Cumhuriyet Halk Partisi Keşan İlçe Başkanı Anıl Çakır, Ağustos 2023’te tek adayla gidilen kongrede ilçe başkanı seçildi. Aradan geçen süreye bakıldığında ise ortada dikkat çeken bir gerçek var:
İlçe başkanlığı koltuğuna oturduğu günden bu yana kamuoyunun karşısına çıkıp kapsamlı bir basın toplantısı yapmış değil.
Siyaset, özellikle yerel siyaset, şeffaflık ve hesap verebilirlik ister. Ama Keşan’da görünen tablo bunun tam tersi.
Yazılı açıklamalarla gündemi geçiştirmek kolaydır; zor olan, basının karşısına çıkıp sorulara cevap vermektir. İşte bu yüzden Çakır’ın tercih ettiği yöntem, Keşan kamuoyunda giderek daha fazla sorgulanır hale geliyor.
27 Eylül 2025’te yapılan ilçe kongresi de Keşan siyasetinin hafızasında tartışmalı bir yer bıraktı. O kongrede Çakır’ın karşısında Doruk Sarmış vardı. Delegelerin oylarıyla Çakır yeniden ilçe başkanı seçildi. Ancak kongre sürecine dair konuşulanlar hâlâ unutulmuş değil.
Parti üyeleri üzerinde kurulan baskılar, özellikle Keşan Belediyesi’nde çalışan partili üyeler üzerinde oluşturulduğu iddia edilen baskı, kongrenin seyrini etkileyen en önemli başlıklardan biri olarak dile getirildi. Bu iddialar kamuoyunda bu kadar açık konuşulurken, ilçe başkanlığından bu konuda doyurucu bir açıklama gelmemesi de ayrı bir soru işareti olarak duruyor.
Aradan aylar geçti. Ama tablo değişmedi. Çakır, 27 Eylül 2025’ten bu yana da bir basın toplantısı yapmadı.
Dahası, Keşan’da partiye gelen il başkanlarının ya da milletvekillerinin ziyaretlerini çoğu zaman yerel basın doğrudan öğrenemiyor. Basın mensupları bu ziyaretleri çoğu zaman parti yönetiminden değil, CHP’nin sosyal medya paylaşımlarından öğreniyor. Bu da ilçe örgütünün yerel basınla kurduğu iletişimin ne kadar zayıf olduğunu açıkça gösteriyor.
Öte yandan Keşan’ın yerel gündeminde önemli başlıklar var.
Belediyenin arsa satışları tartışılıyor.
Tekel Meydanı meselesi hâlâ şehirde konuşuluyor.
Ama ilçe başkanından bu konularla ilgili güçlü bir siyasi duruş görmek zor. Sessizlik tercih ediliyor. Oysa yerel siyasette ilçe başkanlarının görevi sadece parti içi organizasyon yapmak değildir; kentin meselelerinde söz söylemek, gerektiğinde eleştirmek ve kamuoyunu bilgilendirmektir.
Bir başka tartışmalı konu ise basına yönelik ayrımcılık iddiası.
Keşan’da iki yerel gazete ve birçok internet haber sitesi varken, partiye ait özel gün ilanlarının yalnızca tek bir internet sitesine verilmesi dikkat çekiyor. Diğer yerel medya kuruluşlarının yok sayılması ise doğal olarak tepki doğuruyor.
Basın, siyasetin arka bahçesi değildir.
Basın, kamuoyunun gözü ve kulağıdır.
Bir ilçe başkanının görevi, kendisine yakın gördüğü mecraları ödüllendirmek değil; kentteki tüm basın kuruluşlarına eşit mesafede durmaktır. Aksi halde ortaya çıkan tablo, şeffaflıktan uzak ve tercihli bir iletişim anlayışı olur.
Bugün Keşan’da sorulan soru aslında çok basit:
İki kez ilçe başkanı seçilen Anıl Çakır, neden hâlâ basının karşısına çıkıp soruları yanıtlamıyor?
Keşan kamuoyu da, yerel basın da bu sorunun cevabını bekliyor.
Çünkü siyaset, sessizlikle değil açıklıkla yapılır.