İsmail İltemir’in ATSO adaylığı neden ilgi görmedi?
Yazının Giriş Tarihi: 05.09.2026 12:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.09.2026 12:07
ATSO 30. Komite Başkanlığı için adaylığını açıklayan İsmail İltemir’in seçim çalışmaları sürerken, İltemir'in kamuoyunda geçmiş ticari faaliyetleri ve Kepez’deki imar-ruhsat süreçleriyle ilgili gündeme getirilen iddialar yeniden tartışılıyor. Soru basit: Bu iddialar sektör temsilcilerinin tercihini ne kadar etkiliyor?
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ATSO) inşaat müteahhitlerinin yer aldığı 30. Komitesi için sarı listeyle adaylığını açıklayan İsmail İltemir’in adaylık toplantısında beklenen ilgiyi göremediği yönündeki değerlendirmeler, gözleri yeniden Kepez’deki geçmişine çevirdi.
İltemir’in Kepez sınırları içerisindeki imar, yapı ruhsatları ve inşaat projeleriyle ilgili geçmişten bugüne kamuoyuna yansıyan çeşitli iddialar,ATSO seçimleri öncesinde yeniden tartışma konusu olmaya başladı.
İltemir, 10 Temmuz 2026’da yaptığı açıklamayla ATSO30. Meslek Komitesi seçimlerinde sarı listeden aday olduğunu duyurmuştu.
Adaylık açıklamasında sektörün sorunlarını çözme, müteahhitlerin önünü açma ve kamu kurumları nezdinde girişimlerde bulunma hedeflerini sıralayan İltemir, “Sorunları Konuşan Değil, Çözen” bir anlayışla hareket edeceklerini ifade etmişti.
Ancak adaylık açıklamasının ardından ortaya çıkan tablo, “İltemir beklediği desteği neden bulamadığı?” sorusunu gündeme getirdi.
Gözler Kepez’deki imar ve ruhsat iddialarında
İsmail İltemir’in ticari yükselişinin önemli bölümünün Kepez’deki inşaat faaliyetleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği yönündeki tartışmalar yeni değil.
Daha önce kamuoyuna yansıyan bazı haberlerde, İltemir’in Kepez’deki çok sayıdaki projesinde Enhar Mimarlık Mühendislik firmasının imzasının bulunduğu ileri sürülmüş, şirketin sahibi olarak gösterilen Hacer Tütüncü Okudan’ın Hakan Tütüncü’nün kardeşi olduğu iddia edilmişti. Ancak bu ilişkinin tek başına herhangi bir siyasi ayrıcalık veya usulsüzlük anlamına gelmediğinin altı da çizilmişti.
Tam da bu nedenle tartışmanın merkezine “İddia Var mı?” sorusundan çok, bu iddiaların resmi belgelerle doğrulanıp doğrulanamayacağı oturuyor.
Hangi projelerde hangi mimarlık ve mühendislik firmaları görev aldı?
Projelerin yapı ruhsatları hangi tarihlerde düzenlendi?
İmar planlarında değişiklik yapıldı mı?
Emsal, kat yüksekliği veya kullanım kararlarında proje sahipleri lehine farklılık oluştu mu?
Ve daha önemlisi, İltemir’in Kepez’deki önlenemez büyümesinde kamu kararlarının herhangi bir etkisi oldu mu?
Bu soruların yanıtı verilmeden herhangi bir kişi veya kurum hakkında kesin hüküm vermek tabi ki mümkün değil.
ATSO adaylığında geçmişin gölgesi mi var?
İşte tartışmanın ATSO ayağı da burada başlıyor.
İnşaat sektörünün temsilcilerinden oy isteyen bir adayın geçmişteki ticari faaliyetleri, özellikle de imar ve ruhsat süreçleriyle ilgili kamuoyuna yansıyan iddialar, doğal olarak sektör temsilcilerinin değerlendirmesine konu olabilir.
İltemir’in adaylık toplantısının beklenen ilgiyi görmediği yönündeki yorumların gerçekten bu iddialardan kaynaklanıp kaynaklanmadığını ise seçim sonucu gösterecek.
Hepimizin bildiği gibi:
İnşaat sektörünün temsilcileri, kendi komitelerinin başına geçmesini istedikleri adaydan yalnızca yeni projelerini değil, geçmişteki ticari faaliyetleri ve Kepez’deki imar-ruhsat süreçlerine ilişkin iddiaları da açıklamasını mı bekliyor?
Çünkü ATSO 30. Komite seçimleri yalnızca bir başkanlık yarışı değil. Aynı zamanda Sektörün Güven, Şeffaflık ve Temsil Beklentilerinin de Sandığa Yansıması anlamına geliyor.
Belge varsa konuşsun, iddia varsa cevap verilsin!
İsmail İltemir hakkında gündeme gelen iddiaların tamamı açısından ölçü aynı olmalı: Belge varsa incelenmeli, iddia varsa tarafların cevabı alınmalı, usulsüzlük varsa yetkili kurumlar tarafından ortaya konulmalı.
Dolayısıyla mesele İltemir’in aday olup olmamasından daha büyük.
Asıl mesele, bir müteahhitin geçmişteki imar ve ruhsat süreçlerinin bugün sektör temsilcilerinden destek isterken karşısına çıkıp çıkmadığı.
Bu sorunun cevabı ise ne siyasi açıklamalarda ne de adaylık toplantılarında saklı.
Cevap, Kepez’deki imar dosyalarında, yapı ruhsatlarında, belediye kararlarında ve nihayet ATSO seçim sandığında ayna gibi ortaya çıkacak.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Engin YILMAZ
İsmail İltemir’in ATSO adaylığı neden ilgi görmedi?
