Modern çağın pandemisi obezite haline geldi. Bu konuda Kayseri'nin ünlü isimlerinden Op.Dr.Özhan İnce ile çağımızın hastalığı olan obeziteyi görüştük..
İşte İnce'nin tespitleri...
"Günümüzde teknoloji ve gıda sanayisindeki gelişmeler hayatımızı kolaylaştırsa da, beraberinde ciddi bir sağlık krizini getirdi: Obezite. Artık sadece estetik bir kaygı değil, Dünya Sağlık Örgütü tarafından "kronik bir hastalık" olarak tanımlanan bu durum, vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı yağ birikmesi olarak karşımıza çıkıyor.
Sessiz Gelen Tehlike
Obezite, tek başına bir sorun olmanın ötesinde; tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi ve kalp-damar hastalıkları gibi hayati riskleri de beraberinde getiriyor. Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve işlenmiş gıdalara kolay erişim, "obezojenik" bir çevre yaratarak bireyleri bu kıskaca sürüklüyor.
Ne Zaman Cerrahi?
Her kilo problemi yaşayan kişi için ameliyat bir çözüm müdür? Kesinlikle hayır. Obezite cerrahisi (bariatrik cerrahi), bir "zayıflama yöntemi" değil, bir tedavi biçimidir. Genel kabul görmüş kriterlere göre cerrahi şu durumlarda gündeme gelir:
• Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 40’ın üzerinde olanlar.
• VKİ 35-40 arası olup, yandaş bir hastalığı (şeker, tansiyon vb.) bulunanlar.
• Diyet ve egzersiz gibi yöntemlerle kalıcı kilo kaybı sağlayamamış bireyler.
Ameliyat Bir "Sihirli Değnek" Değil
Toplumdaki en büyük yanılgı, ameliyattan sonra her şeyin kendiliğinden düzeleceği beklentisidir. Obezite cerrahisi hastaya sadece bir "fırsat penceresi" açar. Başarının kalıcı olması için:
1. Beslenme Alışkanlığı: Protein ağırlıklı, düşük karbonhidratlı bir düzene geçilmeli.
2. Egzersiz: Hareket, yaşamın bir parçası haline getirilmeli.
Obezite ile mücadele, bireysel bir çabanın ötesinde toplumsal bir bilinç gerektirir. Cerrahi müdahale, doğru hastada hayat kurtarıcı bir araçtır; ancak en iyi tedavinin, hastalığa yakalanmadan önce dengeli bir yaşam sürmek olduğu unutulmamalıdır.
Türkiye genelindeki tablo pek iç açıcı değil; hatta bu konuda Avrupa’nın "zirvesindeyiz". Kayseri özeline gelince, şehrin mutfak kültürü malum, bu da istatistiklere yansıyor.
İşte rakamlarla durum:
Türkiye: Avrupa'nın Birincisi
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve OECD verilerine göre Türkiye, yetişkin nüfustaki obezite oranıyla Avrupa'da 1. sırada yer alıyor.
• Genel Oran: Türkiye'de yetişkinlerin yaklaşık %32'si obezite ile mücadele ediyor.
• Kıyaslama: Avrupa ortalaması %23 civarındayken, Türkiye bu ortalamanın epey üzerinde.
• Cinsiyet: Kadınlarda obezite oranı yaklaşık %40, erkeklerde ise %30 civarında seyrediyor.
Kayseri: Türkiye'nin En "Kilolu" Şehirlerinden Biri
Kayseri, Türkiye genelindeki obezite haritasında maalesef üst sıralarda bulunan illerden biri. Sağlık Bakanlığı'nın geçmiş yıllardaki Bölgesel Toplum Sağlığı verilerine ve yerel sağlık çalışmalarına göre:
• İç Anadolu Ortalaması: Kayseri'nin de içinde bulunduğu İç Anadolu Bölgesi, Türkiye'de obezitenin en yaygın olduğu bölgelerin başında geliyor.
• Şehir Sıralaması: Kayseri, obezite ve buna bağlı tip 2 diyabet oranlarında Türkiye genelinde ilk 5-10 şehir arasında sık sık zikrediliyor.
• Beslenme Kültürü: Uzmanlar bu durumu, Kayseri'nin hamur işi ve et odaklı (mantı, yağlama, pastırma vb.) zengin mutfak kültürüne ve buna kıyasla düşük fiziksel aktivite düzeyine bağlıyor.
Özetle
Eğer Avrupa'yı bir sınıf olarak düşünürsek, Türkiye sınıfın en obez öğrencisi. Kayseri ise Türkiye sınıfı içerisinde, mutfak alışkanlıkları nedeniyle bu ortalamayı yukarı çeken "lider" şehirlerden biri konumunda."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mehmet UZEL
Çağımızın hastalığı obezite...
Modern çağın pandemisi obezite haline geldi. Bu konuda Kayseri'nin ünlü isimlerinden Op.Dr.Özhan İnce ile çağımızın hastalığı olan obeziteyi görüştük..
İşte İnce'nin tespitleri...
