Hayat zor” ve bu öylesine söylenmiş bir cümle değil, sebebini sende bilmiyorsun, fakat ağır geliyor yaşadıklarımız işte dönüp bakıyorsunuz yaşantınıza televizyon bile izlemek istemiyorsunuz. Haberleri açmak başlı başına bir sorun zaten hemen ya motorine zam var ya da doğal gaza elektriğe bunaldık bu yamadan zorlanmaya başladık nefes almaya yeter artık diye sokaklarda bağırmak istiyorum ama nerede nefesimiz bile çıkmıyor artık.
Sonra düşünüyorum bu hayatı bizim planlayıp hayalini kurduğumuzdan çok başkaları tarafından yaşamak zorunda kaldığımız zoraki yaşamımızdan ibaret değil mi? diyoruz ve bu da acı geliyor eğer biz kendi kendimizi yönetemiyor sak yaşamın ne anlamı var.
Hayat bizim için o kadar zorki, yaşamla ölüm arasında kısacık bir zamanı nedense kin ve düşmanlık üzerine kurmuşuz. Şu koca yeryüzünde bu kin nedir? Bu nefret nedir? anlamak mümkün değildir. İnsanlar her şeyi kendileri için düşünürler, neden aslında bende hatalıyım demezler bunu öğrenmek çok zordur.
Kendiniz hakkında, yaşam amaçlarınız hakkında, sizi neyin motive ettiği konusunda yeni şeyler öğrenirken keyif aldın mı? diye düşünürsek zaten sonucu öğrenmemiz çok zor.
Bazen bunları düşünürken ağladığım olmadı tabikide oldu, oysaki erkekler ağlamaz derler ama ağlamasa insan inanın belki çatlar. Yaşadığım ortamda adete etrafımı bir düşman sarmış gibi nedir bu öfke diye isyan bayrağını çekmek istiyorum dersiniz.
Hayatın bizlere verdiği ile en iyi kararları almaya çabalasak dahi bu da şunu değiştirmez unutmayalım yaşamak yine de ağır basıyor yaşımız kaçta olsa hayatta kalmak için daha fazla gayret gösterdiğimiz kesin
Masal gibidir hayat;Bir varmış, bir yokmuş la başlayan, yok oluşlarla nihayet bulan. Bir gençliktir verilen, sende kalacağını sandığın ve acımasızca harcadığın. Bazen şans yaver gider, birlikte yaş alacağın yol arkadaşınla nasıl geçtiğini anlamayacak kadar muhteşem. Bazen yarı yolda kalırsın. Arkanı dönmek korkutur, ürkütür. Tamamlamak, alnına yazılan yarım kalmaktır. Anılar, kalan zaman da sermayendir..
Dost kazanıp onlarla daha fazla zaman geçirmenin yollarını arayın aksi halde yolun kısalığını anlayamayacaksınız bile,
Bu kez son pişmanlığın hiç fayda vermeyeceğini keşke son bir kez görseydim, diyerek günah çıkarır olacağınıza eminim.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yalçın AKBULUT
Hayat zor be
Hayat zor” ve bu öylesine söylenmiş bir cümle değil, sebebini sende bilmiyorsun, fakat ağır geliyor yaşadıklarımız işte dönüp bakıyorsunuz yaşantınıza televizyon bile izlemek istemiyorsunuz. Haberleri açmak başlı başına bir sorun zaten hemen ya motorine zam var ya da doğal gaza elektriğe bunaldık bu yamadan zorlanmaya başladık nefes almaya yeter artık diye sokaklarda bağırmak istiyorum ama nerede nefesimiz bile çıkmıyor artık.
Sonra düşünüyorum bu hayatı bizim planlayıp hayalini kurduğumuzdan çok başkaları tarafından yaşamak zorunda kaldığımız zoraki yaşamımızdan ibaret değil mi? diyoruz ve bu da acı geliyor eğer biz kendi kendimizi yönetemiyor sak yaşamın ne anlamı var.
Hayat bizim için o kadar zorki, yaşamla ölüm arasında kısacık bir zamanı nedense kin ve düşmanlık üzerine kurmuşuz. Şu koca yeryüzünde bu kin nedir? Bu nefret nedir? anlamak mümkün değildir. İnsanlar her şeyi kendileri için düşünürler, neden aslında bende hatalıyım demezler bunu öğrenmek çok zordur.
Kendiniz hakkında, yaşam amaçlarınız hakkında, sizi neyin motive ettiği konusunda yeni şeyler öğrenirken keyif aldın mı? diye düşünürsek zaten sonucu öğrenmemiz çok zor.
Bazen bunları düşünürken ağladığım olmadı tabikide oldu, oysaki erkekler ağlamaz derler ama ağlamasa insan inanın belki çatlar. Yaşadığım ortamda adete etrafımı bir düşman sarmış gibi nedir bu öfke diye isyan bayrağını çekmek istiyorum dersiniz.
Hayatın bizlere verdiği ile en iyi kararları almaya çabalasak dahi bu da şunu değiştirmez unutmayalım yaşamak yine de ağır basıyor yaşımız kaçta olsa hayatta kalmak için daha fazla gayret gösterdiğimiz kesin
Masal gibidir hayat;Bir varmış, bir yokmuş la başlayan, yok oluşlarla nihayet bulan. Bir gençliktir verilen, sende kalacağını sandığın ve acımasızca harcadığın. Bazen şans yaver gider, birlikte yaş alacağın yol arkadaşınla nasıl geçtiğini anlamayacak kadar muhteşem. Bazen yarı yolda kalırsın. Arkanı dönmek korkutur, ürkütür. Tamamlamak, alnına yazılan yarım kalmaktır. Anılar, kalan zaman da sermayendir..
Dost kazanıp onlarla daha fazla zaman geçirmenin yollarını arayın aksi halde yolun kısalığını anlayamayacaksınız bile,
Bu kez son pişmanlığın hiç fayda vermeyeceğini keşke son bir kez görseydim, diyerek günah çıkarır olacağınıza eminim.
Ama geçmiş ola o artık yok…..
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yönetici görevlendirme sistemi aslında oldukça net kurallara dayanıyor: okul müdürleri ve diğer yöneticiler ilk etapta 4 ders yılı için görevlendiriliyor, ardından yönetici değerlendirme formu üzerinden yapılan puanlama ile 4 yıl daha uzatma imkânı doğuyor. Ancak aynı kur