Forum X Platformu’nun buluşmasında dört aday; Hatice Öz, Reşat Güney, Berkay Bahar ve Davut Çetin, projelerini ve Antalya Ticaret Sanayi Odası ATSO’ya ilişkin eleştirilerini anlattı.
Ortaya çıkan tablo yalnızca bir seçim yarışından çok, ATSO’nun nasıl bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğu tartışmasını da ortaya koydu.
Bu gün ATSO seçimlerinde dikkat çeken bir başka bir noktayı sizinle paylaşmak istiyorum.
Dikkat ederseniz adayların neredeyse tamamı değişimden, yeni projelerden, üyeye dokunan yönetimden ve Antalya’nın sorunlarına daha fazla müdahil olmaktan söz ediyor.
İsterseniz birde olaya tersinden bakalım:
Antalya’nın ihtiyacı gerçekten daha fazla proje mi, yoksa mevcut projelerin neden sonuç vermediğinin hesabını soran bir yönetim mi?
Çünkü bugün ortaya konulan vaatlerin önemli bir bölümü aslında ATSO’nun yıllardır konuştuğu başlıkların farklı biçimlerde yeniden kurulmasından ibaret.
Dijital dönüşüm...
İhracat...
Markalaşma...
Turizmi 12 aya yayma...
Lojistik merkez...
Meslek komitelerinin güçlendirilmesi...
Kentin sorunlarına daha fazla müdahil olma...
Bunların hiçbiri Antalya iş dünyasının ilk kez duyduğu meseleler değil.
Asıl soru şu: Daha önce neden yapılamadı? Yapıldıysa neden devam etmedi?
Hatice Öz, değişen ticaret dünyasına karşı ATSO’nun da değişmesi gerektiğini söylüyor. Dijital dönüşüm merkezi ve yapay zekâ destekli hizmetler öneriyor.
Güzel.
Ama burada üyelerin soracağı ikinci soru hazır:
Bu dönüşüm kaç üyeye ulaşacak, hangi sürede tamamlanacak ve başarısı hangi ölçüyle değerlendirilecek?
Reşat Güney, aidat sistemini ve üye temsiliyetini hedef alıyor. 2005 yılından bu yana tam aidat alındığını ve üyelerin mağdur edildiğini savunuyor.
Buradaki mesele de yalnızca aidat değil.
70 bin üyeli bir kurumda üyelerin ne kadarının karar süreçlerine gerçekten katıldığı ve ödediği aidatın karşılığında ne aldığıdır.
Berkay Bahar, ATSO’nun Antalya’nın sorunlarına daha fazla müdahil olması gerektiğini söylüyor. Su, trafik, tarım, turizm ve markalaşma başlıklarını aynı masaya getiriyor.
Bu yaklaşımın kritik tarafı başka yerde:
ATSO kentteki her sorunu çözemez. Ama hangi sorunu neden gündemine aldığını, hangi kurumdan ne talep ettiğini ve bunun sonucunda ne elde ettiğini kamuoyuna gösterebilir.
Davut Çetin ise geçmiş dönemde yapılan projelerin bugün devam etmediğini söylüyor.
İşte seçim yarışının en can alıcı noktası belki de burası.
Çünkü yeni bir yönetimin başarısı yalnızca “Ben ne yapacağım?” sorusuyla ölçülmez.
Bir de şu soru vardır:
“Senden önce yapılan hangi işi neden sürdüreceksin, hangisini neden değiştireceksin?”
Çetin’in ATSO KÖK ödülleri üzerinden verdiği örnek tam da bu nedenle önemli.
Endüstri Meslek Lisesi’ne salon, Uçak Lisesi’ne Uçak Bakım Hangarı ve Kemer Belediyesi’ne eğitim ve kültür merkezi gibi projelerden söz ediliyor.
O halde yeni yönetimin önündeki mesele yalnızca yeni projeler açıklamak değil.
Eski projelerin akıbetini de ortaya koymak.
Çünkü kurumsal hafıza her seçimde sıfırlanırsa, her yeni yönetim kendisini sıfırdan başlamış gibi anlatabilir.
Bugün “yeni proje” diye anlatılan bir başlığın dün hangi aşamaya geldiğini kimse bilmiyorsa, yarın aynı proje bir başka seçimde yeniden vaat edilebilir.
İşte asıl ters köşe burada.
ATSO’nun ihtiyacı belki de daha fazla vaat değil; vaatlerin kaydını tutan, hedeflerini açıklayan, takvimini ortaya koyan ve gerçekleşip gerçekleşmediğini üyeye gösteren bir yönetim modeli.
Çünkü 70 bin üyeli bir kurumda başarı, kaç proje açıkladığınızla değil, kaç projeyi tamamladığınızla ölçülür.
Seçim bittiğinde reklam ve söylemler bitecek, vaatler unutulacak ve yönetim başlayacak.
O gün üyelerin aklında tek bir soru kalacak:
“Söylediklerinizden hangisini, ne zaman ve hangi kaynakla yaptınız?”
ATSO için gerçek değişim, belki de tam o gün başlayacak.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Engin YILMAZ
Antalya Ticaret Sanayi Odası ATSO’da vaat yarışı
Forum X Platformu’nun buluşmasında dört aday; Hatice Öz, Reşat Güney, Berkay Bahar ve Davut Çetin, projelerini ve Antalya Ticaret Sanayi Odası ATSO’ya ilişkin eleştirilerini anlattı.
