Hava Durumu
Yazının Giriş Tarihi: 04.09.2021 05:13

Kocaeli Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi hakkında

Yaş ilerledi, haliyle bazı tetkikleri aciliyet arz etmeden önce yaptırmak lazım düşüncesi ile vakit buldukça doktor arayışlarım oluyor.

Bu kapsamda daha önce özel hastanelere gittiğim alanlarda Devlet Hastanelerinin ve üniversite hastanesi doktorlarının da görüşlerini almanın faydalı olacağını düşündüm.

Ve 1 ay önce MHRS üzerinden randevu alarak gittiğim Seka devlet hastanesinden bu konuda çok faydalandım, tanışmıyoruz ama iltifat marifete tabidir derler bu vesile ile yazmış olayım Op.Dr. Fikret Özbakır ve hastane personeline çok teşekkür ederim. Tanı, tahlil, tetkik ve ilaç tavsiye süreci 1-2 gün içerisinde bitti.

***

Daha sonra eş dost tavsiyesi ile kalp damar cerrahisi konusunda Prof.Dr Muhip Kanko hocanın alanında çok iyi olduğunu öğrendim ve randevu alarak muayeneye gittim.

Muayene ve tetkiklerimin bazısı 1-2 gün içerisinde bazısı 20-25 gün sonrasını buldu, bunlar o bölümde yaşanan yoğunluk ve taleple ilgili,bunlar yazılacak şeyler olmadığı için detaylara girmiyorum, elbette acil durumu olanlara öncelik verirler.

Muhip Hoca ile de tanışmayız, zaten herkesin ağzında maske var göz aşinalığı ihtimali bile azalıyor.

Muhip hoca sağ olsun anlattığım her şeyi can kulağı ile dinledi hem tahlil ve tetkikler isteyeceğini hem de şikayetlerim ile ilişkili olacağını düşündüğü için dahiliye servisinde de muayene ve tetkikler yaptırmanın faydalı olacağını belirtti.

Ben de bazen 303 75 75 üzerinden bazen hastanenin internet sitesi üzerinden randevularımı alıp sıram geldikçegidip gelmeye başladım.

En sık kullandığım hizmetler olan ana girişte ki araç valeleri ve yürüyen merdivenlerinin karşısında ki otopark çalışanının onca trafiğe rağmen güler yüzlü ve pratik olduklarını ifade etmeliyim.

Süreç içerisinde hastaneye girip çıkarken, çok büyük bölümünün hastane idarecileri tarafından yapılacak küçük dokunuşlarla çözülebilecek “aslında basit” ama hastalar ve çalışanlar açısından önemli olan sorunlar gözlemledim.

Öyle ya hastalar nihayetinde geçici çalışanlar kalıcıydı!

Ve nihayet bu gün sonuçlarımı gösterebilmek için daha önceden randevusunu aldığım dahiliye 1 servisinin önüne 45 dakika önce gelip sıramın gelmesini bekledim.

Sıram geçeli yaklaşık 45 dakika olduğu halde ana ekranda benden önceki 2 hastaya daha sıranın gelmediği yazıyordu, bir aksilik olmalıydı!

Öyle ya Doktor da bizim gibi bir insan onun işe gelememesi için pek çok insani sebep olabilirdi!

Ama o ana kadar bir bilgilendirme, uyarı ve çözüm yoktu.

Çıkan bir hasta dolayısı ile açılan sensörlü poliklinik kapısından içeri girerek dahiliye 1odasının aralık olan kapısında baktım, içeride bir erkek görevli bilgisayarda bir şeyler yapıyordu!

- Merhaba, bir şey sorabilir miyim dedim!

- "Ben Doktor değilim" dedi!

- Ama doktorun odasında ve doktorun masasındasınız doktor gelecek mi, bilginiz var mı? diye sorduğumda

- Bilemem sekreterlere sorun dedi!

Sekreter hanıma giderek, size bir şey sorabilir miyim dedim!

- Buyur sende sor dedi!!!

Böyle bir cevap bekliyordum çok gergindi “haklıydı”

“Benden az önce bir hasta bayan yaşadığı tüm aksiliklerin hesabını ona sormuştu!

Siz benim ne şartlarda ve nereden buraya geldiğimi biliyor musunuz hastaneyi dolaştım bir tane yetkili bulamadım, diyerek sitemlerini ve tüm eleştirilerini ona aktarmıştı!

İdarecilere ve bölümlere telefonla ulaşamadığını aradığında çalma sesi yerine KUHHHHH diye bir garip ses geldiğini ifade etti!”

Bozulmuştum ama, tüm aksaklıların hesabı onlara soruluyordu! O da insandı, hem bu arada da diğer hastaların işine yetişmeye çalışıyordu!

Ortada onada yardımcı olacak kimse yoktu!

