Manavgat eski Belediye Başkanı Şükrü Sözen hakkında yürütülen soruşturmada ortaya çıkan tanık ifadeleri, kamera görüntüleri ve para trafiğine ilişkin iddialar dikkat çekiyor. “Çuval dolusu para”, “döviz pazarlığı” ve “kasayauzanan ilişkiler” gibi başlıklar ise dosyanın merkezinde yer alıyor.
Türkiye’de yerel yönetimlere dair yolsuzluk iddiaları gündeme geldiğinde, tartışma çoğu zaman iki uca savrulur: Bir tarafta “sistem çöktü” diyenler, diğer tarafta “yargılamadan hüküm verilmez” uyarısı yapanlar…
Antalya Manavgat’ta yürütülen son soruşturma da bu gerilimi yeniden görünür kılmış durumda.
Manavgat eski Belediye Başkanı Şükrü Sözen’in de adının geçtiği dosyada “örgüt kurma”, “irtikap”, “rüşvet”ve “mal varlığı aklama” gibi ağır suçlamalar yer alıyor.
Soruşturma kapsamında yer alan tanık beyanları ve ifadeler ise dosyanın en tartışmalı kısmını oluşturuyor.
Bu kapsamda eski belediye çalışanı olduğu belirtilen Mustafa Yavuz’un ifadesi, iddiaların merkezinde yer alan para akışı ve şirket ilişkilerine dair dikkat çekici bir anlatım içeriyor:
“Şükrü Sözen buranın gayriresmi sahibidir. Ancak kâğıt üzerinde bu fabrikanın sahibi *Erdem Buzkan olarak görünür. Erdem Buzkan ile Şükrü Sözen’in arası çok iyiydi. Erdem’i kasası olarak kullanırdı. Erdem’in defalarca Şükrü Sözen’e para verdiğini gördüm. Belediyede yapılan ihalelerde Erdem Buzkan ön ayak olurdu. İhale sahiplerinden almış olduğu paraları Şükrü Sözen’e verirdi. Özellikle festivallerde yapılan ihalelerde Erdem Buzkan etkin rol oynamaktaydı. Festivallerdeki stant sahiplerinden Erdem Buzkan paraları toplayıp Şükrü Sözen’e verirdi.”
Dosyada yer alan bir diğer ifade ise, para trafiğinin günlük işleyişine dair iddiaları içeriyor. Erdem Buzkan’ın iş çevresinde çalıştığı belirtilen muhasebeci S.B., düzenli para hareketlerinden ve döviz işlemlerinden söz ediyor:
“Ayda en az bir kez elinde kahverengi evrak çantası ile gelirdi. Bu çantanın içi genelde para dolu ve genelde de bu para döviz olurdu. Bu paralar geldikten sonra döviz bürosunda bu paraları bozdururlardı. Ben bir keresinde ofise Erdem ve Şükrü Sözen’e çay götürdüğümde telefonda döviz bürosu ile kur pazarlığı yaptığına şahit oldum.”
Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici anlatımlardan biri ise “çuvalla para” iddiasına ilişkin. Yine çalışan beyanına dayandırılan bu bölümde, 2019 yerel seçimleri sonrası yaşanan bir olay şu şekilde aktarılıyor:
“2019 yılında yerel seçimlerden sonra Erdem Buzkan işyerine bir çuval dolusu para ile geldi ve bize ‘Bu paraları sayın’ dedi. Biz de çalışanları olarak bu parayı elle saydık ve aynı şekilde kendisine teslim ettik. O dönemde iş yerimizde para sayma makinesi bulunmadığı için ben, Ü.A., Y.Ü. ve şu an hatırlayamadığım başka bir çalışan bu paraları tek tek saydık. Ancak uzun zaman geçtiği için toplamda ne kadar para olduğunu hatırlamıyorum. Bu paranın nereden ve ne amaçla geldiğini ben bilmiyorum.”
Bu ifadeler, dosyanın kamuoyunda neden bu kadar güçlü bir karşılık bulduğunu da açıklıyor. Ancak burada kritik bir hukuk gerçeği değişmiyor: Tüm bu anlatımlar, henüz mahkeme kararıyla kesinleşmiş tespitler değil, soruşturma aşamasında yer alan beyanlar niteliğinde.
Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen süreçte, farklı tanık ifadeleri, iddialar ve teknik incelemeler bir araya getirilerek geniş bir soruşturma dosyası oluşturulmuş durumda.
Eğer bu iddialar yargı sürecinde doğrulanırsa, mesele yalnızca bireysel sorumluluklarla sınırlı kalmayacak; Belediye İhaleleri, Yerel Yönetim Şeffaflığı ve Denetim Mekanizmaları açısından daha kapsamlı bir tartışmayı da zorunlu hale getirecektir.
Ancak hukuk düzeninin doğası gereği, bu tür dosyalarda aksi ihtimal de her zaman vardır. Bu nedenle yargı süreci tamamlanmadan verilecek her kesin hüküm, en az iddialar kadar risklidir.
Bugün ortada olan şey nettir: ifadeler, iddialar ve devam eden bir soruşturma. Gerisi, hukukun vereceği karara bağlıdır.
Erdem Buzkan kim?: Manavgat Buzkan Motor’un resmi görünen sahibi.