"Günümüzde teknoloji ve gıda sanayisindeki gelişmeler hayatımızı kolaylaştırsa da, beraberinde ciddi bir sağlık krizini getirdi: Obezite. Artık sadece estetik bir kaygı değil, Dünya Sağlık Örgütü tarafından "kronik bir hastalık" olarak tanımlanan bu durum, vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı yağ birikmesi olarak karşımıza çıkıyor.
Sessiz Gelen Tehlike
Obezite, tek başına bir sorun olmanın ötesinde; tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi ve kalp-damar hastalıkları gibi hayati riskleri de beraberinde getiriyor. Modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve işlenmiş gıdalara kolay erişim, "obezojenik" bir çevre yaratarak bireyleri bu kıskaca sürüklüyor.
Ne Zaman Cerrahi?
Her kilo problemi yaşayan kişi için ameliyat bir çözüm müdür? Kesinlikle hayır. Obezite cerrahisi (bariatrik cerrahi), bir "zayıflama yöntemi" değil, bir tedavi biçimidir. Genel kabul görmüş kriterlere göre cerrahi şu durumlarda gündeme gelir:
• Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 40’ın üzerinde olanlar.
• VKİ 35-40 arası olup, yandaş bir hastalığı (şeker, tansiyon vb.) bulunanlar.
• Diyet ve egzersiz gibi yöntemlerle kalıcı kilo kaybı sağlayamamış bireyler.
Ameliyat Bir "Sihirli Değnek" Değil
Toplumdaki en büyük yanılgı, ameliyattan sonra her şeyin kendiliğinden düzeleceği beklentisidir. Obezite cerrahisi hastaya sadece bir "fırsat penceresi" açar. Başarının kalıcı olması için:
1. Beslenme Alışkanlığı: Protein ağırlıklı, düşük karbonhidratlı bir düzene geçilmeli.
2. Egzersiz: Hareket, yaşamın bir parçası haline getirilmeli.
3. Psikolojik Destek: Yeme bozukluklarının kökenine inilmeli.
Sonuç
Obezite ile mücadele, bireysel bir çabanın ötesinde toplumsal bir bilinç gerektirir. Cerrahi müdahale, doğru hastada hayat kurtarıcı bir araçtır; ancak en iyi tedavinin, hastalığa yakalanmadan önce dengeli bir yaşam sürmek olduğu unutulmamalıdır.
Türkiye genelindeki tablo pek iç açıcı değil; hatta bu konuda Avrupa’nın "zirvesindeyiz". Kayseri özeline gelince, şehrin mutfak kültürü malum, bu da istatistiklere yansıyor.
İşte rakamlarla durum:
Türkiye: Avrupa'nın Birincisi
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve OECD verilerine göre Türkiye, yetişkin nüfustaki obezite oranıyla Avrupa'da 1. sırada yer alıyor.
• Genel Oran: Türkiye'de yetişkinlerin yaklaşık %32'si obezite ile mücadele ediyor.
• Kıyaslama: Avrupa ortalaması %23 civarındayken, Türkiye bu ortalamanın epey üzerinde.
• Cinsiyet: Kadınlarda obezite oranı yaklaşık %40, erkeklerde ise %30 civarında seyrediyor.
Kayseri: Türkiye'nin En "Kilolu" Şehirlerinden Biri
Kayseri, Türkiye genelindeki obezite haritasında maalesef üst sıralarda bulunan illerden biri. Sağlık Bakanlığı'nın geçmiş yıllardaki Bölgesel Toplum Sağlığı verilerine ve yerel sağlık çalışmalarına göre:
• İç Anadolu Ortalaması: Kayseri'nin de içinde bulunduğu İç Anadolu Bölgesi, Türkiye'de obezitenin en yaygın olduğu bölgelerin başında geliyor.
• Şehir Sıralaması: Kayseri, obezite ve buna bağlı tip 2 diyabet oranlarında Türkiye genelinde ilk 5-10 şehir arasında sık sık zikrediliyor.
• Beslenme Kültürü: Uzmanlar bu durumu, Kayseri'nin hamur işi ve et odaklı (mantı, yağlama, pastırma vb.) zengin mutfak kültürüne ve buna kıyasla düşük fiziksel aktivite düzeyine bağlıyor.
Özetle
Eğer Avrupa'yı bir sınıf olarak düşünürsek, Türkiye sınıfın en obez öğrencisi. Kayseri ise Türkiye sınıfı içerisinde, mutfak alışkanlıkları nedeniyle bu ortalamayı yukarı çeken "lider" şehirlerden biri konumunda."
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız
Değerli okurlar, bugün sizi Birinci Dünya Savaşı’nın son perdesine, fakat aynı zamanda istiklal mücadelemizin o ilk ve sessiz şafağına götürmek istiyorum. Tarih 26 Ekim 1918... Yer, Halep’in hemen kuzeyindeki Katma... Yaşanan ağır yenilgilerden sonra Türk ordusunun bittiğini, tükendiğini sanan Ar