Bilecik’in Pazaryeri ilçesine bağlı Bozcaarmut köyünde, Gübretaş tarafından yürütülen altın arama sondaj çalışmalarına yönelik tepkiler her geçen gün artıyor. Bölgedeki gerginlik, komşu köylerin de sürece dahil olmasıyla büyümeye başladı.
Haber Giriş Tarihi: 21.03.2026 11:52
Haber Güncellenme Tarihi: 21.03.2026 11:55
Kaynak:
İGFA
Pazaryeri Gündem (BİLECİK İGFA)
Son olarak Kınık ve Alınca köyü sakinleri, yürütülen çalışmalar hakkında kendilerine bugüne kadar hiçbir resmi bilgilendirme yapılmadığını öne sürerek firmaya tepki gösterdi. Köylüler, Bozcaarmut ile aralarında yaklaşık 8 kilometre mesafe bulunmasına rağmen yapılacak maden faaliyetlerinin kendi yaşam alanlarını da doğrudan etkileyeceğini dile getirdi.
“Toprağımızı, suyumuzu riske atmayın” diyerek seslerini yükselten vatandaşlar, bölgelerinde altın madeni istemediklerini açık bir dille ifade etti. Özellikle tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan köylüler, olası bir maden faaliyetinin doğaya ve yeraltı su kaynaklarına zarar vereceğinden endişe ediyor.
Köylüler, kendi imkânlarıyla TEMA Vakfı tarafından hazırlanan altın madenciliği belgeselini izleyerek sürecin çevresel etkileri hakkında bilgi sahibi oldu. Belgeselin ardından köyde adeta ortak bir bilinç oluşurken, vatandaşlar daha örgütlü bir şekilde tepki göstermeye başladı.
Kınık köyü sakinlerinden, İstanbul’da yaşayan Öğretim Görevlisi Mimar Didem Baran da köye gelerek belgesel hakkında vatandaşları bilgilendirdi. Baran, altın madenciliğinin uzun vadede yaratabileceği çevresel tahribatlara dikkat çekerek köylülerin bilinçlenmesine katkı sağladı.
Didem Baran, “Bilindiği üzere Bozcaarmut köyünde bir altın madeni projesi gündemde şu anda. Her kafadan bir ses çıkıyor. Yani köylüler biz genel olarak istemiyoruz ama bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz. Neden istenmiyor? Yani gerçekten altına ihtiyaç var. Ekonomik olarak faydalı ama diğer taraftan da çevresel etkileri kötü mü iyi mi? Şimdi bir sürü şey dolaşıyor. Kent konseyinden, çevre komisyonundan çok değerli çevre bilimci hocalarımız geldiler benim uzmanlık alanım değil. Ben kendim mimarım ama hani bayramda ne yapabiliriz diye düşündük. En azından temanın çok basit bir, maden faaliyetleri ile ilgili, çevreye nasıl etkileri olduğuyla ilgili ufak bir belgeseli var. Şimdi bunu herkes evinden izleyebilir ama netice itibariyle hani kimse de buna vakit ayırıp izleyeyim demez. Yine BBC'nin BBC Türkiye'nin altın madenciliği ile hazırladığı 14-15 dakikalık bir şey var çok kısa yani bunlar çok fazla vaktinizi alacak şeyler değil. En azından fikir sahibi olabilmek için bilgi sahibi olabilmek adına bunları birlikte izleyelim istedik. Yani hepimiz bu bölgenin insanıyız. Karşı duruyoruz. Hani çevresel etkileri açısından korkularımız var. Süreç şeffaf yürümüyor. Birtakım önceki altın madenleri ile ilgili karşılaşılan olumsuz örnekler var. Hepimizin çekinceleri var. Ama nihayetinde eğer bilgi sahibi olursak neyi neden istemediğimizi anlatabilirsek belki elimizden geleni yapmış olacağız. Yani bir sonuca ulaşır mı, ulaşmaz mı bilmiyoruz ama biz vatandaş olarak bu bölgenin insanı olarak elimizden geleni yapmış olacağız sadece. Ben açıkçası bu köye bir borcum olarak görüyorum bunu. Ben Kınıklıyım hepimizin de bu toprakları sevdiğinizi düşünüyorum. Çünkü bayramda, tatilde hepimiz buradayız bir şekilde koşup geldiğimiz yer burası. Şehirden koşup geldiğimiz yer. Çocuklarımıza bırakmak istediğimiz yer burası. Belki öldüğümüzde gömüleceğimiz topraklar burası Kınık Köyü için çok daha önemli. Çünkü direkt bu topraktan ürünler elde edip onları satıyor. Bu toprakların kirlenmesinin Kılık köyü için başkaca da bir anlamı var. Bunun da olmasını istemiyoruz. Sarıdayıda da sondajla ilgili çalışmalar sürüyor. şu anda durum bu. daha çevresel etki değerlendirme raporu alınmış değil ama süreci de bilmiyoruz. Yani bununla ilgili çed gerekli değildir başvurusunda bulunuldu ancak bunun sonucu ne çıkacak bilemiyoruz. İşte bir bayram akşamı bir çağırıyoruz herkes geliyor birlikte oturuyoruz yani burası bir kültür mozaiği. Kınıık köyü çok değerli bir köy. Yani bizim böyle değerlerimiz varken hani bunları biraz daha ön plana çıkartmak. Evet Altın da değerli. Evet. Ekonomi açısından gerekebilir ama neye rağmen? Yani neye ne pahasına, sondajlar için ağaç kesim aşamasındayız maalesef” diye konuştu.
