Hava Durumu

Neyden kurtulduk!

Yazının Giriş Tarihi: 17.07.2026 14:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.07.2026 14:09

Milli Eğitim Bakanı(!) Yusuf Tekin'in geçen günlerde söylediği,

"Neyden kurtulduk. Koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı" sözüyle 'Kurtuluş Savaşı'nı yok sayması, yerine 'Milli Mücadele' kavramı getirmesi toplum üzerinde tepki oluşturdu.

Bütün tepkilere rağmen ders kitaplarından 'Kurtuluş Savaşı' kavramının çıkarıldığını, Padişah Vahdettin'in İstanbul'dan gemiyle kaçtığı ifadesinin kaldırıldığını öğreniyoruz.

*

Vahdettin'i İstanbul'dan kaçışında yardımcı olan İngiliz İşgal Kuvvetleri Başkomutanı İngiliz general Sir Charles Harington daha sonra yayımladığı kitabında Vahdettin'in kaçışını şöyle anlatıyor:

" 15 Kasım Çarşamba günü yemekte iken sultanın yaveri geldi. Sultanın Cuma selamlığında öldürüleceğini düşündüğünden hayatını kurtarmam için bana haber yolladığını bildirdi.

Ben, sultanı kaçırmakla suçlanmamak için bu talebin yazılı olarak yapılmasını istedim."

Bunun üzerine Vahdettin, 16 Kasım 1922'de İstanbul İşgal Kuvvetleri Başkomutanı Harington'a şöyle bir kişisel mektupla başvuruyor:

" Dersaadet (İstanbul) İşgal Orduları Başkomutanı General Harington Cenaplarına.

İstanbul'da hayatımı tehlikede gördüğümden, İngiltere Devleti fahimesine iltica ve bir an evvel İstanbul'dan mahall-i ahara naklimi( başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim.

16 Teşrin-i sani 1922. Müslümanların Halifesi Mehmet Vahdettin."

(Sir Charles Harington, Tim Harington Looks Back, John Murray, London, 1940)

General Harington, kitabına da koyduğu bu mektubu (Vahdettin'in kaçış belgesini) çerçeveletip evinin duvarına astığını da yazıyor.

Vahdettin, 17 Kasım 1922'de oğlu Ertuğrul ve yanındakilerle birlikte İngiliz HMS Malaya zırhlısı ile Malta Adası'na kaçtı.

Vahdettin, 20 Kasım 1922'de İngiliz İşgal Kuvvetleri Başkomutanı Harington'a , 25 Kasım 1922'de de Büyük Britanya Kralı ve Hindistan imparatoru 5.George'a, kendisine yardım etmelerinden dolayı bir teşekkür telgrafı göndermişti. Vahdettin, Britanya Kralı'na gönderdiği telgrafı şöyle bitirmişti:

" Majestelerinize en derin minnetlerimi sunarım. Majesteleri nizin ailesinin tüm mensuplarının sağlık ve refahı için Allah'a dua ederim."(Oral, s. 474; Salahi Sonyel, Gizli Belgelerde Mustafa Kemal, Vahdettin ve Kurtuluş Savaşı, Ankara, 2007,s.200) (1)

*

Atatürk, bu belgeleri(mektup ve telgrafları) TBMM'de okumuş ve Meclis tutanaklarına geçmiştir.

Atatürk,1927'de yazıp, CHP'nin 2.Kurultay'ında, Meclis'te aralıksız olarak 6 gün boyunca (15-20 Ekim 1927/

36 saat 33 dakika) okuduğu 'Nutuk' adlı eserinde de Sultan Vahdettin'in kaçışının belgelerini yayınlamış; Vahdettin'den kendi saltanatını sürdürmek isteyen soysuz, hain adi, alçak, şuursuz, his ve idrakten yoksun bir mahluk(yaratık) olarak bahsetmiştir.

Adında 'Milli' ifadesi yer alan Eğitim Bakanlığı'nın başındaki kişi olan Yusuf Tekin'in söyleminin millilikle hiçbir ilgisi yok.

Bakan Yusuf Tekin'e neyden kurtulduğumuzu söylemek isterim:

Sizin yok saydığınız ve Tarih kitaplarından çıkardığınız 'Kurtuluş Savaşı' ile;

-Bizans İmparatorluğu'nun devamı olarak gördükleri Batı Anadolu'yu İngilizlerin desteğiyle işgal eden Yunanlıların yıllarca yaptığı zulümden kurtulduk.

-İngilizlerin İstanbul, Kuzey Anadolu, Musul ve Kerkük'teki işgalinden kurtulduk.

- Fransızların Urfa, Antep ve Maraş'taki işgalleri ve yaptıkları zulümden kurtulduk.

-İtalyanların Antalya ve çevresini işgalinden kurtulduk.

- Kurtuluş Savaşı kazanıldıktan sonra geri çekilen Yunanlıların köyleri, kasabaları, şehirleri yakmalarından, kadınları ve kız çocuklarını eşlerinin ve babalarının gözü önünde tecavüz ederek öldürmelerinden, bebekleri mızrağa geçirerek öldüren, hamile kadınları karnındaki çocuklarıyla öldüren, canavarlaşmış Yunan askerlerinden kurtulduk.

- Türkleri Anadolu'dan atmak, geldikleri Orta Asya'ya sürmek isteyen, yaşama hakkı tanımayan işgal devletlerinden kurtulduk.

- Namusunu, vatanını korumak için canını hiçe sayan, cephedeki askerlere kağnılarla mermi ve yiyecek taşıyan, cephede savaşan Şerife Bacı'lar, Gördesli Makbule'ler, Tayyar Rahime'ler, Kara Fatma'lar ve daha nice kahraman kadınlarımız, ulaklık yapan çocuklarımız ve yıllarca cephede askerlik yapan Mehmetçiklerimiz sayesinde bugün ülkemizde özgür ve huzur içinde yaşıyoruz.

Kurtuluş Savaşı'nın kazanılması, Padişah egemenliğine son verilmesi, Halifeliğin kaldırılması, Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte iktidarlarını ve makamlarını Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Türk halkının verdiği Kurtuluş Savaşı'na ve sonunda kurulan Cumhuriyet rejimine borçlu olanlar, Kurtuluş Savaşı'nı ve Atatürk adını Tarih kitaplarından çıkararak gerçek tarihimizi yok saymaları ihanettir ve vatan topraklarımızı işgal eden başta İngiltere, Yunanistan, Fransa, İtalya gibi sömürgeci devletlerin yanında yer almaktır.

Milli Eğitim Bakanı(!) Yusuf Tekin ve zihniyeti, İşgalci devletlerin Türk halkına yaptıkları zulme sessiz kalmakta ve ortak olmaktadır. Bu da Türk halkına düşmanlıktır; kabul edilemez.

Eğitimi millilikten çıkaran, tarih bilincinden yoksun olan, kendi halkına düşman, 'Kurtuluş Savaşı'nı yok sayarak işgalcileri sevindiren, Atatürk'e düşman, eğitimin ve öğretmenlerin sorunlarını çözmeyip başka şeylerle uğraşan Milli Eğitim Bakanı(!) Yusuf Tekin, istifa etmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti'ne, Türk Milleti'ne ve öğrencilerine böyle bir bakan layık değildir.

Kaynak:
(1) - Tarihçi Sinan Meydan'ın 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan, "Atatürk'ün Gözünden Vahdettin'in Kaçışı" başlıklı yazısı.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.