CHP Milletvekili Adnan Menderes ve arkadaşları partiden istifa edip Demokrat Parti’yi kuruyorlar.
Partinin başına Adnan Menderes geçiyor.
14 temmuz 1950 yılında çok partili hayata geçişte yapılan seçim öncesi DP kendisine “Yeter söz milletindir” şeklinde bir slogan belirliyor.
14 Temmuz 1950 yılında yapılan seçimden Demokrat parti iktidar olarak çıkıyor.
Adnan Menderes başbakan olarak 1960 yılına kadar görev yapıyor.
12 Eylül 1980 yılında başında Kenan Evren’in bulunduğu “Beşli cunta” ihtilal yapıyor.
CHP dahil tüm siyasi partiler kapatılıyor.
Bülent Ecevit DSP isimli bir parti kuruyor.
Süre belki biraz uzun ancak 1999 yılında yapılan genel seçimde CHP baraj altında kalırken başında Bülent Ecevit’in bulunduğu DSP sandıktan birinci parti olarak çıkıyor.
DSP-MHP-ANAP arasında kurulan hükümette Bülent Ecevit başbakan olarak görev alıyor.
O günlerde
Saadet Partisinde bir güç gösterisi var.
Bir tarafta Necmettin Erbakan’ın başını çektiği “Gelenekçiler”
Bir tarafta Recep Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül-Bülent Arınç ve Abdullatif Şener’in bulunduğu yenilikçiler.
Kongre başlıyor.
Yarış Recai Kutan ile Abdullah Gül arasında geçiyor.
Sandıklar açıldığında Recai Kutan’ın kazandığı anlaşılıyor.
Bunun üzerine Recep Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül-Bülent Arınç ve Abdullatif Şener, Saadet partisinden ayrılarak AK Partiyi kuruyorlar.
2002’nin Temmuz ayında kurulan AK Parti 03 Kasım 2002 tarihinde yapılan genel seçimde tek başına iktidara geliyor.
AK Parti o gün bugündür iktidarda.
CHP ile ilgili “Butlan” kararı çıktığı günden itibaren parti içerisinde müthiş bir kavga vardı.
Bir tarafta partinin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, diğer tarafta Butlan kararı sonrası partinin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu.
Butlan kararı sonrası Özgür Özel ve arkadaşları iş başına gelen yönetim “belki kurultay yapar” umudu ile var olan tüm yolları denedi.
Ancak bu işten bir netice çıkmayınca Özgür Özel ve arkadaşları Yeni Parti isminde buluşup CHP’den ayrıldılar.
Özgür Özel’in istifa kararı sonrasında aynı gün içerisinde CHP’den 800 bin istifa olduğu ve yoğun istifa furyası dolayısı ile e-devlet platformunun tıkandığı haberi geldi.
CHP’den bundan sonra ne kadar üyenin istifa edeceği.
Mevcut istifa ve katılımdan sonra daha ne kadar milletvekilinin CHP’den istifa edip Yeni partiye katılacağını birkaç gün içerisinde öğrenmiş olacağız.
31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimde CHP adayı olarak seçime giren ve kazanan 400 civarındaki belediye başkanının vereceği karar da önemli.
Seçmenin kurulan yeni partilere şans verdiğini yıllar içerisinde hepimiz gördük.
Seçmen Özgür Özel başkanlığındaki Yeni Parti'ye şans verecek mi?
Yukarıdaki sıraladığımız örnekler gibi kurulan partiyi iktidara getirecek mi?
Yoksa sanılanın aksine Yeni partiye yol vermeyecek mi?
Gibi soruların cevabı için sanıyoruz kısa bir süre daha beklememiz gerekecek.
Yaz sıcağında siyasette olabildiğince sıcak.
Ancak asıl hareketlilik 45 gün sonra yani eylül ayında hissedilecek.
O zamana kadar bekleyip göreceğiz.
Ne diyordu Süleyman Demirel?
“Siyasette 24 saat bile çok uzun bir zaman dilimidir”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yüksel ERCAN
CHP’den ayrılanlar
1950 yılında yapılan genel seçim öncesi.
CHP Milletvekili Adnan Menderes ve arkadaşları partiden istifa edip Demokrat Parti’yi kuruyorlar.
Partinin başına Adnan Menderes geçiyor.
