildiği gerçeği bağırmak marifet değildir.
Marifet; o gerçeği, karşısındakinin vicdanına bırakacak kadar olgun olabilmektir.
Toplumda bir şeyler yanlış gidiyorsa, bunu dile getirmek bir görevdir.
Ama o görevi yerine getirirken öfkeyi değil, aklı; hesabı değil, hakkaniyeti rehber edinmek gerekir.
İşte bu yüzden bazı yazılar slogan atmaz.
Bazı cümleler doğrudan hedef göstermez.
Bazı metinler isim kullanmaz ama aynayı tam karşıya koyar.
Çünkü erbabı bilir: Kalıcı etki, gürültüyle değil; zamanla, tutarlılıkla ve niyetle oluşur.
Yeni bir yıl başlarken beklenti değişebilir, gündem değişebilir.
Ama sorumluluk değişmez.
Sözün yükü hafiflemez.
Ve bazı yazılar vardır; herkes kendine göre okur.
Ama ne demek istediğini en iyi anlayanlar yine şunu söyler:
Erbabı bilir