Köy sakinlerinden Bozüyük ilçesinde ikamet eden Göksel İssi ise “Kınıklı bir vatandaş olarak Gübrataş firmasının köyümüzü ve çevre köyleri gelip bize bu işin artı eksileriyle bizi bilgilendirmesini istiyoruz. halkın bu işten zararı olmasından çok korkuyoruz. Özellikle doğamız kirlenecek, sularımız kirlenecek. Buna karşı halkımızın bilgilendirmesini istiyoruz. Biz de bu akşam bayram münasebetiyle hem arkadaşlarla bayramlaştık hem de bu işin e gelecekte bize zararlarını anlattık hani bildiğimiz kadarıyla. Ama bu işi Gübretaş firmasının bize gelip detaylı bir şekilde anlatmasını istiyoruz. Bize hiç gelmediler. Bozcaarmut köyüne e geldiler. Orada bir toplantı yapılmış. Zaten biz oradaki videoyu izleyerek bu işe dahil olduk ama başka köylere geldiğini bilmiyorum. Hani benim bildiğim yok. Bir tek Bozcaarmut’ta geldiler. Bizim köyümüze gelmediler. Ondan eminim” diye tepkisini gösterdi.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Bilecik'te köylülerin maden tepkisi büyüyor!
Bilecik’in Pazaryeri ilçesine bağlı Bozcaarmut köyünde, Gübretaş tarafından yürütülen altın arama sondaj çalışmalarına yönelik tepkiler her geçen gün artıyor. Bölgedeki gerginlik, komşu köylerin de sürece dahil olmasıyla büyümeye başladı.
Pazaryeri Gündem (BİLECİK İGFA)
Son olarak Kınık ve Alınca köyü sakinleri, yürütülen çalışmalar hakkında kendilerine bugüne kadar hiçbir resmi bilgilendirme yapılmadığını öne sürerek firmaya tepki gösterdi. Köylüler, Bozcaarmut ile aralarında yaklaşık 8 kilometre mesafe bulunmasına rağmen yapılacak maden faaliyetlerinin kendi yaşam alanlarını da doğrudan etkileyeceğini dile getirdi.
“Toprağımızı, suyumuzu riske atmayın” diyerek seslerini yükselten vatandaşlar, bölgelerinde altın madeni istemediklerini açık bir dille ifade etti. Özellikle tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan köylüler, olası bir maden faaliyetinin doğaya ve yeraltı su kaynaklarına zarar vereceğinden endişe ediyor.
Köylüler, kendi imkânlarıyla TEMA Vakfı tarafından hazırlanan altın madenciliği belgeselini izleyerek sürecin çevresel etkileri hakkında bilgi sahibi oldu. Belgeselin ardından köyde adeta ortak bir bilinç oluşurken, vatandaşlar daha örgütlü bir şekilde tepki göstermeye başladı.
Kınık köyü sakinlerinden, İstanbul’da yaşayan Öğretim Görevlisi Mimar Didem Baran da köye gelerek belgesel hakkında vatandaşları bilgilendirdi. Baran, altın madenciliğinin uzun vadede yaratabileceği çevresel tahribatlara dikkat çekerek köylülerin bilinçlenmesine katkı sağladı.
