Hava Durumu

Toplu yapılarda sessiz kriz: Sektör çözüm ve adalet için masaya oturdu

Yazının Giriş Tarihi: 14.05.2026 17:25
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.05.2026 17:25

13 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen “Tesislerde Sürdürülebilirlik Yolculuğu” zirvesi, Türkiye’de tesis ve site yönetimi alanında son yılların en kapsamlı buluşmalarından biri olarak dikkat çekti. Uluslararası Tesis Yöneticileri Derneği (TESYÖN) öncülüğünde ve İstanbul Nişantaşı Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen organizasyon, sektörün biriken sorunlarını yalnızca tartışmakla kalmayıp çözüm önerileri geliştirmeyi hedefleyen önemli bir platforma dönüştü.

“Güçlü Yöneticiler, Sürdürülebilir Tesisler” ana temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte sabah oturumlarında altı ayrı masa komitesi eş zamanlı olarak çalışmalar yaptı. Her masada hukukçu, mali müşavir, tesis yöneticisi ve sektör temsilcilerinin yer alması, sorunların çok yönlü değerlendirilmesini sağladı.

Gazeteci, yazar ve akademisyen kimliğimle katıldığım “4 Nolu Masa Komitesi - Toplu Yapılarda Yönetim Sorunları ve Hak Arayışları” oturumunda; hukukçular, mali müşavirler ve sektörün birbirinden değerli uzman isimleriyle birlikte dört saat boyunca toplu yapılarda yaşanan kronik sorunları ve çözüm önerilerini değerlendirdik.

Komitede en fazla üzerinde durulan konuların başında mali usulsüzlükler ve yönetim şeffaflığı geldi. Yetkisiz harcamalar, kayıt dışı gelirler, eksik karar defterleri, genel kurul yapılmadan maliklerin borçlandırılması ve mali tabloların paylaşılmaması gibi sorunların artık sistematik hale geldiği vurgulandı. Dijital denetim sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi ve bağımsız kontrol mekanizmalarının oluşturulması gerektiği ifade edildi.

BAŞAKŞEHİR’DEKİ İDDİALAR ÇALIŞTAYDA GÜNDEM OLDU

Çalıştayda tarafımdan örnek vaka olarak gündeme getirilen Başakşehir’deki 504 konutlu bir siteye ilişkin iddialar ise komitede dikkat çeken başlıklardan biri oldu. İddialara göre Site Yönetim Kurulu Başkanı hakkında zimmete para geçirme, resmi evrakta sahtecilik, geri dönüşüm gelirlerinin usulsüz şekilde satılması ve kısa bloklardan sökülen ısınma kazan kartlarının kule bloklara takılması gibi ciddi usulsüzlüklere ilişkin yüzlerce sayfalık delil, site sakinleri ve çalışanlar tarafından denetleme kuruluna ulaştırıldı.

Denetleme kurulunun Başakşehir Belediyesi’ne, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ve Emlak Konut yetkililerine yaptığı başvurulardan sonuç alınamadığı; sonrasında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na kapsamlı suç duyurusunda bulunulduğu ancak dosyada takipsizlik kararı verildiği ifade edildi.

Komitede ayrıca, savcılık ve kolluk birimlerine giderek ifade veren bazı site sakinleri ile tanıkların baskı, tehdit ve çeşitli ithamlarla karşı karşıya kaldığına ilişkin iddialar da değerlendirildi. Hukuki süreçlerden sonuç alınamamasının site sakinleri üzerinde ciddi bir korku ve sessizlik ortamı oluşturduğu; hak arayan kişilerin yalnız bırakıldığı yönündeki değerlendirmeler dikkat çekti. Savcılık ve kolluk birimlerinde site yönetimi hakkında ifade veren bazı site sakinlerinin, haklarında gerçeğe aykırı suçlamalarla işlem yapıldığı ve bu kapsamda çeşitli kolluk süreçlerine maruz bırakıldıkları yönündeki iddialar ise çalıştayda en çok tartışılan başlıklardan biri oldu.Komite üyeleri, toplu yapılarda denetim mekanizmalarının etkisiz kalmasının yalnızca mali değil, aynı zamanda toplumsal bir güven krizine dönüştüğünü vurguladı.

Toplu yapılarda yaşanan temsil krizleri de dikkat çeken başlıklardan biri oldu.

Özellikle yüksek katlı karma projelerde oy çoğunluğunu elinde bulunduran blokların diğer maliklerin haklarını zayıflattığı, mevcut temsil sisteminin adalet duygusunu zedelediği değerlendirildi. Komite üyeleri, Kat Mülkiyeti Kanunu’nun güncellenmesi gerektiği konusunda ortak görüş bildirdi.

Çalıştay sürecinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Daire Başkanı Niyazi Ernar’ın komitemizi ziyaret etmesi ise dikkat çeken gelişmelerden biri oldu. Komitede paylaşılan somut örnekler ve sahadan gelen dosyalar üzerine yapılan değerlendirmelerde, mevcut mevzuatın toplu yapılarda yaşanan sorunları çözmekte yetersiz kaldığı ifade edildi.

Zirvede konuşan Emlak Yönetim A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Akif Küçükdağ da sektörün yapısal sorunlarına dikkat çekerek, sürdürülebilir tesis yönetiminin yalnızca teknik değil; aynı zamanda hukuki, mali ve sosyal boyutlarıyla ele alınması gerektiğini vurguladı.

Bakanlık yetkilileri ile sektör temsilcileri, profesyonel tesis yönetimi, bağımsız denetim mekanizmaları ve lisanslı yöneticilik sistemine ilişkin yeni yasal düzenlemelerin artık ertelenemez hale geldiği görüşünde birleşti.

Zirvenin öğleden sonraki bölümünde ise “Karma Yapılı Binalarda Yönetimsel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” ile “Tesislerde Yangın Güvenliği ve Enerji Yönetimi” başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Bu bölümlerde enerji verimliliği, yangın güvenliği standartları, sürdürülebilir tesis işletmeciliği ve profesyonel yönetim modelleri detaylı şekilde ele alındı.

Etkinliğin kapanışında konuşan TESYÖN Başkanı Dr. Aylin İlgen’in “Binaların kalbinde insan vardır” sözleri, zirvenin temel yaklaşımını özetleyen en dikkat çekici mesajlardan biri oldu. Çalıştay sonunda hazırlanan tüm komite raporlarının tek bir kapsamlı rapor haline getirilerek ilgili kamu kurumlarına sunulacağı açıklandı.

4 Nolu Masa Komitesi olarak hazırladığımız sonuç bildirgesini organizasyon yönetimine teslim ederken ortak bir noktada buluştuk.

‘Toplu yapılarda şeffaflık, hesap verilebilirlik ve profesyonel yönetim anlayışı artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir.’

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.