Hava Durumu

Sahte belge iddiası, 125 milyon TL'lik kamu zararı bugüne kadar neden görülmedi?

Yazının Giriş Tarihi: 22.03.2026 18:40
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.03.2026 18:40

Antalya Döşemealtı Belediyesi’ne yönelik soruşturma dosyasında ciddi iddialar var: bazı ihalelerde usulsüzlük, resmi belgede sahtecilik ve 125 milyon lirayı aşan kamu zararı…

Bu iddialar, eski Belediye Başkanı Turgay Genç’in tutuklanmasıyla birlikte sadece hukuki değil, siyasi bir sorumluluk tartışmasını da başlatmış durumda.

Antalya Döşemealtı Belediyesi’nde bir belediyecilik enkazı var.Ama bu enkaz hâlâ tam anlamıyla konuşulmuyor.

Çünkü Türkiye’de siyaset çoğu zaman sonucu konuşur, süreci değil.

Bir belediye başkanı tutuklanınca herkes konuşur. Ama o noktaya nasıl gelindiği, yıllar boyunca nelerin görmezden gelindiği, kimlerin susmayı tercih ettiği pek kimsenin gündemine girmez.

Bugün Antalya Döşemealtı Belediyesi’ne yönelik soruşturma dosyasında ciddi iddialar yer alıyor. Bazı ihalelerde usulsüzlük, resmi belgede sahtecilik ve 125 milyon lirayı aşan kamu zararı iddiası…

Bu dosya kapsamında eski Belediye Başkanı Turgay Genç’in tutuklanması ise olayın artık sadece hukuki değil, açık şekilde siyasi bir sorun olduğunu gösteriyor.

Tutuklama mahkûmiyet değildir.

Yargılama süreci devam eder ve kararı mahkeme verecektir. Ancak bir belediye hakkında bu büyüklükte bir kamu zararı iddiası ortaya çıkıyorsa, ortada yalnızca bir adli dosya değil, aynı zamanda ciddi bir siyasi sorumluluk da vardır.

Asıl soru şu: Bu noktaya nasıl gelindi?

Çünkü Antalya DöşemealtıBelediyesi’nde yaşananlar bir günde ortaya çıkmadı. Bu dosya bir sabah ansızın oluşmadı. Yıllar boyunca yapılan eleştiriler vardı. Belediye ihaleleri tartışıldı. Harcamalar konuşuldu. Belediyenin mali yapısı defalarca gündeme getirildi. Ama her eleştiri aynı cümleyle geçiştirildi: “Siyasi saldırı.”

Bugün gelinen noktada o “siyasi saldırı” denilen eleştirilerin bir bölümünün savcılık dosyasına girmiş olması, Türkiye’de yerel yönetimlerin en büyük sorunlarından birini bir kez daha ortaya koyuyor: Denetimsizlik.

Bir siyasi parti kendi belediyesini denetleyemiyorsa, o belediyeyi sonunda savcılık denetler. Bir yönetim hatalarını zamanında görmezden geliyorsa, o hatalar bir gün dosyaya dönüşür. Siyasi sorumluluk konuşulmadığı için adli sorumluluk kaçınılmaz hale gelir.

Bugün gelinen noktada sorulması gereken soru yalnızca “kim tutuklandı” sorusu değildir.

Asıl soru şudur:

CHP, Döşemealtı sürecini neden zamanında görmedi?

Parti içi denetim neden işlemedi?

Yıllarca yapılan eleştiriler neden ciddiye alınmadı?

Çünkü mesele artık sadece bir belediye başkanı meselesi değil. Bu mesele bir siyasi anlayış meselesidir.

Eleştiriyi düşmanlık sayan, denetimi gereksiz gören, hatayı kabul etmeyen bir anlayışın sonucudur.

Bana göre, bugün Antalya Döşemealtı Belediyesi hakkında konuşulan şey yalnızca bir tutuklama değil,bir dönemin de siyasi iflasıdır.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.