Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Adalet pencerem!

Yazının Giriş Tarihi: 01.02.2022 11:33
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.02.2022 11:33

Etrafımıza şöyle bir göz geçirelim hep birlikte, hayatımızın her anında adalet var.

Sokakta oynayan çocuklardan tutun, okula devam eden öğrenciler, üniversitede okuyan gençler, iş hayatındaki çalışanlar, iş verenler, siyasiler, devleti yönetenler ama herkes bir şekilde haksızlığa uğradığını düşünür ve hep bir adalet peşinde koşturur.

Peki, bu kadar adalet bekleyen insanların olduğu bir yerde adaletsizliği kim yapıyor?

Bu sorunun cevabını hiç düşündünüz mü?

Aslında bakılınca bu adaletsizliği yine kendimiz yapıyoruz.

Bazen bunu çocukken arkadaşlarımıza veya kardeşimize, bir aileyi oluşturan anne veya baba isek; eşimize veya çocuklarımıza, herhangi bir kurumda çalışıyor isek; iş arkadaşlarımıza veya iş verene, iş veren isek; çalışanlarımıza, iş yaptığımız kurum veya kişilere şeklinde sıralayabiliriz...

Aslında bakınca yine adaletsizlikten yakınıyoruz ama yine de adaletsizliği kendi kendimize yapıyoruz. Bütün bunların yanında ise en büyük adaletsizlik ise; birer vatandaş olarak insanlar arasındaki ilişkileri kurması için oluşturduğumuz Devletin sistemi içerisinde adaleti sağlayacak kurumların adaletsizlik yapması. Her halde en acısı da bu olsa gerek!

Büyük tecrübeler sonucunda oluşturulan yasalara uymak, tepeden tırnağa her vatandaşın uyması gereken birinci ödevi olması gerekirken geldiğimiz bu dünyada, sürekli güçlülerin adaleti işliyor, eğer bir insan güçlüyse, zenginse, nüfuzlu ise yasalar hep onlara yarıyor ama herhangi bir tutunacak dalı olmayan sıradan insanlar ise o yasaların belirlediği sonuçlara katlanmak zorunda kalıyorlar. Hatta sıradan bir vatandaş nüfuzlu bir insana karşı haklı da olsa başvurduğu adalet tarafından bir şekilde haksız çıkabiliyor. Kaldı ki, insanlar arasında bile tanıdığımız bildiğimiz bir insana haksızlık yapıldığını tam olarak bilsek bile karşısındaki kişiye bakıyoruz.

Eğer haksızlık yapan kişi güçlü ise, nüfuzlu ise kendi içimizde bile biz o güçlü insanı kutsuyoruz ve haklı olduğunu bildiğimiz insanı bir şekilde haksız çıkartıyoruz.

Adalete kendi penceremden bakmak istedim.

Şunu çok iyi bilmemiz ve anlamamız gerekiyor ki! Eğer her zaman adalet, adalet diye bağırıyorsak, ilk önce kendimize bakacağız, sonra ailemize, sonra çevremize böyle böyle bütün topluma, ama ilk önce kendimiz adaletli olacağız, adaleti sağlayacağız, sonra da haksızlığa uğrayanın gücümüz yettiğince konuşan ağzı, tutan eli olacağız ve haksızlığa, haksızlık yapanın karşısına kim olursa olsun bir mıh gibi dikileceğiz. Ama haksızlık karşısında susmayacağız! Her daim hakkı arayacağız!

Unutmayalım, haklılar her zaman güçlüdür.

Haksızlık karşısında susan da dilsiz şeytandır.

Kalın sağlıcakla…

Yükleniyor..