Antalya’da düzenlenen bir iftar programında, iddianameyi hazırlayan savcının sanık için edilen “özgürlük” duasına katıldığı iddiası, hukuk dünyasında yeni bir tartışmanın kapısını araladı.
Türkiye’de yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı tartışmaları zaman zaman farklı olaylarla yeniden alevleniyor.
Bu kez tartışmanın merkezinde ise Antalya’da düzenlenen bir iftar programı var. Görüntüler ortaya çıktıktan sonra hem hukuk çevrelerinde hem de kamuoyunda tek bir soru sorulmaya başlandı: Yargı yalnızca tarafsız mı olmalı, yoksa tarafsız görünmek zorunda mı?
Günün sorusu bu…
Olayın merkezinde iki isim var: Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve onun hakkında hazırlanan “rüşvet ve yolsuzluk” iddianamesine imza atan Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Akif Katırcı.
İddialara göre Mehmet Akif Katırcı, tutuklu bulunan Muhittin Böcek için iftar da edilen “özgürlük duasına” katıldı ve iftar sofrasında yapılan bu duaya yüksek sesle eşlik etti. Görüntüler kısa sürede sosyal medyaya yansıdı ve tartışmanın fitili ateşlendi.
BİR DUADAN FAZLASI
Aslında tartışma yalnızca bir duadan ibaret değil.
İftar masasında Başsavcı Vekili Mehmet Akif Katırcı’nın hemen yanında, aynı soruşturma kapsamında ifadesi alınan Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Tuncer Çevikol’un oturduğu da ortaya çıktı.
Bir tarafta soruşturmanın iddianamesini hazırlayan savcı, diğer tarafta dosyada adı geçen bir isim… Üstelik aynı masada, aynı karede.
İşte tartışmayı büyüten asıl nokta tam da burada başlıyor.
Hukukun temel ilkelerinden biri yalnızca tarafsız olmak değildir; aynı zamanda tarafsız görünmektir. Bu nedenle özellikle ceza soruşturmalarında savcıların ve hâkimlerin taraflarla kurduğu her temas son derece hassas kabul edilir.
…VE HSK DEVREYE GİRDİ
Görüntülerin kamuoyuna yansımasının ardından Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) da sessiz kalmadı.
Kurul, Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Akif Katırcı hakkında yargı etiği ve tarafsızlık ilkesine aykırı davranıldığı iddiasıyla resmi soruşturma başlattı. HSK müfettişlerinin iftar programının niteliğini, o masada kurulan ilişkileri ve bunun soruşturma sürecine etkisi olup olmadığını inceleyeceği belirtiliyor.
ASIL MESELE: GÜVEN
Bu olayın sonucunda verilecek karar elbette önemli. Ve ben çok önemsiyorum. Ancak belki de daha önemli olan konu yargıya duyulan güven.
Çünkü adalet sistemi yalnızca mahkeme kararlarıyla değil, aynı zamanda toplumun o kararlara duyduğu güvenle ayakta durur.
Her ne kadar bu cümleyi"her an bende paket olabilirim”korkusu ile yazmış olsam da, bir savcı tarafsız olabilir.
Fakat toplum onun tarafsızlığı konusunda şüphe duymaya başlarsa, tartışma yalnızca bir iftar programının ötesine geçer diye düşünüyorum.
Kısaca: Antalya’daki o iftar sofrası, bugün tam da bu nedenle Türkiye’de yargının tarafsızlığı ve görünür tarafsızlığı tartışmasını yeniden gündeme taşımış oldu.