Hava Durumu

Rahmi Koç ve mizahın arkasındaki inkâr politikası

Yazının Giriş Tarihi: 07.06.2026 11:01
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.06.2026 11:01

Bazı sözler vardır; onları “Şaka”, “Kıkra” ya da “Mizah” diye sunmak, içerdikleri zihniyeti gizlemeye yetmez.

Rahmi Koç’un Kürt kadınlarına ilişkin anlattığı sözde fıkra da bunlardan biridir. Çünkü burada karşımızda olan şey bir dil sürçmesi değil, Kürtleri aşağılayan ve onları yıllardır Eşit Yurttaşlar olarak görmeyi reddeden Egemen Anlayışın dışavurumudur.

Türkiye'de Kürtlerin yaşadığı dil sorunu yeni değil.

On yıllardır milyonlarca insanın kamusal hizmetlere kendi anadilinde erişememesi görmezden gelindi.

Özellikle Kürt kadınları, sağlık hizmetlerinden yararlanırken ciddi iletişim sorunları yaşadı; yaşamaya da devam ediyor. Buna rağmen çözüm üretmek yerine, bu mağduriyeti mizah malzemesine dönüştürmek, sorunun kendisinden değil mağdurlarından rahatsız olunduğunu gösteriyor.

Bir insanın doktora derdini anlatamaması komik değildir. Hastalığını tarif edemediği için yanlış teşhis alması komik değildir. Tedavi sürecini anlayamadığı için sağlık hakkından mahrum bırakılması komik değildir.

Komik olan, bütün bunlar yaşanırken hala sorunun dil bariyeri değil de bu bariyere maruz kalan insanlar olduğunun ima edilmesidir.

Egemen çevreler yıllarca Kürtlerin anadil talebini gereksiz, abartılı ya da siyasi bir mesele olarak göstermeye çalıştı. Oysa konu son derece somuttur: İnsanlar Hastanede, Mahkemede, Okulda ve kamusal yaşamın her alanında kendilerini anlayabilecek bir sistem talep etmektedir. Bu talebi küçümsemek, aslında eşitlik talebini küçümsemektir.

Rahmi Koç’un anlattığı “Fıkra”, bir espriden çok daha fazlasını anlatıyor.

Bu anlatı, Kürt kadınlarını cehaletle özdeşleştiren, onların yaşadığı yapısal sorunları görünmez kılan ve ayrımcılığı normalleştiren bir bakış açısının ürünüdür.

Sorun budur: Kürtlerin maruz kaldığı eşitsizlikler konuşulacağına, eşitsizliğin mağdurları alay konusu yapılmaktadır.

Bugün sorgulanması gereken, Kürt kadınlarının yaşadığı dil bariyeri değil; bu bariyerin neden hala ortadan kaldırılmadığıdır. Sorgulanması gereken, insanların sağlık hakkına erişimini zorlaştıran politikalar değilmiş gibi davranan ve ardından ortaya çıkan mağduriyetlerle dalga geçen anlayıştır.

Çünkü bir halkın yaşadığı hak ihlallerini“Fıkra” diye anlatmak mizah değildir. Yaşı, unvanı, serveti, bulunduğu konumu ne olursa olsun bunun adı cahilliktir.

Bu, yıllardır süren inkârın, duyarsızlığın ve ayrımcılığın başka bir dilde yeniden üretilmesidir.

Bu nedenle mesele bir fıkra değil, toplumun önemli bir kesimine yönelik köklü bir önyargının açığa çıkmasıdır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.