Ortaya çıkan tablo yalnızca bir seçim yarışından çok, ATSO’nun nasıl bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğu tartışmasını da ortaya koydu.
Bu gün ATSO seçimlerinde dikkat çeken bir başka bir noktayı sizinle paylaşmak istiyorum.
Dikkat ederseniz adayların neredeyse tamamı değişimden, yeni projelerden, üyeye dokunan yönetimden ve Antalya’nın sorunlarına daha fazla müdahil olmaktan söz ediyor.
İsterseniz birde olaya tersinden bakalım:
Antalya’nın ihtiyacı gerçekten daha fazla proje mi, yoksa mevcut projelerin neden sonuç vermediğinin hesabını soran bir yönetim mi?
Çünkü bugün ortaya konulan vaatlerin önemli bir bölümü aslında ATSO’nun yıllardır konuştuğu başlıkların farklı biçimlerde yeniden kurulmasından ibaret.
Dijital dönüşüm...
İhracat...
Markalaşma...
Turizmi 12 aya yayma...
Lojistik merkez...
Meslek komitelerinin güçlendirilmesi...
Kentin sorunlarına daha fazla müdahil olma...
Bunların hiçbiri Antalya iş dünyasının ilk kez duyduğu meseleler değil.
Asıl soru şu: Daha önce neden yapılamadı? Yapıldıysa neden devam etmedi?
Hatice Öz, değişen ticaret dünyasına karşı ATSO’nun da değişmesi gerektiğini söylüyor. Dijital dönüşüm merkezi ve yapay zekâ destekli hizmetler öneriyor.
Güzel.
Ama burada üyelerin soracağı ikinci soru hazır:
Bu dönüşüm kaç üyeye ulaşacak, hangi sürede tamamlanacak ve başarısı hangi ölçüyle değerlendirilecek?
Reşat Güney, aidat sistemini ve üye temsiliyetini hedef alıyor. 2005 yılından bu yana tam aidat alındığını ve üyelerin mağdur edildiğini savunuyor.
Buradaki mesele de yalnızca aidat değil.
70 bin üyeli bir kurumda üyelerin ne kadarının karar süreçlerine gerçekten katıldığı ve ödediği aidatın karşılığında ne aldığıdır.
Berkay Bahar, ATSO’nun Antalya’nın sorunlarına daha fazla müdahil olması gerektiğini söylüyor. Su, trafik, tarım, turizm ve markalaşma başlıklarını aynı masaya getiriyor.
Bu yaklaşımın kritik tarafı başka yerde:
ATSO kentteki her sorunu çözemez. Ama hangi sorunu neden gündemine aldığını, hangi kurumdan ne talep ettiğini ve bunun sonucunda ne elde ettiğini kamuoyuna gösterebilir.
Davut Çetin ise geçmiş dönemde yapılan projelerin bugün devam etmediğini söylüyor.
İşte seçim yarışının en can alıcı noktası belki de burası.
Çünkü yeni bir yönetimin başarısı yalnızca “Ben ne yapacağım?” sorusuyla ölçülmez.
Bir de şu soru vardır:
“Senden önce yapılan hangi işi neden sürdüreceksin, hangisini neden değiştireceksin?”
Çetin’in ATSO KÖK ödülleri üzerinden verdiği örnek tam da bu nedenle önemli.
Endüstri Meslek Lisesi’ne salon, Uçak Lisesi’ne Uçak Bakım Hangarı ve Kemer Belediyesi’ne eğitim ve kültür merkezi gibi projelerden söz ediliyor.
O halde yeni yönetimin önündeki mesele yalnızca yeni projeler açıklamak değil.
Eski projelerin akıbetini de ortaya koymak.
Çünkü kurumsal hafıza her seçimde sıfırlanırsa, her yeni yönetim kendisini sıfırdan başlamış gibi anlatabilir.
Bugün “yeni proje” diye anlatılan bir başlığın dün hangi aşamaya geldiğini kimse bilmiyorsa, yarın aynı proje bir başka seçimde yeniden vaat edilebilir.
İşte asıl ters köşe burada.
ATSO’nun ihtiyacı belki de daha fazla vaat değil; vaatlerin kaydını tutan, hedeflerini açıklayan, takvimini ortaya koyan ve gerçekleşip gerçekleşmediğini üyeye gösteren bir yönetim modeli.
Çünkü 70 bin üyeli bir kurumda başarı, kaç proje açıkladığınızla değil, kaç projeyi tamamladığınızla ölçülür.
Seçim bittiğinde reklam ve söylemler bitecek, vaatler unutulacak ve yönetim başlayacak.
O gün üyelerin aklında tek bir soru kalacak:
“Söylediklerinizden hangisini, ne zaman ve hangi kaynakla yaptınız?”
ATSO için gerçek değişim, belki de tam o gün başlayacak.
YAZARLARIMIZ Tüm Yazarlarımız
Kendimizi dinlersek, yaşadığımız olaylar tesadüf değildir, yaşadığımız her acı deneyimden alacağımız bir ders mutlaka olmalıdır. Bu nedenle geçmişteki acıları ve acı deneyimleri hatırlayıp kendi kendimizi bitirmek yerine onlardan aldığımız dersleri hatırlayarak geleceğimize umutla bakabiliriz