Hava Durumu

Okullara yönelen her saldırı, geleceğe sıkılmış bir kurşundur

Yazının Giriş Tarihi: 15.04.2026 20:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.04.2026 20:01

Bir okulun kapısına yönelen tehdit, yalnızca bir binaya değil; geleceğe, masumiyete, toplumsal huzura ve milletin yarınlarına yönelmiş açık bir saldırıdır.

Çocukların eğitim gördüğü alanlara yönelik her türlü şiddet girişimi, korku iklimi oluşturmayı amaçlayan alçak bir eylemdir.

Bunun adı basit bir asayiş meselesi değildir. Bunun adı vicdansızlıktır, insanlık düşmanlığıdır, topluma gözdağı vermektir.

Bugün artık çok açık bir gerçeği yüksek sesle konuşmak zorundayız: Okulların güvenliği, sadece eğitim meselesi değil, bir milli güvenlik meselesidir.

Çünkü okul; evladımızın emanet edildiği yerdir. Anne babanın duası, öğretmenin gayreti, devletin umudu oradadır.

Bir okul önünde yaşanan en küçük bir tehdit bile, toplumun tamamının yüreğine dokunur. Çünkü konu çocuksa, hiçbir acı küçümsenemez.

Son yıllarda özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde okul saldırılarıyla ilgili çok sayıda acı tablo gördük.

Televizyon ekranlarına yansıyan görüntüler, sınıflardan yükselen çığlıklar, okul bahçelerindeki panik, ailelerin feryadı hâlâ hafızalardadır.

Orada yaşanan trajediler, sadece bir ülkenin iç meselesi olarak görülmemelidir. Bunlar, dünyaya verilmiş sert uyarılardır.

Şimdi hep birlikte sormamız gereken soru şudur: Aynı vahşet anlayışının Türkiye’de kök salmasına göz mü yumacağız, yoksa daha en başından tedbiri en üst seviyeye mi çıkaracağız?

Türkiye, çocuklarını korumak zorundadır. Hem de lafla değil, fiili tedbirle. Bu noktada okul önlerinde emniyet güçlerinin ve ihtiyaç duyulan bölgelerde jandarmanın çok daha dikkatli ve görünür şekilde görev yapması artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Özellikle giriş-çıkış saatlerinde güvenlik önlemleri artırılmalı, riskli bölgelerde nöbet sistemi güçlendirilmelidir. Okul çevreleri kameralarla, denetimlerle, şüpheli kişi takibiyle ve hızlı müdahale sistemleriyle desteklenmelidir.

Caydırıcılık bazen en büyük korumadır. Kötü niyetli bir kişi, devletin kararlı duruşunu okul kapısında hissetmelidir.

Ancak sadece güvenlik güçlerinin varlığı yetmez. Bu mesele topyekûn bir toplumsal bilinç meselesidir. Herkes kendi okuluna, kendi çocuğuna, kendi mahallesine, kendi sokağına sahip çıkmalıdır. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışının burada yeri yoktur. Hangi çocuğun başına gelirse gelsin, o acı hepimizin canını yakar.

O evlat bizim evladımızdır. Çünkü çocukların korktuğu bir toplumda hiç kimse gerçekten güvende değildir.

Mahalle kültürü burada yeniden canlanmalıdır. Şüpheli bir durum gören veli susmamalıdır.

Öğretmen, rehberlik birimi, okul yönetimi, muhtar, emniyet, aileler ve çevre esnafı ortak bir güvenlik ağı oluşturmalıdır. Bir yabancı araç günlerce okul önünde duruyorsa önemlidir.

Okul çevresinde huzursuzluk oluşturan kişiler görülüyorsa önemlidir. Sosyal medyada yapılan tehditkâr paylaşımlar önemlidir. Çocukların davranışlarındaki ani değişimler önemlidir.

En ufak ayrıntı bile önemlidir. Çünkü bazen büyük felaketler, zamanında ciddiye alınmayan küçük işaretlerin ardından gelir.

Bu konuda devletin yanında durmak, siyaset üstü bir sorumluluktur. Devlet güçlü olacak ki millet huzurlu olsun. Emniyet güçlü olacak ki anne rahat uyusun.

Okul güvenli olacak ki çocuk yarınlara umutla yürüsün. Burada hiç kimsenin ideolojik hesap yapma, meseleyi sulandırma, ihmali normalleştirme lüksü yoktur.

Çocuklarımız söz konusuysa herkesin ortak dili tedbir, ortak vicdanı merhamet, ortak tavrı kararlılık olmalıdır.

Unutulmamalıdır ki, okul sadece ders işlenen yer değildir; bir milletin karakterinin inşa edildiği yerdir.

Sınıflarda sadece matematik, tarih, fen öğretilmez; orada umut büyür, ahlak yeşerir, gelecek kurulur.

Okula uzanan kirli bir el, işte bu yüzden sadece bugünü değil, yarını da hedef alır.

Bu nedenle okula saldırı, millete saldırıdır. Çocuğa yönelen tehdit, insanlığa yönelen tehdittir.

Bizim medeniyetimiz çocuk üzerine titreyen bir medeniyettir. Bizde çocuğun gözyaşı, dünyanın en ağır yüküdür.

Hiçbir annenin yüreğine korku düşmesin, hiçbir babanın eli çaresizlikle titremesin, hiçbir çocuk okul yolunda endişeyle yürümek zorunda kalmasın diye hep birlikte daha dikkatli, daha duyarlı ve daha kararlı olmak zorundayız.

Bugün susarsak yarın çok geç olabilir. Bugün önlem almazsak yarın pişmanlık fayda etmez.

O yüzden çağrımız nettir: Okulların önü boş bırakılmamalı, güvenlik zafiyeti oluşmamalı, emniyet ve jandarma gerekli yerlerde aktif ve görünür şekilde görev almalıdır.

Aileler dikkatli olmalı, öğretmenler duyarlı olmalı, mahalle sahip çıkmalı, devlet kararlı durmalıdır.

Çünkü çocuklar bu ülkenin emaneti, okullar ise o emanetin yuvasıdır.

Rabbim evlatlarımızı, öğretmenlerimizi ve tüm milletimizi her türlü şerden muhafaza eylesin.

Hangi çocuk olursa olsun, onun canı bizim canımızdır.

Ve unutmayalım: Bir çocuğun güvenliği, bir milletin namusudur.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.