Hava Durumu

Devletin ormanına göz diken kamu görevlileri

Yazının Giriş Tarihi: 21.06.2026 07:29
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.06.2026 07:29

İşte size “Bu kadarına da pes!” dedirtecek bir olay.

Antalya’nın Kepez ilçesine bağlı Kızıllı Mahallesi’nde gündeme gelen arazi tartışması tam da böyle bir olay.

İddialara göre Antalya Valiliği’ne bağlı YİKOB **Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'**da görev yapan bazı memurlar ile Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan bazı kamu görevlileri, yaklaşık 45 dönümlük bir orman arazisini kendi aralarında paylaşmış.

Üstelik bu paylaşımın, yaklaşık 1000’er metrekarelik parseller halinde yapıldığı öne sürülüyor.

Daha sonra da söz konusu alanların orman vasfını kaybettiği ileri sürülerek 2/B kapsamına alınması için dava açıldığı belirtiliyor.

Şimdi durup şöyle bir düşünelim...

Dikkat ederseniz: devletin malını korumakla görevli insanların, devletin malı üzerinde hak iddia ettiği yönündeki bir olay ile karşı karşıyayız.

Bu ülkede milyonlarca vatandaş yıllarca çalışıp bir ev sahibi olabilmek için kredi çekiyor, taksit ödüyor, alın teri döküyor.

Buna karşılık, bahse konu kamu görevlilerinin devlet arazileri üzerinde kullanım hakkı elde etmeye çalıştığı yönündeki iddialar doğal olarak toplumun vicdanını rahatsız ediyor.

Ve sonunda mahkeme de davayı reddediyor. Reddediyor ama dikkat çekici bir noktaya işaret ediyor: “Hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti yok.”

Yani mahkemeye göre davayı açan kişilerin böyle bir talepte bulunabilecek hukuki konumları bulunmuyor.

Asıl tartışma da burada başlıyor.

Bugün Türkiye’nin herhangi bir yerinde vatandaşın yaptığı kaçak bir yapı nedeniyle yıkım kararları alınırken, orman arazilerinin fiilen paylaşıldığı yönündeki iddialar

karşısında kamuoyu haklı olarak şu soruyu soruyor: Bu cesaret nereden geliyor?

Çünkü sıradan bir vatandaş devlet arazisine izinsiz müdahalede bulunduğunda, ilgili kurumlar çok hızlı şekilde harekete geçebiliyor.

Peki söz konusu olan kamu görevlileri olduğunda aynı mekanizmalar neden aynı hızla işlemiyor?

Vatandaşın tepkisini büyüten, vatandaşı isyan ettiren nokta tam da bu.

Türkiye son yıllarda çok sayıda arazi, imar ve kamu malı tartışmasına tanıklık etti.

Ancak burada dikkat çeken konu, iddiaların merkezinde kamu görevlilerinin bulunmasıdır.

Oysa kamu görevlisinin görevi devlet malına ortak olmak değil, onu korumaktır.

Devletin bütçesi, araçları, binaları, arazileri ve ormanları milletindir.

Oralarda görev yapanların değil.

Eğer iddialar doğruysa mesele yalnızca 45 dönümlük bir arazi meselesi değildir.

Mesele, devlet adına görev yapan kişilerin kamu malına bakışının sorgulanmasıdır.

Bu nedenle konu sadece Antalya’nın değil, tüm Türkiye’nin meselesidir.

Çünkü vatandaş bugün haklı olarak şu soruyu soruyor:

Devletin malını koruması gerekenler, devletin malına göz dikerse, vatandaş hakkını kimden nasıl koruyacak?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.