Evet, bugün yazar arkadaşım Beyhan Anğay Köseoğlu, "Artık güzel konular konuşalım, her yerde kötü ve insan psikolojisini bozan şeyler sürekli" dedi.
Beyhan Hanım'a kulak verelim, güzel konuları ele alalım ve bunları konuşalım ..
Merhaba…
Bugün bu köşede ilk kez buluşuyoruz.
Belki beni tanıyorsunuz, belki de bu yazıyla ilk kez karşılaşıyoruz. Ben Kayseri’de yaşayan, üreten, yazan, düşünen ve yaşadığımız şehre biraz daha dikkatli bakmaya çalışan biriyim.
Bundan sonra zaman zaman burada buluşacağız.
Ama baştan söyleyeyim; bu köşede sorunları, şikâyetleri, kötü haberleri konuşmayacağız.
Çünkü hayat sadece kötü haberlerden ibaret değil.
Her gün yanı başımızda çok güzel şeyler de oluyor.
Bir genç kendi imkânlarıyla bir iş kuruyor. Bir kadın yıllardır hayalini kurduğu atölyeyi açıyor. Bir öğretmen öğrencisinin hayatına dokunuyor. Bir esnaf yıllardır aynı dükkânda dürüstlüğünden ödün vermeden çalışıyor. Bir siyasetçi olmazı olduruyor. Bir mahallede insanlar ihtiyaç sahibi bir aile için sessizce el ele veriyor.
Bazen bir çocuğun başarısı, bazen bir sanatçının yaptığı güzel bir iş, bazen bir girişimcinin cesareti, bazen de hiç tanımadığımız bir insanın iyiliği…
Bunların hepsi haber.
Hatta belki de en çok konuşmamız gereken haberler.
Kayseri’den başlayacağız. Çünkü insan önce yaşadığı sokağı, mahalleyi, şehri görmeli. Kayseri’nin üretim gücünü, girişimcilerini, kadınlarını, gençlerini, sanatını, kültürünü ve burada sessiz sedasız güzel işler yapan insanlarını konuşacağız.
Ama köşemizin sınırları Kayseri ile bitmeyecek.
Türkiye’nin farklı şehirlerinden de güzel hikâyelerin peşine düşeceğiz. Bazen ülkemizde yaşanan önemli bir gelişmeyi konuşacağız, bazen gündemin içinden bir konuya farklı bir pencereden bakacağız.
Kimi zaman düşündüreceğiz, kimi zaman şaşırtacağız.
Belki bazen kızacağız.
Ama mümkün olduğunca umudu da yanımızda taşıyacağız.
Çünkü kötü haberin daha hızlı yayıldığı bir çağda yaşıyoruz. Sabah telefonumuzu açtığımızda savaşlar, ekonomik sıkıntılar, kazalar, cinayetler, krizler ve tartışmalarla karşılaşıyoruz.
Bunların elbette konuşulması gerekiyor.
Fakat iyi olanı anlatmak da bir sorumluluk.
Çünkü sürekli kötülüğü gösterirsek bir süre sonra iyiliğin hâlâ var olduğunu unutabiliriz.
Ben bu köşede biraz da o unutulan iyiliğin peşinden gitmek istiyorum.
Gördüğümüz güzel bir şeyi alkışlamak, başarılı olanı görünür kılmak, iyi bir fikri desteklemek, örnek bir davranışı anlatmak…
Belki küçük bir şey gibi görünebilir.
Ama bazen bir insanın yaptığı güzel bir şeyi anlatmak, başka bir insanın da harekete geçmesine neden olabilir.
İşte bu yüzden bu köşenin bir tarafında haber, bir tarafında hayat olacak.
Sadece “Ne oldu?” diye sormayacağız.
Bazen “Bunun bize ne söylediğini?” de konuşacağız.
Ve belki en önemlisi, çevremize biraz daha dikkatli bakacağız.
Çünkü güzel hikâyeler çoğu zaman çok uzakta değil.
Bazen hemen yanımızdaki dükkânda, bir okulun sınıfında, bir atölyede, bir fabrikada, bir sanat galerisinde, bir mahallede ya da hiç tanımadığımız bir insanın sessiz iyiliğinde saklı.
Ben bu köşede onları arayacağım.
Siz de gördüğünüz güzel şeyleri bana yazın.
Belki birlikte fark etmediğimiz bir güzelliği görünür kılarız.
O halde ilk yazımızın başlığını bir sözle bitirelim:
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mehmet UZEL
Biraz da güzel şeylerden konuşalım...
Evet, bugün yazar arkadaşım Beyhan Anğay Köseoğlu, "Artık güzel konular konuşalım, her yerde kötü ve insan psikolojisini bozan şeyler sürekli" dedi.
