Hava Durumu

İran düşerse, Türkiye yalnız kalır

Yazının Giriş Tarihi: 13.01.2026 13:44
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.01.2026 13:44

Bu bir kehanet değil; tarihin, coğrafyanın ve aklın soğuk muhasebesidir.

Bugün İran’da yaşananlar, spontane bir toplumsal refleks gibi sunulsa da perde arkasındaki senaryo son derece tanıdıktır.

Yöntem eski, aktörler malum, hedef ise nettir: devletleri içeriden çökertmek, toplumu fay hatlarından parçalamak ve coğrafyayı yeniden dizayn etmek.

Bunu dün Balkanlar’da yaptılar, önce Irak’ta denediler, Suriye’de kanlı bir laboratuvar kurdular; bugün sırada İran var.

ABD ve İsrail’in İran’a karşı artan siyasi, askeri ve ekonomik baskıları; örtülü operasyonlarla desteklenen sokak hareketleriyle birleştiğinde bölgesel bir yangının fitilini ateşlemektedir.

Bu tablo, küresel konvansiyonel bir savaşın bir adım ötesidir.

Burada durup şunu açıkça sormak gerekir:İran düşerse sırada kim var?

Cevap acıdır ama nettir: Türkiye.

COĞRAFYA DÜŞERSE, SİYASET DE DÜŞER

İran sadece bir ülke değildir; Türkiye’nin doğu kapısı, Orta Asya’ya uzanan jeopolitik kilit taşıdır.

İran’ın parçalanması demek;

Türkiye’nin Güneydoğu'dan ve Doğu'dan kuşatılması

Mezhep ve etnik fay hatlarının Anadolu’ya taşınması

Orta Asya ile kara bağının koparılması

Enerji, ticaret ve güvenlik koridorlarının felç edilmesi demektir.

Bunun kime yarayacağı ise gayet açıktır.

İRAN’DAKİ TÜRK VARLIĞI GÖRMEZDEN GELİNEMEZ

İran, yalnızca Farslardan ibaret değildir.

Bugün İran sınırları içinde; Azerbaycan Türkleri, Türkmenler, Kaşkaylar, Kerkük ve çevresinden göç etmiş Türk toplulukları olmak üzere milyonlarca Türk yaşamaktadır.

Bu insanlar, yaşanan olaylara sağduyulu, mesafeli ve devlet aklını önceleyen bir tutum sergilemektedir. Bu tavır; basiretin, tarih şuurunun ve tecrübenin ürünüdür.

Bu nedenle İran Türklüğünün duruşu tebrike layıktır.

“Türkün Türkten Başka Dostu Yoktur” Sözü Hamasi Değil, Gerçektir

Bugün romantik cümlelere değil, soğukkanlı gerçeklere ihtiyacımız var.

Tarih defalarca göstermiştir ki; Batı, dostluk değil çıkar ilişkisi kurarİnsan hakları söylemi, çoğu zaman müdahale kılıfıdır.

Demokrasi ihracı, devlet yıkımının ön sözüdür. Bu coğrafyada Türk’ün güvenebileceği tek güç, yine Türk’ün birliğidir.

TURAN UYANMADIKÇA TEHLİKE BİTMEZ

Bugün yüksek sesle konuşulması gereken mesele şudur: Türk dünyası artık seyirci kalamaz.

Bu “askeri müdahale” çağrısı değil; siyasi dayanışma, diplomatik blok, ortak savunma refleksi, kültürel ve stratejik birlik çağrısıdır.

Türk Birliği uyanmadıkça, her düşen devlet bir sonrakinin fragmanı olacaktır.

İran’da traktörler, emperyalizmin bozuk tarlasını sürmez.

İran halkı, sipariş liderlere ve dış akıllara teslim olmaz.

Bu coğrafya, masa başında çizilecek kadar sahipsiz değildir.

Bugün bir ve beraber olma günüdür.

Bugün aklı duygunun önüne koyma günüdür.

Bugün Türk dünyasının uyanma günüdür.

Çünkü yarın geç olabilir…

Ve o zaman yalnızlık çok daha ağır olur.

(Köşe yazısı bitti ama mesele bitmedi; tarih uyuyanları affetmez.)

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.