Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Güzel davranışlar ve güzel işler yapanlar

Yazının Giriş Tarihi: 20.05.2022 12:19
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.05.2022 12:19

Bu Cuma günü sizlere Kur’ân-ı Kerim’in 18. Sûresi olan Kehf Sûresi'nin 29 ila 37. ayetlerinin mealini aktaracağım. 

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

29. Ve de ki: Hak, Rabbinizdendir. Öyle ise dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin. Biz, zalimlere öyle bir cehennem hazırladık ki, onun duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) imdat dileyecek olsalar imdatlarına, erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su ile cevap verilir. Ne fena bir içecek ve ne kötü bir kalma yeri!

30. İman edip de güzel davranışlarda bulunanlar (bilmelidirler ki) biz, güzel işler yapanların ecrini zâyi etmeyiz.

31. İşte onlara, alt taraflarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Onlar Adn cennetlerinde tahtlar üzerine kurularak orada altın bileziklerle bezenecekler; ince ve kalın dîbâdan yeşil elbiseler giyecekler. Ne güzel karşılık ve ne güzel kalma yeri!

32. Onlara, şu iki adamı misal olarak anlat: Bunlardan birine iki üzüm bağı vermiş, her ikisinin de etrafını hurmalarla donatmış, aralarında da ekinler bitirmiştik.

33. İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbirini eksik bırakmamıştı. İkisinin arasından bir de ırmak fışkırtmıştık.

34. Bu adamın başka geliri de vardı. Bu yüzden arkadaşıyla konuşurken ona şöyle dedi: ‘Ben, servetçe senden daha zenginim; insan sayısı bakımından da senden daha güçlüyüm.’

35. (Böyle gurur ve kibirle) kendisine zulmederek bağına girdi. Şöyle dedi: ‘Bunun, hiçbir zaman yok olacağını sanmam.’

36. ‘Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Şayet Rabbimin huzuruna götürülürsem, hiç şüphem yok ki, (orada) bundan daha hayırlı bir akıbet bulurum.’

37. Karşılıklı konuşan arkadaşı ona hitaben: ‘Sen, dedi, seni topraktan, sonra nutfeden (spermadan) yaratan, daha sonra seni bir adam biçimine sokan Allah’ı inkâr mı ettin?’

Müfessirler, 34. ayette, Bu iki kişinin kimliği konusunda mevcut görüşler şunlardır:

(1) Mahzum kabilesinden Mekkeli iki kardeştirler.

(2) Maksat Allah Resûlü ile Mekkeli müşriklerdir.

(3) Allah’a inanan ve inanmayan herkes için geçerli bir misaldir.

(4) Lu’ayne b. Hısn ve ashabı ile Selman, Suheyb ve ashabı arasında bir benzetmedir.

(5) Babalarından kalan büyük çapta bir mirası birisi inancının gereği gibi, diğeri de inançsızlığın gereği gibi harcayan iki İsrailli kardeştirler… Hepsinde ortak olan nokta: İman etmeksizin, serveti tek gaye edinerek mal yığma tutkusunun insanı zulme ve hüsrana sürükleyeceği gerçeğidir.)

37. ayette, Servetinin ve adamlarının çokluğuyla gururlanan bu kişinin ahireti inkâr ettiği, 36. âyetin başında anlatılmıştı. 37. âyette ise bu kişi Allah’ı inkâr etmekle itham ediliyor. Şu halde, Beyzâvî’nin de işaret ettiği gibi, ahireti inkâr etmek, bir bakıma Allah’ı inkâr etmek demektir. Zira, ahiretin imkânsızlığını savunmak, Allah’ın gücünün sonsuzluğundan şüphe etmenin bir sonucudur.

Nitekim bu kişiye, kendisinin yaratılış safhaları hatırlatılmak suretiyle bu kudretin sahibi olan Allah’ın kıyameti de gerçekleştirme gücünde olduğu ispatlanmak istenmiştir.

Ya Rabbi! Hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara eda, sıkıntıda olanlara da ferahlık ver Ya Rabbi.

Ya Rabbi! Sana açılan elleri, sana yönelen gönülleri, sana yalvaran dilleri boş çevirme Ya Rabbi.

Cuma’nın rahmeti ve bereketi hepimizin üzerinde olsun inşallah.

Selam ve dua ile...

Yükleniyor..