Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Çanakkale destanı

Yazının Giriş Tarihi: 16.03.2022 13:43
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.03.2022 01:43

Çanakkale denilince insanın çok düşünerek bu mukaddes şehirde yatan insanların, ülkemizin tüm şehitlerinde gelip ülkesini korumaya çalışaların dedelerimiz olduğunu görmek ve  gezi sırasında duygulanmamak elde değil.

1914-1916 yıllarında yapılan Çanakkale Savaşı'nda Türk ordusu Gazi Mustafa Kemal’in önderliğinde zafer kazanmıştır. Bu sene kutlayacağımız 107. yıl dün gibi içimizde ki milli duyguları bu sene yapılan iki kıtayı birbirine bağlayan köprü ile zaten daha da taçlanacağı gerçeği ile zorlu bir savaş olan Çanakkale Savaşı'nın Türk tarihinde destan olduğunu bilmekteyiz.

Otuz yıllık öğretmenlik hayatımda Çanakkale'de geçen savaşları anlattım. Çok fazla eksiğim olduğunu buraya yaptığım gezide anladım. Bizim gibi öğretmenlerin öğrencilere faydalı olacağına da inanmıyorum artık. Cihan Savaşı yapılmış burada ama biz öğrencilerimize kitaptan yüzeysel anlatıp geçmişiz. Ne bir slayt gösterimi yapmışız ne de öğrencilerimizi buraya getirerek olayı yerinde gösterebilme şansını sağlamışız.

Tabi ki burada Milli Eğitim Bakanlığının da çok eksiği olduğunu söylemek lazım. Onların bu konuda en azından öğretmenlere yardımcı olmaları gerekirdi, bu dersin öğretmenlerini buraya getirerek hizmet içi kursları yapabilirdi. Öğretmenlere burayı anlatan cdler verilebilirdi ama şuna inandım ki ATATÜRK'Ü ve onun başarılarını göstermek işlerine gelmemiş ben burada bunu anlıyorum.

Çanakkale'de savaşan ve son askerine kadar şehit düşen "57. Alay'ın sancağı bugün Avusturalya'nın Melbourne kentindeki müzede sergilenmektedir. Sancağın tanıtım plaketinde de şöyle yazılıdır; 'Bu alay sancağı Gelibolu'da ki savaş alanından getirilmiştir. Türk ordusunun geleneklerine göre, bir alayın sancağı alayın son eri ölmeden teslim edilmez. Bu sancak sonuncu muhafızında altında ölü olarak yattığı bir ağacın dalına asılı olarak bulunmuştur. Kahramanlık timsali olarak karşınızda duran bu Türk alayı sancağını selamlamadan geçmeyin' yazısı yazıyor. Biz ise burada yatanlara ihanet ediyoruz, bu beni ve benim gibi düşünenleri üzüyor.

Kilitbahir'den girdiğinizde zaten çok değişik bir atmosferin içine girdiğinizi göreceksiniz. Orası ana kucağından çıkmış bir daha evine dönmemiş mehmetçiklerin yeri. Gezi sırasında ilgimi çeken bir rehberin sözleri beni çok üzdü. Olaya müdahil olmam sonucunda ise rehberle münakaşa yapar duruma geldik.

Rehber burada Çanakkale'yi Mustafa Kemal'in kurtarmadığını burayı Limon Paşa'nın kazandığını anlatıyordu, öğrendik ki Limon Paşa "Limon Von Sanders"imiş. Burada ölenler medresede okuyan öğrencilerdi, onları medreselerden getirerek ön safta şehit ettilerve  onun için uzun süre bu ülke ülemasız kaldı, diye insanlara yalan yanlış beyanlar verdiklerini gördüm.

Orada yatan şehitlerimize hepimizin görevi var! Lütfen onları rahatsız etmeyelim ,devlet buraya bu işleri bilen kişileri görevlendirmeli. Sözde "ATATÜRKÇÜLÜK" lafla olmuyor. TROYA 'ya gittiğinizde daha değişik bir olayla karşılaşıyorsunuz, giriş ücretini verecek vatandaşımızın şansı hemen hemen yok gibi. Bu ülke bizim yabancılardan ücret alabilirsiniz ama bizim ülkemizi lütfen gezmemizi engellemeyin! Türk halkına ucuz ücret ödemesini sağlayın ki onlar da ülkelerinin kültür varlıklarını tanıyabilsin.

Yükleniyor..