Giyimine çok dikkat eden bir adam, bayram arifesinde Ayakkabıcılar Çarşısı’na gider.
Modelini çok beğendiği ayakkabının kendi numarası yoktur; 42 yerine 44’ü almak zorunda kalır.
İlk günlerde keyifle giyer.
Yürüyüşleri bir şıklık ve özgüven kaynağıdır.
Ancak zaman geçtikçe burun kısmındaki boşluk kendini göstermeye başlar.
Bollaşan ayakkabı adımlarını zorlaştırır; yoldaki küçük çıkıntılara takılır, bazen düşme riskiyle karşılaşır.
Küçük bir fark gibi görünen bu durum, günlük hayatını giderek zorlaştırır.
Yaşam da çoğu zaman böyledir…
Özelliklerine göre bir görevi taşıyabilecek birini, uygun olmayan iki üst göreve getirirseniz; yaşayacağı en küçük sorundan en büyüğüne kadar sadece kendisi değil, ekibi ve bütün kurum etkilenir.
İnsanlar, görevler ve sorumluluklar yanlış yere konduğunda küçük pürüzler kısa sürede büyük sorunlara dönüşür.
Boşuna söylenmemiştir:
Her şey yerli yerinde olmalı.
Doğru kişi doğru görevde olduğunda işler akışında ilerler, insanlar motivasyonunu korur, kurumlar güven kazanır.
İki numara büyük bir ayakkabı yürüyüşü nasıl zorlaştırıyorsa, yanlış verilen görevler de kurumların yürüyüşünü aynı şekilde aksatır.
Ve unutmayalım…
Hayatta da, kurumlarda da…
Ayakkabı da görev de tam numara olmalıdır.
Çünkü iki numara büyük olan her şey, bir süre sonra yürüyüşü mutlaka bozar.