Hava Durumu

Puslu havada ilerlemek

Yazının Giriş Tarihi: 03.04.2026 09:59
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.04.2026 09:59

İran odaklı patlak veren ve gün geçtikçe daha da çetrefilli hale savaş, mutfağımızda kaynayan tencereden bardağımızda tüten çaya kadar maliyet bazlı etkilerini artırarak sürdürüyor.

Durum; hem savaşın tarafları, hem de bertaraf konumdakiler için belirsizliğini artırmışken reel sektör için ne yapılması gerektiğini hemen hemen her gün konuşur olduk.

Böyle bir gidişat söz konusuyken Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın 70 meslek komitesini buluşturan Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı ile Mart Ayı Meclis Toplantısında önemli sunumlar dinleme fırsatım oldu.

BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş ve Meclis Başkanı Ali Uğur başkanlığındaki toplantıda İran Savaşının risklerine dikkati çeken Emekli Diplomat Gülru Gezer’in olası bir kara savaşının ABD ve İsrail’e çok ağır patlayacağı yönündeki analizi önemli. Ekonomist Hakan Kara da küresel gelişmelerin ekonomi üzerindeki yansımalarını anlatırken iş dünyasına rehber niteliğinde bilgiler paylaştı.

Sizin için çarpıcı noktalara vurgu yapacağım. İhracatçı konumundaki üreticilerin maliyet bazlı dış rekabet gücü, tarihsel olarak düşük düzeylerde seyrediyor. Bu yüzden ülkemizdeki işgücü maliyetleri, dolar bazında artmaya devam ediyor. Haliyle üretim durgun seyrediyor. Ancak ilginç bir şekilde iç talep artıyor!

Hakan Kara’ya göre bu tablo, uzun vadede sürdürülemez.

Çözüm olarak ise talep yönetiminin daha sıkı şekilde olması ve iyi bir maliyet politikası gündemde.

Savaş nedeniyle sanayi ve inşaat cephesinde güven endekslerinde sert düşüşler yaşanırken asıl olumsuz etkilerin, turizmde görülmesi bekleniyor. Şimdiden Orta Doğu’dan yapılan rezervasyonlarda iptal oranı yüzde 50’yi geçmiş durumda.

Akaryakıta her geçen gün zam geliyor ve ABD Başkanı Trump’ın son açıklamalarının daha da alevlendirdiği petrol fiyatları, bu tablonun daha da dramatik hale geleceğini gösteriyor. Eşel-mobil sistemi nedeniyle sınırlı da olsa artarak süren akaryakıttaki fiyat artışı, iğneden ipliğe her şeye zam olarak hayatımıza yansıyor. Çarşı-pazardaki reel enflasyon, dramatik durumun en net göstergesi. Ulaşım maliyetlerinin artmasının da etkisiyle birçok sebze-meyve ürününde 200 liradan aşağı fiyatlar görülmemeye başlandı.

Yine maliyet artışı nedeniyle ekmek fiyatının 17,5 TL’ye çıkması, tüketici enflasyonunun yükselmeye devam edeceğini gösteriyor. Haliyle enflasyon beklentileri, mecburen yukarı yönlü revize edilecek.

Profesör Kara’nın tahminleri şu yönde:

  • Savaşın uzunluğuna göre enflasyon, yüzde 28-32 arasında gerçekleşebilir.
  • Olumlu senaryoda dahi cari işlemler açığındaki bozulma sürecek.
  • Faiz oranları iyi senaryoda Haziran’a kadar, kötü senaryoda Ekim’e kadar sabit kalacak.
  • Ekonomi yönetimi, canlı risk tablosunu göz önünde bulundurarak İstikrar Programını yeniden tasarlamalı.

Reel sektörün dikkat etmesi gereken 3 nokta ise şöyle:

  • Maliyetler artarken kar marjları daralabilir.
  • Nakit akışının iyi yönetilmesi önemli.
  • Döviz açık pozisyonuna dikkat edilmeli.

Sayın Kara’nın analizi iş insanları tarafından dikkatle izlendi. Birçoğu ya detaylı not aldı, ya da sunumdan fotoğraf çekti.

Özetle reel sektör, bir şekilde acı reçeteleri uygulamaya almalı.

Ki, savaş ve diğer risk unsurları nedeniyle iş dünyası için belirsizlikler daha da artacak.

Puslu havada duvara çarpmak istemeyenler, her an çarpacakmış gibi bir yol izlerse en az hasarla çıkışa ulaşabilir.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.