Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Yine hüzün bastı içimi

Yazının Giriş Tarihi: 07.11.2021 04:12
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.11.2021 04:12

10 Kasım günleri saat 09.05'te çalan siren sesleriyle birlikte Türkiye genelinde 2 dakika süreyle Atatürk anısına saygı duruşuna geçilmektir.

10 Kasım radyo ve televizyonlarda konuşmalarının kendi sesinden yayımlandığı, Atatürk'le ilgili filmlerin gösterildiği gündür.

10 Kasım, 57 yıllık ömrünü bir millete adayan koca devin aramızdan ayrılışının günüdür.

10 Kasım kurduğu Cumhuriyeti gençliğine emanet eden Ulu Önderin aramızdan ayrılışının 83.yılıdır.

10 Kasım 9.05'i hiç sevmem. Çünkü tam 83 yıl oldu bu ülkenin kurucu liderinin aramızdan ayrıldığı gün, Cumhuriyetimizin kurucusu Kurtuluş Savaşı'nın vazgeçilmez Başkomutanı, Büyük Devlet adamı hayatını Türk ulusuna adayan Ulu Önderimiz Atatürk'ün aramızdan ayrılışı, ben bir öğretmen olarak tahsil hayatım boyunca müfredat programlarında onu okudum ve daha sonra da öğretmen olduktan sonra da 30 yıl bize bu ülkeyi emanet eden Atatürk'ü öğrencilerime anlattım.

Selanik'e gidip okuduğu okulu doğduğu evi, gezdiği  caddeleri, oturduğu eğitim gördüğü sınıfları görme şerefine ulaştığımda dünyalar benim olmuştu. O'nun anısına konulan deftere içimden geçenleri yazmış; "İşte şimdi Mustafa Kemal'in öğretmeni oldum" demiştim.

Çünkü ilkokuldan başlayıp öğretmenlik yıllarımla beraber süregelen eğitime nihayet noktayı koymuştum.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve çağdaş Türkiye'nin mimarı olan Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de ebediyete intikal edişi şüphesiz ki, Türk milletini derin bir üzüntüye boğmuştur. O'nun ani ve apansız ayrılışı bütün Türk halklarını da derinden etkilemiş, dünya üzerinde geniş bir yankı uyandırmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının hemen ardından dünya liderleri tarafından yapılan bütün açıklamaların ortak noktası, O'nun dünya üzerinde yetişmiş çok nadir bir dahi oluşu, büyük devlet adamlığı ve dünya milletlerine örnek olabilecek çalışmaları olmuştur.

O bir  masal kahramanı  değildi. O ülkesini çok seven geçmişini inceleyen aynı zamanda iyi bir Tarih öğretmeni idi. Yaptığı hareketlerde hep ülkesinin yararlarını gözetti. İncelediği geçmiş tarihlerde yapılan hataları yapmamaya büyük özen gösterdi.

Onun İçin Mustafa Kemal Atatürk'ü doğru tanımaya gerek vardır. Onu gelecek nesillere kendisini bu ülke için nasıl canla başla çalıştığını gerçeklerle  anlatmak gerekir.

Yine 10 Kasım günü sirenler çalacak... 9.05'te bayraklar yarıya inecek, devlet adamları nutuklar atacak ve seni anacağız. Oysa ki sen, törenlerde hakkında yapılan konuşmalar ve okunan şiirlerden sonra gazete köşelerinde hakarete uğrayacak bir lider değilsin.

O, Cumhuriyeti kurdu! Yurdunu düşmana teslim etmedi.

Lütfen artık fani dünyadan göçüp gitmiş bir insanın arkasından çirkin sözler söylemeyi bırakın onun eserlerini anlatın.

Oysa ki sağlığında etrafında oluşan yağcılara kızar, 'Beni benden fazla göstermeyin' diye azarlardı. Oysaki şimdi bakıyorum bazı yağdanlıkcılar O'nun hiç peşini bırakmadan istismar etmeden geri durmamışlardır.

Oysa ki Atatürk'ü sevmek demek onun ilke ve İnkılaplarının peşinden gitmek kurduğu Cumhuriyetini sahip olma ve onun fikirleri ile çağdaş bir neslin yetişmesine sahip çıkmaktır.
O zaman gelin hep beraber yek vücut onun sözünden giderek; "Beni görmek demek  mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız be yeterlidir"  fakat bu sözlerini biz gayet iyi anlıyoruz ama halen bunu anlamayanlar var, onlara anlatmaya çalışıyoruz!

Affet bizi Atam!

Sana layık olmak için eserlerine ve ilkelerine sahip çıkarak seni hep anacağız.

 

Yükleniyor..