Etrafında hastaların olmadığı bazı bankolarda sohbet eden 2-3 kişi gördüğüm gibi dahiliye servisi gibi çok yoğun bazı servislerin bankosunda cansiperane çalışan sadece bir kişi görmüş, planlamaların neye göre yapıldığını merak etmiştim!

Bu arkadaş ta öyle bir serviste o an için tek başına herkese yetişmeye çalışıyordu!

Belli ki sabah sabah o da diğer hastalar gibi zor bir güne uyanmıştı, nihayetinde o da insandı.

Ben de çözüm olur diye Başhekime durumu anlatırsam sorunlar çözülür diye düşündüm, dahiliye 1’de bekleyen tek hasta ben değildim.

Homurdanmalar artmıştı!

***

Başhekim odasının önünde metal açılır kapanır bir barikat vardı!!!!

Arkasında da bir BABAYİĞİT oturuyordu!

Merhaba,Başhekim bey ile görüşebilir miyim? diye sordum.

Konu ne dedi! Muayeneler esnasında yaşadığımız sorunlar var, hocamızdan çözüm rica edecektim, dedim.

GÖRÜŞEMEZSİNİZ! Dedi net ve kararlı bir ifade ile!

Peki ne tavsiye edersiniz dedim!

Hastane Müdürü Dilek Hanım'a gidin yardımcı olur dedi. Olur dedim. Sonuçta müdürler şefler bunun için var, gideyim maksat çözüm olsun dedim!

Gittim Dilek Hanım yerinde yok dediler!

Gelir mi dedim bu gün gelmez izinli olabilir dediler. Bir de Hüseyin Bey var onu bulun dediler!

Aradım sordum, Hüseyin Bey de yok dediler!

Gelir mi dedim! Bilemeyiz dediler!

Ne tavsiye edersiniz dedim!

Bir de girişte bankoda Feride Hanım var ona danışın dediler!

Gittim, sağ olsun Feride Hanım, dinledi!

Dahiliyeyi aradı. Doktorumuzun mazeretinin olabileceğini söyledi “ki elbette olabilir” bizleri dahiliye 2 ve 3’e sevk ettirdi. Sağ olsun.

Gerçi yapacağım diğer işlerin zamanı geldiği, bu koşuşturma sürecinde de epey vakit geçtiği ve aktarıldığımız dahiliye2 ve 3 de ki diğer randevulu hastalara da ayrılacak vakit ile tedavi olmam akşamı bulabileceği için hastaneden ayrılmak zorunda kaldım!

Sonunda biri soruna müdahale etmişti.

Belki yetkisi azdı ama yardım etme niyeti çoktu, sağ olsun.

İnşallah ilerde terfi eder diyeceğim ama(!)

Böyle temenniler siyasetin ve mülakatın etkili olduğu yerlerde temenniden ileri gitmiyor maalesef!

***

Keşke sabahtan telefonlarımıza gönderilecek bir SMS ile randevularımızın ertelendiği söylenebilseydi!

Yani ortada her gün yaşanabilecek küçük insani sorunlar vardı!

Pek çok hastanın ortak kanısı, idareciler etrafta yoktu!

Tüm stres “ulaşılabilen çalışanların” üzerindeydi!

Olmayanlar için sorun da yoktu!

***

Yani giriş gelişme sonuç olarak yazmak gerektiği için pek çok gördüğümü yazmıyorum ama, tek doktor olduğu, başını kaşıyacak vakti bile olmadığına şahit olduğunu gördüğüm, tüm hastaların nefes aldırmayacak şekilde müsait anını kollayıp soru yağmuruna tuttuğu ve 20 gün önce randevu aldığım halde zaman veremedikleri Doktor beyin tek olduğunu acil ameliyatlara da katıldığını ve gün içerisinde ilk müsait anda ve bir şekilde muhakkak çekilirsiniz dedikleri için çekilemediğim venözdopler’i kısadan geçeyim.

Yani koskoca üniversite hastanesinde o kadar yoğunluğun olduğu radyoloji servisinde tek doktor onca hastaya, onca ameliyata nasıl yetişsin!

Onlar da insan, ağır çalışma koşulları ile nasıl baş etsin, başka radyoloji doktoru neden alınmaz, ya da hastaların dediği gibi gelen doktor durmuyor mu?

O da ayrı konu.

Onları eleştirilerimin dışında tutuyor, Allah yardımcıları olsun diyorum.

Sonuç şu ki, üniversitehastanesinde yapılabilen testleri devlet hastanesi doktorlarına göstermek,çekilemediğimdopler ve diğer aşamaları da başka devlet hastanelerinde tamamlayıp denk gelirse, Muhip hocaya çarşıda rastladığım bir yerde hem teşekkür eder, hem de danışırım.

Bu yazıyı yazdıktan sonra bir daha üniversite hastanesine gitmem etik olmaz artık!

