Değerli okurlarım,
Bazen kelimeler yetmez. 6 Şubat 2023 sabahı yaşadığımız felaket, tam da böyle bir andı. O gün, saat 04.17’de bu ülkede hayat durdu. Sadece saatler değil; umutlar, alışkanlıklar, evler, sokaklar sustu.
O gece telefonum acı acı çaldı. Arayan, memleketim Osmaniye’de yaşayan abimdi. O saatte gelen bir telefonun iyi bir haber olmayacağını biliyordum. Açmakla açmamak arasında kaldım. Korkarak açtım.
“—Kardeşim, buralar bitti… Her yer yıkıldı.”
O an ne söylenir, ne yapılır bilmiyorsunuz. Biz bu cümleyle sarsıldık. Ya enkaz altında kalanlar? Ya karanlıkta, soğukta, bir ses duyan olur umuduyla bekleyenler?
Sözün bittiği yerdeydik.
Bu felaket, Cumhuriyetimizin 100. yılını kutlamaya hazırlandığımız bir dönemde geldi.
Acı bir tesadüf mü, yoksa tarihin bize hatırlattığı bir sınav mıydı, hâlâ düşünülür.
100 yıl önce bu millet, vatanı için her şeyini geride bırakıp cepheye koşmuştu. Bugün de aynı feraset, aynı ruh bir kez daha ortaya çıktı.
Dün;
Şerife Bacılar,
Halime Çavuşlar,
Sütçü İmamlar,
Şehit Kamiller,
Tayyar Rahimeler,
Gördesli Makbuleler,
Parti Pehlivanlar
Bağımsızlık uğruna canlarını ortaya koyarak, arkalarına bile bakmadan yürümüştü cepheye.
O gün İnebolu’dan Ankara’ya kağnılarla cephane taşınırken bir Fransız gazeteci sormuştu:
“—Kağnı kamyonu yener mi Yusuf Bey?”
Tarih bu sorunun cevabını verdi.
Türk Milleti, Kurtuluş Savaşı’nda sadece cephede değil; inançta, fedakârlıkta, kararlılıkta dünyaya meydan okudu.
Ve haykırdı: “Türk Milleti bitti demeden hiçbir şey bitmez.”
6 Şubat’tan sonra da aynı tablo ortaya çıktı. Daha ilk saatlerde insanlar, tıpkı 100 yıl önce olduğu gibi arkalarına bakmadan yollara düştü. Deprem bölgelerine akın etti. Tanımadığı insanların acısına kardeş oldu.
Yardım TIR’larını gören yabancı bir gazetecinin şu sözü, yaşanan ruh hâlini özetliyordu:
“Deprem bölgesine giden Türk TIR’ları, freni boşalmış gibiydi; zamanla yarışıyorlardı.”
Bu felaketi anlatmak zor. Yaşanan acıyı kelimelere sığdırmak mümkün değil.
Ama bir gerçek var ki; bu millet, birlik ve beraberlik ruhuyla yaralarını sarmayı her zaman bilmiştir.
İnanıyorum ki, 100 yıl önce olduğu gibi yine küllerinden doğacaktır.
Bu büyük felakette hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, kurtulanlara sağlık, sabır ve metanet diliyorum.