Birçoğumuz için resmî takvimde yer alan bir gün. Oysa bu tarih, Türk milletinin denizlerdeki egemenliğini dünyaya ilan ettiği günün adıdır.
Fakat bir soru sormak gerekiyor:
Kabotaj ruhunu gerçekten yaşıyor muyuz?
Bir bayramı kutlamak, onun anlamını yaşatmaya yetmiyor. Eğer çocuklarımız denizi tanımıyorsa, yelkenle tanışmıyorsa, kürek çekmiyorsa, denizciliği bir meslek ve yaşam kültürü olarak göremiyorsa, Kabotaj Bayramı yalnızca törenden ibaret kalır.
İşte yıllardır savunduğumuz "Haydi Yelken Basın" projesi tam da bu düşünceden doğdu.
Bu proje yalnızca bir spor projesi değildir.
Bu proje; denizle barışık nesiller yetiştirme projesidir.
Bu proje; çocuklara özgüven kazandırma projesidir.
Bu proje; turizmi dört mevsime yayma projesidir.
Bu proje; kıyı kentlerini sporla, eğitimle ve ekonomiyle buluşturma projesidir.
Yelken sporunu sadece belirli bir kesimin ulaşabildiği bir alan olmaktan çıkarıp milletin çocuklarıyla buluşturabilirsek, Kabotaj Kanunu'nun ruhunu da geleceğe taşımış oluruz.
Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olmasına rağmen denizi yeterince değerlendiremiyor. Oysa dünya, deniz turizminden milyarlarca dolar gelir elde ediyor. Marina turizmi, yelken organizasyonları, amatör denizcilik, uluslararası yarışlar ve deniz sporları; sadece spor değil, aynı zamanda güçlü bir turizm ekonomisidir.
Bir limana yanaşan her tekne, yalnızca iskeleye bağlanmaz; o kentin esnafına, oteline, restoranına, ulaşımına ve tanıtımına da katkı sunar.
Bir çocuğun tuttuğu dümen ise sadece tekneyi yönlendirmez; geleceğe olan bakışını da şekillendirir.
Turizm, sadece otel yapmak değildir.
Turizm; kültür üretmektir.
Turizm; spor üretmektir.
Turizm; yaşam kalitesi üretmektir.
İşte bu yüzden "Haydi Yelken Basın" projesi, yalnızca sporun değil, turizmin, ekonominin ve millî denizcilik kültürünün de projesidir.
Kabotaj Bayramı'nın en anlamlı kutlaması, çocukların denizle buluştuğu, yelkenlerin rüzgârla dolduğu, kıyılarımızın sporla canlandığı bir Türkiye'yi inşa etmektir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kadir Uğur YILMAZ
Kabotaj ruhunu yaşatmanın adı: Haydi Yelken Basın!
Bugün 1 Temmuz Kabotaj Bayramı...
Birçoğumuz için resmî takvimde yer alan bir gün. Oysa bu tarih, Türk milletinin denizlerdeki egemenliğini dünyaya ilan ettiği günün adıdır.
Fakat bir soru sormak gerekiyor:
Kabotaj ruhunu gerçekten yaşıyor muyuz?
Bir bayramı kutlamak, onun anlamını yaşatmaya yetmiyor. Eğer çocuklarımız denizi tanımıyorsa, yelkenle tanışmıyorsa, kürek çekmiyorsa, denizciliği bir meslek ve yaşam kültürü olarak göremiyorsa, Kabotaj Bayramı yalnızca törenden ibaret kalır.
İşte yıllardır savunduğumuz "Haydi Yelken Basın" projesi tam da bu düşünceden doğdu.
Bu proje yalnızca bir spor projesi değildir.
Bu proje; denizle barışık nesiller yetiştirme projesidir.
Bu proje; çocuklara özgüven kazandırma projesidir.
Bu proje; turizmi dört mevsime yayma projesidir.
Bu proje; kıyı kentlerini sporla, eğitimle ve ekonomiyle buluşturma projesidir.
Yelken sporunu sadece belirli bir kesimin ulaşabildiği bir alan olmaktan çıkarıp milletin çocuklarıyla buluşturabilirsek, Kabotaj Kanunu'nun ruhunu da geleceğe taşımış oluruz.
Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olmasına rağmen denizi yeterince değerlendiremiyor. Oysa dünya, deniz turizminden milyarlarca dolar gelir elde ediyor. Marina turizmi, yelken organizasyonları, amatör denizcilik, uluslararası yarışlar ve deniz sporları; sadece spor değil, aynı zamanda güçlü bir turizm ekonomisidir.
Bir limana yanaşan her tekne, yalnızca iskeleye bağlanmaz; o kentin esnafına, oteline, restoranına, ulaşımına ve tanıtımına da katkı sunar.
Bir çocuğun tuttuğu dümen ise sadece tekneyi yönlendirmez; geleceğe olan bakışını da şekillendirir.
Turizm, sadece otel yapmak değildir.
Turizm; kültür üretmektir.
Turizm; spor üretmektir.
Turizm; yaşam kalitesi üretmektir.
İşte bu yüzden "Haydi Yelken Basın" projesi, yalnızca sporun değil, turizmin, ekonominin ve millî denizcilik kültürünün de projesidir.
Kabotaj Bayramı'nın en anlamlı kutlaması, çocukların denizle buluştuğu, yelkenlerin rüzgârla dolduğu, kıyılarımızın sporla canlandığı bir Türkiye'yi inşa etmektir.
Rüzgâr bizden yana…
Yeter ki yelken açmayı bilelim.
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız
Eskiden mahalle bakkalları vardı. İnsan neye ihtiyacı varsa oradan almaya çalışırdı. Ekmek bulunurdu. Şeker bulunurdu. Çay bulunurdu. Paranız varsa alırdınız. Yoksa da bakkalın veresiye defterine yazdırır, yine alırdınız. Bugün alışveriş merkezleri var. Dijital mağazalar var. Dünyanın öbür ucund