Beyhan Hanım'a kulak verelim, güzel konuları ele alalım ve bunları konuşalım ..
Merhaba…
Bugün bu köşede ilk kez buluşuyoruz.
Belki beni tanıyorsunuz, belki de bu yazıyla ilk kez karşılaşıyoruz. Ben Kayseri’de yaşayan, üreten, yazan, düşünen ve yaşadığımız şehre biraz daha dikkatli bakmaya çalışan biriyim.
Bundan sonra zaman zaman burada buluşacağız.
Ama baştan söyleyeyim; bu köşede sorunları, şikâyetleri, kötü haberleri konuşmayacağız.
Çünkü hayat sadece kötü haberlerden ibaret değil.
Her gün yanı başımızda çok güzel şeyler de oluyor.
Bir genç kendi imkânlarıyla bir iş kuruyor. Bir kadın yıllardır hayalini kurduğu atölyeyi açıyor. Bir öğretmen öğrencisinin hayatına dokunuyor. Bir esnaf yıllardır aynı dükkânda dürüstlüğünden ödün vermeden çalışıyor. Bir siyasetçi olmazı olduruyor. Bir mahallede insanlar ihtiyaç sahibi bir aile için sessizce el ele veriyor.
Bazen bir çocuğun başarısı, bazen bir sanatçının yaptığı güzel bir iş, bazen bir girişimcinin cesareti, bazen de hiç tanımadığımız bir insanın iyiliği…
Bunların hepsi haber.
Hatta belki de en çok konuşmamız gereken haberler.
Kayseri’den başlayacağız. Çünkü insan önce yaşadığı sokağı, mahalleyi, şehri görmeli. Kayseri’nin üretim gücünü, girişimcilerini, kadınlarını, gençlerini, sanatını, kültürünü ve burada sessiz sedasız güzel işler yapan insanlarını konuşacağız.
Ama köşemizin sınırları Kayseri ile bitmeyecek.
Türkiye’nin farklı şehirlerinden de güzel hikâyelerin peşine düşeceğiz. Bazen ülkemizde yaşanan önemli bir gelişmeyi konuşacağız, bazen gündemin içinden bir konuya farklı bir pencereden bakacağız.
Kimi zaman düşündüreceğiz, kimi zaman şaşırtacağız.
Belki bazen kızacağız.
Ama mümkün olduğunca umudu da yanımızda taşıyacağız.
Çünkü kötü haberin daha hızlı yayıldığı bir çağda yaşıyoruz. Sabah telefonumuzu açtığımızda savaşlar, ekonomik sıkıntılar, kazalar, cinayetler, krizler ve tartışmalarla karşılaşıyoruz.
Bunların elbette konuşulması gerekiyor.
Fakat iyi olanı anlatmak da bir sorumluluk.
Çünkü sürekli kötülüğü gösterirsek bir süre sonra iyiliğin hâlâ var olduğunu unutabiliriz.
Ben bu köşede biraz da o unutulan iyiliğin peşinden gitmek istiyorum.
Gördüğümüz güzel bir şeyi alkışlamak, başarılı olanı görünür kılmak, iyi bir fikri desteklemek, örnek bir davranışı anlatmak…
Belki küçük bir şey gibi görünebilir.
Ama bazen bir insanın yaptığı güzel bir şeyi anlatmak, başka bir insanın da harekete geçmesine neden olabilir.
İşte bu yüzden bu köşenin bir tarafında haber, bir tarafında hayat olacak.
Sadece “Ne oldu?” diye sormayacağız.
Bazen “Bunun bize ne söylediğini?” de konuşacağız.
Ve belki en önemlisi, çevremize biraz daha dikkatli bakacağız.
Çünkü güzel hikâyeler çoğu zaman çok uzakta değil.
Bazen hemen yanımızdaki dükkânda, bir okulun sınıfında, bir atölyede, bir fabrikada, bir sanat galerisinde, bir mahallede ya da hiç tanımadığımız bir insanın sessiz iyiliğinde saklı.
Ben bu köşede onları arayacağım.
Siz de gördüğünüz güzel şeyleri bana yazın.
Belki birlikte fark etmediğimiz bir güzelliği görünür kılarız.
O halde ilk yazımızın başlığını bir sözle bitirelim:
Biraz da güzel şeylerden konuşalım.
Hoş geldiniz.
Ben geldim.
Şimdi sıra…
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız
Türkiye’nin gündemi erken genel seçim… Ankara’da herkesin kafasında aynı soru: “Seçim ne zaman?” Ama Antalya’da işler biraz farklı. Burada şimdiden başka bir seçim hesabı yapılmaya başlandı: “Yerel seçimde kim, nereden aday olacak?” Daha sandığa epey zaman var demeyin. Antalya siyaseti böyledir