Yakın zamanda, kimya sektör temsilcisi olarak, Bursa Kimya Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği BUKSİAD’ın ilk olağan genel kurul toplantısını takip ettim.
BTSO Çok Amaçlı Salonunda yeniden oy birliği ile seçilen Kurucu Başkan İlker Duran, sektörün fotoğrafını çekti.
BTSO 3. Kimya UR-GE Projesi ile 1 milyar dolar ihracat hedeflediklerini belirten Duran; nano teknoloji, nadir toprak elementleri ve bor madeni gibi stratejik alanlarda söz sahibi olmayı amaçladıklarını ifade etti.
Sayın Duran’ın belirlediği hedef ve vurgu yaptığı alanlar neden önemli?
Gelin birlikte bakalım…
‘Kimya’ deyince çoğumuzun aklına okul sıralarında gördüğümüz formüller gelir; oysa kimya, hayatımızın ta kendisidir. Elimizi yıkadığımız sabundan evimizi temizlediğimiz ürünlere, tarladaki gübreden kullandığımız ilaca kadar her şeyin arkasında kimya sanayii var.
Üstelik bu sektörde sadece bize doğrudan ulaşan ürünlerdeğil, birçok farklı sanayinin ayakta kalmasını sağlayan temel maddeler de üretiliyor.
Kısacası kimya; farkında olsak da, olmasak da günlük yaşamımızın sessiz ama vazgeçilmez bir parçasıdır.
Dünya üzerinde üretilen kimyasal ürünlerin yüzde 80’inden fazlası, diğer sektörlerde aramal veya ham madde olarak değerlendiriliyor.
Küresel ekonomiye yaklaşık 6 trilyon dolarlıkdevasa bir katkı ortaya çıkıyor. Yine dolaylı olarak dünya üzerinde 120 milyon kişiye istihdam sağlanması da sektörün ne denli baskın olduğunu gözler önüne seriyor.Ülkemiz için de çok değerli bir sektörden bahsediyoruz. Yaklaşık 300 bin vatandaşımız bu sektörden ekmek yiyor!
Türk kimya sektörü, son yıllarda çok önemli bir dönüşüm geçirdi. 40 milyar dolara yakın bir büyüklüğe ulaştı ve en yüksek ihracat payına sahip sektörlerinden biri konumuna geldi.
Kafamızı Bursa’ya çevirdiğimizde ise kimya, 2025 yılında 925 milyon 824 bin dolarlık ihracat yapıldığını görüyoruz. İlk dört sırada otomotiv, makine, hazır giyim ve tekstil yer alıyor.
Kimya sektörünün ihracatı ülke genelinde otomotivin ardından ikinci sırada yer alırken Bursa’da 4’üncü olması da dikkati çekiyor. Bursa’da makine, hazır giyim ve tekstil sektörünün daha güçlü olması bu duruma yol açıyor.
Pek çok avantajı olan Bursa’nın birkaç yüz bin liralık ihracatlardan gelip 1 milyar dolarlık sınıra dayanması gelecek adına umut verici. Bu sınırın hiç değilse 2026 yılında aşılması gerekiyor.
Sektör içindeki beklenti de bu yönde…
Kimya sektörü, en ciddi sıçramayı pandemi döneminde yaptı.
Pandemi geride kalmış gibi görünse de yeni salgın vakaları, özellikle medikal kimya alanında ihtiyacın kolay kolay düşmeyeceğini gösteriyor. İnşaat, kozmetik, hijyen ürünleri, otomotiv aklınıza neresi gelirse gelsin kimyanın olmadığı ortam söz konusu değil.
Emek yoğun sektörlerde rekabetçiliğin git gide azaldığı bir dönemdeyiz.
Kimya gibi stratejik bir sektörde yenilikçi olan, küresel değişime yabancılaşmayan, yapay zekâ başta olmak üzere teknolojinin son nimetlerinden yararlanan firmalar bu zorlu dönemi çok daha kârlı geçirecek.
Değişime kapalı, sadece maliyet odaklı hareket edenler ise kapının dışında kalacak.