14 temmuz 1950 yılında çok partili hayata geçişte yapılan seçim öncesi DP kendisine “Yeter söz milletindir” şeklinde bir slogan belirliyor.
14 Temmuz 1950 yılında yapılan seçimden Demokrat parti iktidar olarak çıkıyor.
Adnan Menderes başbakan olarak 1960 yılına kadar görev yapıyor.
12 Eylül 1980 yılında başında Kenan Evren’in bulunduğu “Beşli cunta” ihtilal yapıyor.
CHP dahil tüm siyasi partiler kapatılıyor.
Bülent Ecevit DSP isimli bir parti kuruyor.
Süre belki biraz uzun ancak 1999 yılında yapılan genel seçimde CHP baraj altında kalırken başında Bülent Ecevit’in bulunduğu DSP sandıktan birinci parti olarak çıkıyor.
DSP-MHP-ANAP arasında kurulan hükümette Bülent Ecevit başbakan olarak görev alıyor.
O günlerde
Saadet Partisinde bir güç gösterisi var.
Bir tarafta Necmettin Erbakan’ın başını çektiği “Gelenekçiler”
Bir tarafta Recep Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül-Bülent Arınç ve Abdullatif Şener’in bulunduğu yenilikçiler.
Kongre başlıyor.
Yarış Recai Kutan ile Abdullah Gül arasında geçiyor.
Sandıklar açıldığında Recai Kutan’ın kazandığı anlaşılıyor.
Bunun üzerine Recep Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül-Bülent Arınç ve Abdullatif Şener, Saadet partisinden ayrılarak AK Partiyi kuruyorlar.
2002’nin Temmuz ayında kurulan AK Parti 03 Kasım 2002 tarihinde yapılan genel seçimde tek başına iktidara geliyor.
AK Parti o gün bugündür iktidarda.
CHP ile ilgili “Butlan” kararı çıktığı günden itibaren parti içerisinde müthiş bir kavga vardı.
Bir tarafta partinin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, diğer tarafta Butlan kararı sonrası partinin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu.
Butlan kararı sonrası Özgür Özel ve arkadaşları iş başına gelen yönetim “belki kurultay yapar” umudu ile var olan tüm yolları denedi.
Ancak bu işten bir netice çıkmayınca Özgür Özel ve arkadaşları Yeni Parti isminde buluşup CHP’den ayrıldılar.
Özgür Özel’in istifa kararı sonrasında aynı gün içerisinde CHP’den 800 bin istifa olduğu ve yoğun istifa furyası dolayısı ile e-devlet platformunun tıkandığı haberi geldi.
CHP’den bundan sonra ne kadar üyenin istifa edeceği.
Mevcut istifa ve katılımdan sonra daha ne kadar milletvekilinin CHP’den istifa edip Yeni partiye katılacağını birkaç gün içerisinde öğrenmiş olacağız.
31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimde CHP adayı olarak seçime giren ve kazanan 400 civarındaki belediye başkanının vereceği karar da önemli.
Seçmenin kurulan yeni partilere şans verdiğini yıllar içerisinde hepimiz gördük.
Seçmen Özgür Özel başkanlığındaki Yeni Parti'ye şans verecek mi?
Yukarıdaki sıraladığımız örnekler gibi kurulan partiyi iktidara getirecek mi?
Yoksa sanılanın aksine Yeni partiye yol vermeyecek mi?
Gibi soruların cevabı için sanıyoruz kısa bir süre daha beklememiz gerekecek.
Yaz sıcağında siyasette olabildiğince sıcak.
Ancak asıl hareketlilik 45 gün sonra yani eylül ayında hissedilecek.
O zamana kadar bekleyip göreceğiz.
Ne diyordu Süleyman Demirel?
“Siyasette 24 saat bile çok uzun bir zaman dilimidir”
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız
15 Temmuz 2016 Cuma gecesi yer yerinden oynadı. Bir kâbustu... 52 yıla 4 askeri darbe sığdırmıştık, beşincisi neyse ki kalkışma ve girişim boyutunda kaldı. Ancak o gecenin can acıtıcı her sahnesi kuşkusuz bu ülkenin zihninde derin izler bıraktı. Halkına silah çeken asker, Meclis’in, bu ülkenin insa