Henüz 13 yaşındayken oyunculuğa adım atan Yüsra Geyik, yıllar içinde bu yolculuğun bir kariyer planından çok içsel bir arayış olduğunu fark etti. Başarılı oyuncu, oyunculuğu bir meslekten öte kendini tanıma ve dönüştürme alanı olarak gördüğünü MAG Şubat sayısında samimi sözlerle anlattı.
Haber Giriş Tarihi: 04.02.2026 16:58
Haber Güncellenme Tarihi: 04.02.2026 16:58
Kaynak:
İGFA
İSTANBUL (İGFA) - Çocuk yaşta kamera karşısına geçen ve uzun soluklu projelerle büyüyen Yüsra Geyik, oyunculuk serüvenini bilinçli bir kariyer planından ziyade iç sesinin rehberliğinde şekillenen bir yolculuk olarak tanımlıyor. Zamanla oyunculuğun kendisi için yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda kendini keşfetme ve dönüştürme alanı haline geldiğini ifade eden Geyik, bu sürecin hem mesleki hem de kişisel gelişimine büyük katkı sağladığını söylüyor.
Uzun süreli projelerde yer almanın hayatındaki yön arayışıyla örtüştüğünü belirten başarılı oyuncu, aldığı kararların dış etkenlerden değil, tamamen kişisel bir gereklilikten doğduğunu vurguluyor. Oyunculuğa bakışının yıllar içinde daha da netleştiğini dile getiren Geyik, bu yolculuğun kendisini sınırlamak yerine yeni alanlar açtığını ifade ediyor.
“OYUNCULUK BİR DÖNÜŞÜM DEĞİL, İÇSEL BİR YOLCULUK”
“Oynadığım her karakter, ben; ben, oynadığım her karakterim” sözleriyle rollerle kurduğu bağı özetleyen Yüsra Geyik, her karakterin kendisi için bir yüzleşme ve iyileşme alanı yarattığını söylüyor. Oyunculuğu bir dönüşüm süreci olarak değil, içsel bir yolculuk olarak tanımlayan Geyik, karakterlerle birlikte değişip büyümenin büyük bir şans olduğunu dile getiriyor.
Aşka ve hayata dair bakışını da samimiyetle paylaşan oyuncu, duyguların keskin sınırlarla tanımlanamayacağını belirterek, “Bir şey gri olacaksa, o aşktır… Aşk gridir” sözleriyle dikkat çekiyor. Aşkı hem huzur hem de güçlü bir yüzleşme alanı olarak tanımlayan Geyik, duyguların karmaşıklığını yalın bir dille aktardı. Güncel projeleriyle izleyici karşısına çıkmaya devam eden Yüsra Geyik, oyunculukta merkezde olmanın getirdiği sorumlulukları, karakterlerin iç dünyasını anlama sürecini ve bu yolculuğun sunduğu meydan okumaları da dergide detaylıca paylaşıldı. Geyik'in numerolojiye olan ilgisi, küçük kişisel ritüelleri ve sınırlarını zorlamaya dair yaklaşımı da röportajın öne çıkan başlıkları arasında.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yüsra Geyik: Oynadığım her karakter benim!
Henüz 13 yaşındayken oyunculuğa adım atan Yüsra Geyik, yıllar içinde bu yolculuğun bir kariyer planından çok içsel bir arayış olduğunu fark etti. Başarılı oyuncu, oyunculuğu bir meslekten öte kendini tanıma ve dönüştürme alanı olarak gördüğünü MAG Şubat sayısında samimi sözlerle anlattı.
İSTANBUL (İGFA) - Çocuk yaşta kamera karşısına geçen ve uzun soluklu projelerle büyüyen Yüsra Geyik, oyunculuk serüvenini bilinçli bir kariyer planından ziyade iç sesinin rehberliğinde şekillenen bir yolculuk olarak tanımlıyor. Zamanla oyunculuğun kendisi için yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda kendini keşfetme ve dönüştürme alanı haline geldiğini ifade eden Geyik, bu sürecin hem mesleki hem de kişisel gelişimine büyük katkı sağladığını söylüyor.
Uzun süreli projelerde yer almanın hayatındaki yön arayışıyla örtüştüğünü belirten başarılı oyuncu, aldığı kararların dış etkenlerden değil, tamamen kişisel bir gereklilikten doğduğunu vurguluyor. Oyunculuğa bakışının yıllar içinde daha da netleştiğini dile getiren Geyik, bu yolculuğun kendisini sınırlamak yerine yeni alanlar açtığını ifade ediyor.
“OYUNCULUK BİR DÖNÜŞÜM DEĞİL, İÇSEL BİR YOLCULUK”
“Oynadığım her karakter, ben; ben, oynadığım her karakterim” sözleriyle rollerle kurduğu bağı özetleyen Yüsra Geyik, her karakterin kendisi için bir yüzleşme ve iyileşme alanı yarattığını söylüyor. Oyunculuğu bir dönüşüm süreci olarak değil, içsel bir yolculuk olarak tanımlayan Geyik, karakterlerle birlikte değişip büyümenin büyük bir şans olduğunu dile getiriyor.
Aşka ve hayata dair bakışını da samimiyetle paylaşan oyuncu, duyguların keskin sınırlarla tanımlanamayacağını belirterek, “Bir şey gri olacaksa, o aşktır… Aşk gridir” sözleriyle dikkat çekiyor. Aşkı hem huzur hem de güçlü bir yüzleşme alanı olarak tanımlayan Geyik, duyguların karmaşıklığını yalın bir dille aktardı. Güncel projeleriyle izleyici karşısına çıkmaya devam eden Yüsra Geyik, oyunculukta merkezde olmanın getirdiği sorumlulukları, karakterlerin iç dünyasını anlama sürecini ve bu yolculuğun sunduğu meydan okumaları da dergide detaylıca paylaşıldı. Geyik'in numerolojiye olan ilgisi, küçük kişisel ritüelleri ve sınırlarını zorlamaya dair yaklaşımı da röportajın öne çıkan başlıkları arasında.
Kaynak: İGFA
En Çok Okunan Haberler