ATSO 30. Komite Başkanlığı için adaylığını açıklayan İsmail İltemir’in seçim çalışmaları sürerken, İltemir'in kamuoyunda geçmiş ticari faaliyetleri ve Kepez’deki imar-ruhsat süreçleriyle ilgili gündeme getirilen iddialar yeniden tartışılıyor. Soru basit: Bu iddialar sektör temsilcilerinin tercihini ne kadar etkiliyor?
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ATSO) inşaat müteahhitlerinin yer aldığı 30. Komitesi için sarı listeyle adaylığını açıklayan İsmail İltemir’in adaylık toplantısında beklenen ilgiyi göremediği yönündeki değerlendirmeler, gözleri yeniden Kepez’deki geçmişine çevirdi.
İltemir’in Kepez sınırları içerisindeki imar, yapı ruhsatları ve inşaat projeleriyle ilgili geçmişten bugüne kamuoyuna yansıyan çeşitli iddialar, ATSO seçimleri öncesinde yeniden tartışma konusu olmaya başladı.
İltemir, 10 Temmuz 2026’da yaptığı açıklamayla ATSO 30. Meslek Komitesi seçimlerinde sarı listeden aday olduğunu duyurmuştu.
Adaylık açıklamasında sektörün sorunlarını çözme, müteahhitlerin önünü açma ve kamu kurumları nezdinde girişimlerde bulunma hedeflerini sıralayan İltemir, “Sorunları Konuşan Değil, Çözen” bir anlayışla hareket edeceklerini ifade etmişti.
Ancak adaylık açıklamasının ardından ortaya çıkan tablo, “İltemir beklediği desteği neden bulamadığı?” sorusunu gündeme getirdi.
Gözler Kepez’deki imar ve ruhsat iddialarında
İsmail İltemir’in ticari yükselişinin önemli bölümünün Kepez’deki inşaat faaliyetleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği yönündeki tartışmalar yeni değil.
Daha önce kamuoyuna yansıyan bazı haberlerde, İltemir’in Kepez’deki çok sayıdaki projesinde Enhar Mimarlık Mühendislik firmasının imzasının bulunduğu ileri sürülmüş, şirketin sahibi olarak gösterilen Hacer Tütüncü Okudan’ın Hakan Tütüncü’nün kardeşi olduğu iddia edilmişti. Ancak bu ilişkinin tek başına herhangi bir siyasi ayrıcalık veya usulsüzlük anlamına gelmediğinin altı da çizilmişti.
Tam da bu nedenle tartışmanın merkezine “İddia Var mı?” sorusundan çok, bu iddiaların resmi belgelerle doğrulanıp doğrulanamayacağı oturuyor.
Hangi projelerde hangi mimarlık ve mühendislik firmaları görev aldı?
Projelerin yapı ruhsatları hangi tarihlerde düzenlendi?
İmar planlarında değişiklik yapıldı mı?
Emsal, kat yüksekliği veya kullanım kararlarında proje sahipleri lehine farklılık oluştu mu?
Ve daha önemlisi, İltemir’in Kepez’deki önlenemez büyümesinde kamu kararlarının herhangi bir etkisi oldu mu?
Bu soruların yanıtı verilmeden herhangi bir kişi veya kurum hakkında kesin hüküm vermek tabi ki mümkün değil.
ATSO adaylığında geçmişin gölgesi mi var?
İşte tartışmanın ATSO ayağı da burada başlıyor.
İnşaat sektörünün temsilcilerinden oy isteyen bir adayın geçmişteki ticari faaliyetleri, özellikle de imar ve ruhsat süreçleriyle ilgili kamuoyuna yansıyan iddialar, doğal olarak sektör temsilcilerinin değerlendirmesine konu olabilir.
İltemir’in adaylık toplantısının beklenen ilgiyi görmediği yönündeki yorumların gerçekten bu iddialardan kaynaklanıp kaynaklanmadığını ise seçim sonucu gösterecek.
Hepimizin bildiği gibi:
İnşaat sektörünün temsilcileri, kendi komitelerinin başına geçmesini istedikleri adaydan yalnızca yeni projelerini değil, geçmişteki ticari faaliyetleri ve Kepez’deki imar-ruhsat süreçlerine ilişkin iddiaları da açıklamasını mı bekliyor?
Çünkü ATSO 30. Komite seçimleri yalnızca bir başkanlık yarışı değil. Aynı zamanda Sektörün Güven, Şeffaflık ve Temsil Beklentilerinin de Sandığa Yansıması anlamına geliyor.
Belge varsa konuşsun, iddia varsa cevap verilsin!
İsmail İltemir hakkında gündeme gelen iddiaların tamamı açısından ölçü aynı olmalı: Belge varsa incelenmeli, iddia varsa tarafların cevabı alınmalı, usulsüzlük varsa yetkili kurumlar tarafından ortaya konulmalı.
Dolayısıyla mesele İltemir’in aday olup olmamasından daha büyük.
Asıl mesele, bir müteahhitin geçmişteki imar ve ruhsat süreçlerinin bugün sektör temsilcilerinden destek isterken karşısına çıkıp çıkmadığı.
Bu sorunun cevabı ise ne siyasi açıklamalarda ne de adaylık toplantılarında saklı.
Cevap, Kepez’deki imar dosyalarında, yapı ruhsatlarında, belediye kararlarında ve nihayet ATSO seçim sandığında ayna gibi ortaya çıkacak.
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız
İKRA Arapça kökeninden gelen bir kelimedir, Arapçada okumak anlamına gelen İKRA adıyla bir de sure vardır. Kuran'da ilk ayet olarak bilinen "oku" emrinin verildiği ayette geçmektedir. Peygamber'in Allah'tan aldığı ilk mektup İKRA yani okumak kelimesiyle başlamaktadır. Okumak ve anlamak ile ilgili