Kayseri’de Türkiye’nin en büyük teksti fabrikasını kuran binlerce insanın çalıştığı Birlik Mensucaat Fabrikası’nın kurucusu Mustafa Nevzat Özhamurkar, sadece iş insanı değildir.
Türkiye’nin en büyük üniversitelerinin kurulmasında çok büyük emekleri olan Özhamurkar, aynı zamanda Nuh Naci Yazgan Üniversitesi’nin kurulmasında da öncülük eden iş insanıdır. Aynı zamanda Kayseri’nin hayır hasenat yapan Mustafa Nevzat Özhamurkar’ın değerli eşi Saniye Ablası, yoksulların merhametli annesidir...
Mustafa Nevzat Özhamurkar Ağabey'in muhterem eşi Seniye abla .
Diğer bir ifadeyle, yoksulların, düşkünlerin merhametli Seniye Teyzesi.
"Ben Kayseriliyim, yerlisiyim. Mustafa Postaağa’sının kızıyım. Talas Caddesi'nde doğmuşum, annemin 5 çocuğu var, ben ikinci çocuğum. Abim öldü, ondan sonra İbrahim var, 3 olmuşuz. Arkadan bir kız daha doğunca anneannem kıyamamış, beni almış Adana'ya götürmüş. Dedemin işi oradaydı, çeltik fabrikası var, oteli var, varlık var, çok hayat dolu bir insandı. Ben demiş götüreyim, azıcık bakayım. O zaman 3 yaşında falanım, oraları tam bilmiyorum, hatırlamıyorum yani. Ben bir gittim ki 4. sınıfa kadar. Yazları geldik ama kışın orada, dedem de hayat çok lüks. Burada 4-5 çocuğun arasında karambole gidiyordun, orada el bebek gül bebek. Bakıcılar, şoförler bir şeyler, çok lüks bir yaşam vardı çocukluğumda.

Ondan sonra dedem rahmetli gencecik öldü, o ölünce anneannem de ben de ikimiz geldik Postaağası ailesine. Ben şaşırdım, annem o mu, bu mu diye bilemezdim. Çünkü anneanneme anne derdim, dedeme baba derdim.
Kız Meslek Lisesi'nin orta bölümü vardı, ondan sonra lise bölümü vardı, lise bölümünü bitirdiğim sene nişanlandık. Hatta lise müdürü yüzüğümüzü taktı. Mustafa bey yok tabii, o sırada İstanbul'da okuyor, burada ailesi nişan yaptı. Kadınlar arasında olurdu eskiden, öyle erkekler olmazdı.
Nişanlanırken Mustafa Bey'i hiç görmedim.
Mustafa Bey annesini ve ablalarını getirince arabayla, görümcem dedi ki " Mustafa aşağıda, bakarsa Seniye görebilir." dedi. Evimiz de 3. kat zaten Sahabiye Mahallesi'nde 3. kattan baktım ki arabadan inmiş , ama saçı yok ! " Ay beni bu saçsıza mı verdiler, ben buna varmam" diye kendi kendime ağlıyorum. Tam merdivenden iniyor ahali, herkes , görümcelerim falan, rahmetli anneannem dedi ki " hangi saçlıya göz koydun ki saçsızı beğenmiyorsun" dedi. " Haa " " dedim yanlış oldu bu konuşma! Peki dedim, gittim tekrar baktım camdan arabaya, oturunca elleri güzel, saçı yok oldu arabaya oturunca. ..Elleri güzel gördüm, Allah muhabbet verdi , yarım asrı geçtik, 60 yıl alacak neredeyse..