Hasta sayısının bu kadar arttığı her branşta doktorun bu kadar çok ve başarılı olduğu, özel hastanelerin çoğaldığı, devlet hastanelerinin standartlarını yükselttiği bir dönemde üniversite hastanesinde gördüklerim gerçekten üzücüydü, inşallah bu eleştirileri faydalı bulur önemserler, yoksa 5 sayfa yazı dediğin çok rahat görmezden gelinebilir.

Sağlık olsun demekle olacaksa! Sağlık olsun.

Selam ve dua ile.

Ağgül seni camekanda görmüşler!

25.11.2021 04:22
Köyün en zengini Mürsel ağanın kızıymış, Ağgül! Kara kaş, kara göz, ince bel, uzun boy derken, dehşet güzelmiş! Salına salına yürüyüşü ile yürekleri yakarmış! *** Tüm bekarların içi gitsede, yavuklusu Mustafa’nın hatırına kimse yan gözle bakmazmış Ağgül’e. Herkes sever sayarmış, köy

Olaylar, Olaylar…

21.11.2021 04:28
İnternette dolaşırken tesadüfen ilginç doğa olaylarının anlatıldığı sayfalara denk geldim. Sabahtan akşama kadar siyasi slogan ve söylemlere maruz bırakılmış nereye baksa orada politik bir taarruza ötekileşmeye kurban olan, dünyada olan biten güzel şeylerden bi haber bir ah haber mağduru için müthi

Yiyebildiğiniz kadar yiyin!

07.11.2021 05:39
Geçen gün bir sohbette lüks bir sitede ev alan bir arkadaşım, evin taksitlerini ödeyebilmek için eskilerin tabiri ile dişinden tırnağından arttırdığını ve özellikle mutfak masrafından kıstığından söz etmişti! Düşündüm de maalesef çoğumuz bu yanlışı yapıyoruz! Lüks bir evde oturmak, konforlu arabal

Amin

01.11.2021 13:44
Bu yazıyı okumaya başlamadan önce kendini en net hatırlayabildiğin çocukluk yıllarına dönmeni rica ediyorum. Okumaya devam etmeden önce de, o yaşlara ait hatırlayabildiğin birkaç güzel a’nı gözünün önüne getir! *** Ailen ile ilk alışverişin, ilkokula başladığın gün, ilk samimi arkadaşın, il

Bizimkiler bizimle dalga geçiyor!

07.10.2021 08:17
Son söyleneceği yine başta söyleyeyim! Bu söylemler ile bir sonra ki seçimlerde Cumhur İttifakının kazanma şansı yok gibi gibi! Cumhur ittifakı, eleştiri aldığı konularda sorunu gözden geçirip düzeltmek yerine, rakip partileri hainlerle işbirliği yapmakla, eleştiren vatandaşları da hainlerin ağzı i

Bence Rektör istifa etmeli!

22.09.2021 04:52
Son söyleneceği yine başta söyleyeyim! Bir şehirde dar gelirli ailelerin çocukları öğrenci yurdu bulamıyor! Bir umut! Tanıdık tanımadık tüm siyasetçileri, sendikacıları sivil toplum kuruluşu başkanlarını canhıraş bir biçimde arıyorsa! Bir kısmı yer bulamadığı için parklarda sabahlıyor! Bir kısmı

İslâm'ın şartı değilse bile!

18.09.2021 14:46
Hani ilkokullarda çocuklarımıza değerler eğitimi derslerinin verilmesinin önemine vurgu yapıyoruz ya! Aynı değerler eğitimi dersleri ehliyet kurslarında da verilmeli! Neden mi? Buyurun okuyun… *** Bizim işyerimiz çarşı merkezde işlek bir sokak arasında, malum şehir içinde de hatırı sayıl

Gülümseyin!

13.09.2021 14:02
Dünya genelinde belli aralıklarla duygu durum araştırmaları yapılıyormuş! Ülkemizinde içerisinde olduğu bir araştırmada öfkeli, kindar, stresli ve gülümsemeyen insanların yaşadığıülkeler arasında ilk sıralardaymışız! Birinde birinci birinde ikinci birinde üçüncü! En az gülümseyen ülkeler arasında

Herkes üniversite okumamalı!

01.09.2021 20:56
Şehir dışında Üniversite okuyan bir öğrenciye aylık en az 1500 - 2.000 TL lazım! 2.000 liranın yanında öğrenim kredisi kullanıp mezuniyet sonrasına borçlanmaları bile gerekebilir! Hele teknik okul okuyorsa araç gereç kitap ve bilimsel yayın gereksinimleri fazla olacağından yetmeyebilir bile! Gerç

Muharrem ayında güya!

19.08.2021 14:44
İslam ansiklopedilerinde ve ya İslami internet sitelerinde Muharrem ayında neler olmuş “özellikle muharrem ayının 10. Günü neler olmuş!” diye araştırdığınızda! Karşınıza çıkacak bilgilerin tarih kısmının önemli bir kısmı uydurmalardan ibaret! Hem de “bilinçli olarak”Ve prof