Hava Durumu

Ağar’ın ziyareti Ankara’yı hareketlendirdi

Yazının Giriş Tarihi: 23.02.2026 16:33
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.02.2026 16:33

Mehmet Ağar’ın yeni İçişleri Bakanı’na yaptığı “hayırlı olsun” ziyareti, kabine değişikliğinin ardından başkentte süren siyasi ve bürokratik tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Kabinedeki iki kritik koltuk değişti; fakat ortaya çıkan tablo sıradan bir “görev değişimi” fotoğrafı değil.

Siyasetin nabzını uzaktan tutan sıradan biri yaşananlara baktığın da rahatlıkla şu yorumu rahatlıkla yapabilir: “iktidar değil, muhalefet tasfiye edildi”

Ali Yerlikaya ve Yılmaz Tunç’un görevden ayrılışı, iktidar cephesinde adeta bir ferahlama dalgası yarattı. Oysa kabine değişiklikleri normal koşullarda nötr bir devlet refleksi olarak değerlendirilir. Ana bu kez öyle olmadı.

İktidar cephesin de adeta derin bir “oh” çekildi.

AK Partilisi ayrı, MHP’lisi ayrı bir rahatlama hâline girdi. Öyle ki, sabah erken saatlerde İçişleri Bakanlığı’ndan gelen operasyon paylaşımlarının kesilmiş olması bile bazı çevrelerde memnuniyet sebebi oldu.

Evet, bu, sıradan bir görev değişimi değil; bir siyasi pozisyon değişimi.

YENİ İSİMLER, YENİ İSTİKAMET

Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı koltuğuna oturması ve Mustafa Çiftçi’nin İçişleri Bakanlığı’na getirilmesi, yalnızca kişisel atamalar olarak okunmamalı. Bana göre bu tercihlerin sembolik ve ideolojik bir karşılığı var.

Gürlek, son yılların en tartışmalı ve dikkat çeken yargı isimlerinden biri olarak biliniyor. Çiftçi ise mülki idare kökenli, daha düşük profilli ama belirli çevrelerle güçlü temasları olan bir isim.

Ankara’da konuşulanlara göre bu değişim, “ılımlı” kabul edilen çizginin tasfiyesi ve daha sert, daha ideolojik bir hattın güç kazanması anlamına geliyor.

Eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın Gürlek’imakamında ziyaret eden ilk isim olması ve kamuoyuna servis edilen özel fotoğraf, yalnızca bir nezaket ziyareti değil; “süreçte biz varız” mesajı olarak okunuyor.

Mevcut Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un Çiftçi’nin atanmasındaki rolüne dair kulisler de bu yeni hattın ipuçlarını veriyor.

Siyaset başka bir kanala girdi.

GELELİM MEHMET AĞAR’IN MESAJINA

Yeni İçişleri Bakanı’nın en dikkat çeken ziyaretçisi ise kuşkusuz Mehmet Ağar oldu.

Ağar, bu tür ziyaretleri gelenek olarak yaptığını söylüyor.

Her yeni İçişleri ve Adalet Bakanı’na “hayırlı olsun” dediğini, geçmişten gelen kurumsal bağlar nedeniyle Çiftçi’yi ziyaret ettiğini ifade ediyor.

Ancak Türkiye siyasetinde semboller, açıklamalardan daha güçlüdür. Hele ki adı Susurluk skandalı ile özdeşleşmiş bir ismin İçişleri Bakanlığı makamında verdiği fotoğraf, ister istemez hafızaları tetikler.

Ağar’ın “Kimseyi ikna etmek gibi bir derdim yok” cümlesi ise siyasetin bugünkü ruh hâlini özetler nitelikte: Savunma yok, açıklama yok, yalnızca pozisyon var.

“ÇETELERİN TEPESİNE ÇÖKÜLECEK” SÖYLEMİ

Mustafa Çiftçi’nin ilk açıklamasında kullandığı gelecek zaman kipleri dikkat çekiciydi:
“Çetelerin tepesine çökülecek…Vatandaş huzurla uyumuyorsa İçişleri Bakanı da uyumayacak…”

Tamam da: Peki şimdiye kadar ne yapılıyordu?

Yerlikaya’yı farklı başlıklarda sert biçimde eleştirmiş biri olarak şunu teslim etmek gerekir: Organize suç yapılarıyla mücadelede dikkat çekici operasyonlar yapıldı. Yeni bakanın, selefinin mücadelesini yok sayar bir dil kullanması, daha ilk haftadan bir iletişim kırılmasıdır.

Devlette süreklilik esastır. Siyasi rekabet dili, bürokratik devamlılığı gölgelememelidir.

GÜRLEK’İN İLK HAMLESİ VE YARGI DENGESİ

Akın Gürlek’in göreve gelir gelmez bakan yardımcıları arasındaki görev dağılımını değiştirmesi, özellikle hâkim–savcı mülakatları bağlamında önemli bir hamleydi.

Adalet Bakanlığı’nda güç merkezlerinin yeniden tanımlandığı açık.Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ile kurulan temas trafiği, Ankara’daki yargı kulislerini hareketlendirmiş durumda.

Gürlek’in, İstanbul’daki çalışma ekibinden bir ismi bakan yardımcılığına taşıma ihtimali, yargı bürokrasisinde yeni bir kadro yapılanmasının işareti olarak değerlendiriliyor.

ATEŞ VE KAPLAN DOSYALARI

Kabine değişikliğinin gerçek arka planını anlamak için iki dosyaya bakmak gerekiyor:

SİNAN ATEŞ CİNAYETİ AYHAN BORA KAPLAN SORUŞTURMASI

Her iki dosya da yargılaması tamamlanmış olsa bile artçı sarsıntıları sürüyor. Özellikle Kaplan dosyasının devam eden ayağında üst düzey yargı mensupları ve emniyet bürokrasisinden isimler anılıyor.

Bu dosyalar nedeniyle konum kaybeden, bürokratik gücü törpülenen bazı isimlerin uzun süredir “devrin değişmesini” beklediği Ankara’da yüksek sesle konuşuluyor.

Şimdi o devrin değiştiğine inanan bir kesim var. Ve bu kesimin, yeni dönemi bir “hesaplaşma fırsatı” olarak gördüğü iddia ediliyor.

Kulislerde dolaşan en çarpıcı söylem ise şu: Yeni bir “17–25 Aralık” benzeri algı operasyonu senaryosunun yukarıya taşınmaya çalışıldığı…

Bu doğruysa mesele yalnızca iki bakanın değişmesi değildir. Devlet içinde güç mücadelesinin yeni bir evreye geçmesidir.

Ankara’da Balgat’tan Çukurambar’a, adliye koridorlarından bazı iş çevrelerinin ofislerine kadar süren hareketlilik gösteriyor ki mesele koltuk değil; güç dengesi.

Türkiye’de paylaşılan bir fotoğrafın, yapılacak bir açıklamadan daha çok şey anlattığı unutulmamalıdır diye düşünüyorum.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.