Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Milli bir mesele…

Yazının Giriş Tarihi: 14.12.2021 02:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.12.2021 02:50

Ülke olarak yeni tip koronavirüsle tanışmamız ve mücadele etmemizin 644. günü; yani 1 yıl 9 ay 4 gün...

Güçlü bir ülke ve birey olmanın temelinde tutum, tasarruf ve yatırım vardır.

12-18 Aralık 'Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası'dır…

Bazılarına göre çok şey ifade etmiyor olabilir ama 7’den 70’e herkesin çok duyarlı olması gereken ‘Milli’ bir meseledir Türk Malları Haftası

Bu aralar malumunuz dövizden kaynaklı her şey otomatik olarak zam sayacına bağlanmış. Gerçekten dövizden etkilenen birçok ürün zamlanıyor.  Ancak bunu haksızsa fırsatçılığa çevirenlerin sayısı da az değil maalesef.

Dün bir zincir markette Bursa markası kefir 8.90 TL iken, Bursa markası yerel bir zincir markette ise aynı marka kefir 16 TL idi… Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum.

İçinde bulunduğumuz 12-18 Aralık 'Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası' olarak kutlanılır…

Maalesef artık birçok gıda ürününü ithal eder olduk...

Geçmişte okullarda Yerli Malı Haftası denilince;

Aklımıza hemen elma, armut, portakal, kuruyemiş vs. geliyordu.

Yani sadece yiyecek maddeleri.

Peki, bu hafta nasıl kutlanmalı?

Ayrıca, yerli malı sadece okullarda mı hatırlanmalı?

Günlük yaşantımızda kullandığımız eşyalara bakalım.

Başta gıda ürünleri, elektrikli, elektronik, araçlar, mobilya,tekstil, elbise, ayakkabı, kozmetik, oyuncak vs.

Acaba içlerinden ne kadarı yerli malı, kaç tanesi ülkemizde üretilmiş.

Asıl bunları anlatmalıyız.

Yerli ve milli malı kullanmaya ikna etmeliyiz.

Bu ülkede yerli ürünler her geçen gün azalırken, okullarda çocuklara anlatmak yetmez.

Yabancı malların istilası öylesine yoğun ki, hangi malın etiketine baksanız altından mutlaka bir başka ülke adı çıkıyor.

Böylesine bir kuşatma altında kalan yerli sanayide sonuçta daralıyor, küçülüyor ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor.

Birçok sektör bu yıkıcı rekabet ve ithalat karşısında güç kaybına uğrarken, kazanan ise ithalatçı ve ithalat yapılan ülkeler oluyor.

Böyle giderse tarım dâhil bu ülkede yerli ürün müteşebbisleri gittikçe azalacaktır.

Bu nedenle sadece ülke yönetiminden sorumlu olanlar değil, ulusça yerli üretimi özendirmek, korumak ve kollamak öncelikli görev ve sorumluluğumuzdur.

Yerli malını kullanmak ve ülkemiz üretimine katkı sağlamak, birbirimize destek olduğumuzun, birlik ve bütünlük içinde ülkemize sahip çıktığımızın en temel göstergesi olacaktır.

Yerli malı üretimi ve kullanımının yaygınlaştırılması, küresel krizin yıkıcı etkilerini daha az zararla bertaraf etmek için etkin bir çözüm yolu olacaktır.

Bu konu süreklilik taşımalıdır.

Yerli mallarında vergi oranı yabancı ürünlere uygulanan oranın en az yarısına indirilmelidir.

Yerli malı üretenlere gerekli destek ve avantajlar sağlanmalıdır.

Millet olarak üretmekte kendi kendine yeter bir toplum bilinci ve gayreti içinde olmamız gerekiyor.

Geçmiş yıllara göre birçok alanda yerli üretimler, yatırımlar ve büyük çabalar var mutlaka azimle devam edilmeli ve de desteklenmelidir.

Mümkün olduğu kadar tüketimde yerli üretim mallarını tercih etmeliyiz.

İşin özü kendimize, ülkemize ve üretimimize biz sahip çıkacağız…

Yükleniyor..