Hava Durumu

Artan polis intiharları ve reddedilen Meclis Araştırması

Yazının Giriş Tarihi: 26.02.2026 10:44
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.02.2026 10:44

Her sabah üniformasını giyip göreve giden bir polis…Akşam eve dönüp dönemeyeceğini ailesi kadar kendisi de bilmiyor.

Ama artık mesele sadece görevde hayatını kaybetmek değil.Türkiye’de bazı polisler, en büyük tehdidi sokakta değil, kendi dünyalarında yaşıyor.

Hele şu son yıllarda artan polis intiharları, görmezden gelinemeyecek kadar büyük bir SOS veriyor.

Resmi verilerin sınırlı paylaşılması, sorunun boyutunu küçültmüyor; aksine daha da büyütüyor. Çünkü konuşulmayan her vaka, bir sonrakinin habercisi oluyor.

Bu artık bireysel bir kırılma olmaktan çıkmış, kurumsal bir sorun haline gelmiştir.

Polislik, doğası gereği zor bir meslek. Ama bu zorluk, Türkiye’de sistematik bir baskıya dönüşmüş durumda:Bitmeyen mesailer, düzensiz yaşam, amir baskısı, görev dışı yükler ve en önemlisi “Güçlü Görünmek Zorundasın” kültürü…

Öğretilen bu kültür, yardım istemeyi değil, susmayı öğretiyor.Ve bazen o sessizlik, hiç kimsenin aklının bile ucundan geçirmediği bir anda intiharla son buluyor.

İYİ Parti’nin polis intiharlarının araştırılması için verdiği önergenin, AK Parti oylarıyla reddedilmesi bu yüzden sadece siyasi bir karar değildir.

Ve yaptığımız bir haberde: AK Part iAntalya Milletvekili Kemal Çelik, her vakanın incelendiğini ve gerekli adımların atıldığını söylemişti.

Hepsi bu…

Peki, o zaman buradan sadece AK Parti Antalya Milletvekili Kemal Çelik’e şu soruyu sormak gerekiyor:

İncelenen bir sorun neden her geçen gün artarak büyümeye devam ediyor?

Sorunu yalnızca “incelemek”, onu çözmez.

Hatta bazen sadece kayıt altına almak, vicdanı rahatlatmanın bir yoluna dönüşür.

Oysa burada ihtiyaç duyulan şey çok daha açık:

Şeffaflık. Hesap verebilirlik. Ve en önemlisi, önleyici politika.

Bu kadar net…

Bugün bir polis memuru psikolojik destek almak istediğinde gerçekten güvenli bir alana mı sahip?

Yoksa bu talep, kariyerine zarar verecek bir “zafiyet” olarak mı görülüyor?

Bana göre bu soruların cevabı verilmeden atılan, atılacak her adım eksik kalacaktır.

Çünkü mesele sadece çalışma saatleri ya da maaş değil.

Mesele, insanın ruhuna dokunan bir sistemin olup olmadığıdır.

Her intihar, aslında geç kalınmış bir müdahaledir.

Her kayıp, “keşke” ile başlayan cümlelerin artmasıdır.

Ve her “keşke”, aslında zamanında duyulmayan bir feryattır, figandır.

Türkiye, güvenliğini sağlayan insanların tükenmesi pahasına güçlü kalamaz.

Bir ülke, en sadık görev yapanlarını koruyamıyorsa, aslında en büyük zafiyetini yaşıyor demektir.

Bu yüzden artık mesele siyaset değil.Mesele istatistik değil.

Mesele doğrudan insan hayatı.

Hepimizin bildiğiniz gibi: bazı gerçekler vardır ki, görmezden gelindikçe büyür.

Polis intiharları da işte tam olarak böyle bir gerçektir.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.