Hava Durumu

Turizm: Türkiye'nin Değişmeyen "Asl" Gücü

Yazının Giriş Tarihi: 12.02.2026 10:21
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.02.2026 10:21

Dünya ekonomisi sarsılıyor, teknoloji baş döndürücü bir hızla değişiyor, “değişmez” sandığımız pek çok sektör, birkaç yıl içinde yönünü kaybediyor. Yapay zekâdan dijital dönüşüme kadar her şey yeniden tanımlanıyor.

Ancak bütün bu küresel dalgalanmanın ortasında Türkiye için sabit kalan bir gerçek var: Turizm, bu ülkenin değişmeyen asıl gücüdür.

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin TIF 2026 /Turizm Yatırım Forumu'da yaptığı bir açıklamada bu gerçeği öylesine sade ama bir o kadar derin bir cümleyle özetledi:

“Turizm, Türkiye için kalıcı ve temel bir sektördür.”

Bu cümle, sadece bir sektör değerlendirmesi değil; Türkiye’nin ekonomik geleceğine dair bir stratejik tespittir. Çünkü pek çok sektör küresel rüzgârlara göre yön değiştirirken, turizm bu toprakların mayasında vardır.

Anadolu’nun her karış toprağı, kıyısı, dağı, tarihi ve insanı bu gücü üretir.

Bu ülke, taşında tarih, suyunda medeniyet taşır.

Oya Narin’in vizyonu tam da burada fark yaratıyor.

Sadece turist sayısını artırmayı değil, turizmi bir kalkınma modeli haline getirmeyi konuşuyor.

Bugün Türkiye, turizmde 65 milyar dolar geliri aşmış durumda. On yıl önce 31 milyar dolarları konuşuyorduk. Şimdi hedef 2030’da 120 milyar dolar. Bu hedef, bir temenni değil; sağlam bir stratejinin, ayakları yere basan bir öngörünün eseridir.

Fakat mesele yalnızca rakam değildir.

Asıl mesele, “nasıl bir turizm” sorusuna verilen cevaptır.

Oya Narin’in “turizmde dönüşüm” çağrısı, işte bu noktada büyük anlam taşıyor.

Artık “ucuz destinasyon” kimliğinden sıyrılıp, nitelikli turiste, yüksek gelir grubuna hitap eden, kişi başı harcamasını 1000 doların çok üzerine çıkaran bir modeli inşa etme zamanı.

Evet, Mısır da, Yunanistan da, Suudi Arabistan da büyük bütçelerle yarışta.

Ama onların bir eksiği var: Türkiye’nin hikayesi yok.

Bizim üstünlüğümüz, yalnızca doğamızda, tarihimizde değil, insanımızın misafirperverliğinde, hizmet kalitemizde ve bu ülkeye olan sevgisinde gizlidir.

Köşe yazılarımda sık sık vurgularım; bir ülkenin gerçek zenginliği, yeraltı kaynaklarında değil, dünyaya sunduğu “deneyim gücünde” yatar.

Türkiye bugün dünyaya bir hikâye anlatıyor:

Efes’in taşlarına, Kapadokya’nın vadilerine, Ege’nin köylerine, İstanbul’un ışıklarına sığmayan bir hikâye bu.

Bu hikâye hem ekonomidir, hem diplomasidir, hem de kimliğimizdir.

Sonuç olarak, turizm Türkiye için sadece bir döviz kalemi değil, bu toprakların karakteridir.

Oya Narin’in vizyonu, bu karakteri modern dünyada yeniden tanımlıyor.

Yatırımcılar, girişimciler ve devletin ilgili kurumları bu vizyonun etrafında birleştiği sürece, 2030 hedefleri bir hayal değil, bu milletin hak ettiği bir gelecektir.

Çünkü Türkiye’de turizm geçici bir heves değil, bu milletin dünyaya açılan yüzüdür.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.