Benim babam da Köy Enstitüsü mezunu bir Cumhuriyet öğretmeniydi.
Bende babamın izinde onun yolunda 30 yıllık ömrümü bu ülkeye Cumhuriyet öğretmeni olarak hizmet verdim.
Şunu da unutmayalım çalıştığım dönemlerde velilerimizle çok iyi ilişkilerde olduk okul aile birliği üyeleri okulumuzda oturarak öğretmenlerle beraber çözüm arayan kişiler oldular. Fakat şimdi dikkat ediyorum öğretmen olarak çocukların yaşa uygun içerikler yerine şiddet içeren oyun oynamaları bu duruma büyük bir etken. bununla birlikte hiçbir problem çözme becerileri edinememeleri çünkü onlar için çözen biri var. öğretmen bir sorunu dile getirdiğinde ailelerin gelip tartışma çıkarması , öğretmeni şikayet etmesi. sorunu kabul etmemeleri ve çocuklarını mükemmel görmeleri sonucunda şunu görmeye başladık ki öğretmene artık saygı duyulmuyor.
Ülkemdeki öğretmenler benim yaşamımın oluşmasında en önemli katkıyı sağladılar ve sessiz sedasız şu anda bunu yapan binlerce öğretmen olduğunu biliyor ve hepsinin önünde saygı ile eğiliyorum.
Öğretmenler toplumlara önderlik eden kişileri yetiştiren toplumun gerçek önderleri olan ancak genelde arka planda yer alan kişilerdir. İlköğretimden üniversiteye kadar tüm öğretmenlerimizin emekleri sayesinde sadece ülkemizde değil tüm dünyada insanoğlunun uygarlığı devam edebilmektedir. Çünkü öğretmenler bilgi akışını sağlayan araçlardan birisidir.
İnsan, dünyaya geldiğinde, daha bebek iken gözlerini açar açmaz çevresindekilerini hissetmeye çalışır. Yemeği, içmeyi, emeklemeyi, yürümeyi, koşmayı ve konuşmayı öğrenir. Kendisini ve çevreyi algılamaya çalışır. Tüm bunlara karşın yine de yardıma muhtaçtır.
Mustafa Kemal Atatürk 11 Kasım 1928 de tahta başında ders vermesinden dolayı kendisine Başöğretmenlik ünvanı verilmesi kararlaştırılmıştır.
Öğretmenlerin Kurtuluş Savaşı sırasında nasıl canlarını dişlerine taktıklarını Atatürk bizzat gözlemlemiş, bunun için yurt içinde veya dışında öğretmenliğin ne kadar kutsal bir değer olduğunu da sık sık vurgulamıştır.
Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır dediği zaman ülkenin geleceğini gençlere nasıl emanet ettiğinin bir göstergesi değil midir?
İnsanın yaşamdaki ilk yardımcıları anne, baba, abla, ağabey, nine ve dedesidir. Büyüyüp gelişen çocuk bilgilenme sürecine girer. Bu nedenle aile içi eğitim ve öğretim yetersiz kalır.
Çocuğun bu döneminde ihtiyaç duyduğu bilgileri, ancak okulda öğretmen kılavuzluğuda sistemli bir eğitimle olacağı ve yönlendirileceği somut olarak ortaya çıkmıştır. Okulun ve öğretmenin devreye girmesiyle ailenin de bu konuda sorunu çözülür.
Bir ulusun çağdaş ülkeler düzeyine erişebilmesi; eğitim ve öğretimin kaliteli ve bilimsel yöntemlerle yürütülmesi ile ancak mümkün olabilir.
Eğitim sorunlarını çözen uluslar; kültür, sanat, bilim, teknoloji, sosyo-ekonomik alanında da kalkınmış ve ilerlemiştir. Eğitime gereken önem ve ilgiyi göstermeyen uluslar, başka ulusların kölesi olmaya mahkumdurlar. Kalkınmanın temel şartı eğitim ve öğretimdir.
Cumhuriyetimizin güzide öğretmenlerini saygı ve minnetle anarken bu günün tüm genç ve idealist genç öğretmenlere başarı getirmesini diliyorum.