Didem Baran, “Bilindiği üzere Bozcaarmut köyünde bir altın madeni projesi gündemde şu anda. Her kafadan bir ses çıkıyor. Yani köylüler biz genel olarak istemiyoruz ama bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz. Neden istenmiyor? Yani gerçekten altına ihtiyaç var. Ekonomik olarak faydalı ama diğer taraftan da çevresel etkileri kötü mü iyi mi? Şimdi bir sürü şey dolaşıyor. Kent konseyinden, çevre komisyonundan çok değerli çevre bilimci hocalarımız geldiler benim uzmanlık alanım değil. Ben kendim mimarım ama hani bayramda ne yapabiliriz diye düşündük. En azından temanın çok basit bir, maden faaliyetleri ile ilgili, çevreye nasıl etkileri olduğuyla ilgili ufak bir belgeseli var. Şimdi bunu herkes evinden izleyebilir ama netice itibariyle hani kimse de buna vakit ayırıp izleyeyim demez. Yine BBC'nin BBC Türkiye'nin altın madenciliği ile hazırladığı 14-15 dakikalık bir şey var çok kısa yani bunlar çok fazla vaktinizi alacak şeyler değil. En azından fikir sahibi olabilmek için bilgi sahibi olabilmek adına bunları birlikte izleyelim istedik. Yani hepimiz bu bölgenin insanıyız. Karşı duruyoruz. Hani çevresel etkileri açısından korkularımız var. Süreç şeffaf yürümüyor. Birtakım önceki altın madenleri ile ilgili karşılaşılan olumsuz örnekler var. Hepimizin çekinceleri var. Ama nihayetinde eğer bilgi sahibi olursak neyi neden istemediğimizi anlatabilirsek belki elimizden geleni yapmış olacağız. Yani bir sonuca ulaşır mı, ulaşmaz mı bilmiyoruz ama biz vatandaş olarak bu bölgenin insanı olarak elimizden geleni yapmış olacağız sadece. Ben açıkçası bu köye bir borcum olarak görüyorum bunu. Ben Kınıklıyım hepimizin de bu toprakları sevdiğinizi düşünüyorum. Çünkü bayramda, tatilde hepimiz buradayız bir şekilde koşup geldiğimiz yer burası. Şehirden koşup geldiğimiz yer. Çocuklarımıza bırakmak istediğimiz yer burası. Belki öldüğümüzde gömüleceğimiz topraklar burası Kınık Köyü için çok daha önemli. Çünkü direkt bu topraktan ürünler elde edip onları satıyor. Bu toprakların kirlenmesinin Kılık köyü için başkaca da bir anlamı var. Bunun da olmasını istemiyoruz. Sarıdayıda da sondajla ilgili çalışmalar sürüyor. şu anda durum bu. daha çevresel etki değerlendirme raporu alınmış değil ama süreci de bilmiyoruz. Yani bununla ilgili çed gerekli değildir başvurusunda bulunuldu ancak bunun sonucu ne çıkacak bilemiyoruz. İşte bir bayram akşamı bir çağırıyoruz herkes geliyor birlikte oturuyoruz yani burası bir kültür mozaiği. Kınıık köyü çok değerli bir köy. Yani bizim böyle değerlerimiz varken hani bunları biraz daha ön plana çıkartmak. Evet Altın da değerli. Evet. Ekonomi açısından gerekebilir ama neye rağmen? Yani neye ne pahasına, sondajlar için ağaç kesim aşamasındayız maalesef” diye konuştu.
Köy sakinlerinden Bozüyük ilçesinde ikamet eden Göksel İssi ise “Kınıklı bir vatandaş olarak Gübrataş firmasının köyümüzü ve çevre köyleri gelip bize bu işin artı eksileriyle bizi bilgilendirmesini istiyoruz. halkın bu işten zararı olmasından çok korkuyoruz. Özellikle doğamız kirlenecek, sularımız kirlenecek. Buna karşı halkımızın bilgilendirmesini istiyoruz. Biz de bu akşam bayram münasebetiyle hem arkadaşlarla bayramlaştık hem de bu işin e gelecekte bize zararlarını anlattık hani bildiğimiz kadarıyla. Ama bu işi Gübretaş firmasının bize gelip detaylı bir şekilde anlatmasını istiyoruz. Bize hiç gelmediler. Bozcaarmut köyüne e geldiler. Orada bir toplantı yapılmış. Zaten biz oradaki videoyu izleyerek bu işe dahil olduk ama başka köylere geldiğini bilmiyorum. Hani benim bildiğim yok. Bir tek Bozcaarmut’ta geldiler. Bizim köyümüze gelmediler. Ondan eminim” diye tepkisini gösterdi.
.
Kaynak: İGFA
En Çok Okunan Haberler