Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

“Yaşlanıyoruz”

Yazının Giriş Tarihi: 01.06.2022 09:20
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.06.2022 09:20

Bugün 1 Haziran'da çeyrek asrı geçtim, tam altmış dört (64)... Bir arkadaşım, “Yaşlandın be ağacım..” demez mi…! Söz belli, yaş altmış dört. Ben de patlattım o an kendime espriyi… “Dur ben bir güneşe çıkayım. Yaşlandım ya, iyice bir kuruyayım.” ha ha ha ha..

  “Bugün Benim Doğum Günüm”

Bir yaş daha gençleştim. Dostlar 1 milyonuncu yaş günümü kutluyorum. Evet,  şimdi soruyorsun ‘doğum gününde ne verdiler sana?’ Evet, bir yaş daha 1 Haziran 2022, yani 64 + başladı. Her yıl başında, her doğum gününde seviniriz, mutlu oluruz. Ne gariptir ki, hayatın sonuna giden yola revan olmuşuz bilmeyiz.

Çok değil azıcık düşünürsek her yeni yılda, her yeni yaşta kronometre geriye doğru sayıyor, kaçımız kadranın kalan süreyi gösterdiğini düşünürüz? Hiçbirimiz. Teoman, Paramparça isimli şarkısında ne diyor?

“Nasıl oluyor, vakit bir türlü geçmezken, yıllar, hayatlar geçiyor?” Yıllar, hayatlar geçiyor geçmesine de neleri silip süpürerek, hangi acılar yaşatarak geçiyor?

Kayserili sanatçı Recep Alemdar’ın türküsüne konu olan Hunat Mahallesi’nde dünyaya gelmişim. Ama nüfusumda Niğde Bor yazıyor. Nerede doğduğun mu önemli, nerede doyduğun mu? Bence ikisi de.

İnsan genlerini aldığı kişilerin yeri de bilmeli, yaşamalı… Çalışmaya başladığım 1978’de hayal dahi edemeyeceğim emekliliği 13 yıl önce hak ettim. Zaman kişileri olgunlaştırıyor ama bir o kadar da yalnızlaştırıyor. Albümdeki fotoğraflara bakarken, edebi dünyaya uğurladığımız annemiz, babamız, akrabamız ve dostların arttığını görüyoruz.

Albümlerde olsalar da dünyamızdan çıkanları aslında mezara değil, yüreğimize gömüyoruz. Mezar ziyaretlerinde başucuna gidip dua ettiğimiz ve anılarımızı film şeridi gibi yeniden yaşadıklarımızın sayısının artığına tanıklık ediyoruz. Dünya hali demek ki böyle. Bunu yaşar, bunu görür ve bunu biliriz ama her yeni yılda her yeni yaşta çok sevinir, mutlu oluruz.

Kaçınılmaz sona yol aldığımız aklımıza daha gelmez. Belki de gerçeği bilmek, hayatı çekilmez kılardı. Şu da gerçek ki zaman ders almasını bileni eğitiyor ve geliştiriyor. 20-25 yıl öncesine göre konulara daha yukardan bakıp değerlendirir oldum, bir gözümü görmez, bir kulağımı duymaz, dilimin bir yanını konuşamaz ettim.

Görüp görmezden, duyup duymazdan gelen, daha hoşgörülü olmaya başladım. Bundan çok daha iyi biliyorum ki benim kadar çevremdekiler de mutlu oluyor.

NE DE GÜZEL BİR DUA

Babamı ve annemi kaybettim. Çok ağır bir duygu. Bir gün akşam televizyonda yayınlanan dizilerin birindeki konuşmalar arasındaki bir ifade  dikkatimi çekti…

 “Allah ölümü babadan anadan, evlada  miras bıraksın” ilk anda derinliği anlaşılmayan bu söz aslında en güzel dua değil mi? Atalara evlat acısı yaşatmamayı da ifade etmiyor m? Bu derinliği anladığım andan itibaren, aynı dua edenlerden oldum. Bu gün 63 yaşımı tamamladım,64’e adım attım. Yaş çok mu önemli eğer hayatı çekilmez eden sağlık sorunu yaşamıyorsanız çok güzel.

“Yaşlanmak mı, yaş almak mı?” İşin püf noktası bu ayırımda. 45 yılı çalışarak geride kılan 64 yılda yaşama ve çalışma azmimi koruyorsam yaş aldığıma inanıyorum, yarı yaşımda olup yaşama ve çalışma arzusunu tamamen kaybetmiş yaşlıları gördükçe bu düşüncem pekişiyor.

 Ne mutlu çevresiyle birlikte yaşayıp yaş alanlara. Şunu herkes dikkate almalı, ‘Ne kadar yaşanıldığımı, yaşanılan süreçte bırakılan izler mi önemli?’ Kim ne derse desin, yaş almak çok güzel duygu. Farklı düşünenler olacaktır. Sonuçta yorumlar insanların yaşadıklarının imliğinden süzülür. Onlar da kendilerince haklıdır. Çocukları büyütmek, torunları görmek, yapıcı ve gerçekçi yaşam çizgisine erişmeyi dolayısıyla küçüklerin sevgisine ve büyüklerin varlığını kabullenmesine tanık olmak çok güzel bir duygu…

Beni hatırlayan tüm dostlarıma teşekkür ediyorum.

Yükleniyor..