Hava Durumu
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.

Ashâb-ı Kehf

Yazının Giriş Tarihi: 29.04.2022 10:53
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.04.2022 10:53

Bu Cuma günü sizlere Kur’ân-ı Kerim’in 18. Sûresi olan Kehf Sûresi'nin ilk 11 ayetinin mealini aktaracağım. 

Kehf Sûresi 110 âyettir. Mekke’de nâzil olmuştur. Ancak, 28. âyetin Medine’de nâzil olduğu rivayeti de vardır. Sûre bu adı, içinde söz konusu edilen ve ‘mağara arkadaşları’ demek olan ‘Ashâb-ı Kehf’den almıştır.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

1, 2, 3, 4. Hamd olsun Allah’a ki, O, (insanları) kendi tarafından çetin bir azap ile ikaz etmek, iyi iş ve davranışlarda bulunan müminlere, kendileri için, içinde ebedî kalacakları (cennette) güzel bir ecir bulunduğunu müjdelemek ve "Allah evlât edindi" diyenleri de uyarmak için kuluna (Muhammed’e), kendisinde hiçbir (tezat ve) eğrilik bulunmayan dosdoğru Kitab’ı indirdi.

5. Ne onların (Allah evlât edindi, diyenlerin), ne de atalarının bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Ağızlarından çıkan bu söz ne büyük oldu! Yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

6. Bu yeni Kitab’a inanmazlarsa (ve bu yüzden helâk olurlarsa) arkalarından üzüntüyle neredeyse kendini harap edeceksin.

7. Biz, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi dünyanın kendine mahsus bir zinet yaptık.

8. (Bununla beraber) biz mutlaka oradaki her şeyi kupkuru bir toprak yapacağız.

9. (Resûlüm)! Yoksa sen, bizim âyetlerimizden Ashâb-ı Kehf ve Ashâb-ı Rakîm’in durumlarını şaşırtıcı mı buldun?

10. O (yiğit) gençler mağaraya sığınmışlar ve "Rabbimiz! Bize tarafından rahmet ver ve bize, (şu) durumumuzdan bir kurtuluş yolu hazırla!" demişlerdi.

11. Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk (uykuya daldırdık.)

Müfessirler, 5. ayette Fahreddin Râzî’ye göre, şu üç zümre Allah’ın çocuğu olduğunu söylemişlerdir.

  • (1) ‘Melekler Allah’ın kızlarıdır’ diyen müşrik Araplar,
  • (2) ‘İsa Allah’ın oğludur’ diyen hıristiyanlar,
  • (3) ‘Uzeyr Allah’ın oğludur’ diyen yahudiler.

İslâm ise bu inançları reddetmiştir.

9. âyette Tefsircilere göre ‘kehf’, dağda bulunan genişçe mağara demektir.

Rakîm’in ne olduğu konusunda kesin bir sonuca varılamamıştır. Ancak şu manalardan birine gelebileceği belirtilmiştir: Mağaranın bulunduğu dağ ya da vâdi; Ashâb-ı Kehf’in isimlerinin yazılı bulunduğu kitâbe. Sahîh-i Buharî’deki bir rivayete göre de Ashâb-ı Rakîm, Ashâb-ı Kehf’in dışında üç kişilik bir topluluktur ki bunlar, yağmurlu bir havada sığındıkları mağaranın girişini büyük bir kayanın tıkaması ile mağarada mahsur kalırlar. Her biri, vaktiyle yapmış olduğu güzel bir davranışı yâdederek kurtuluş niyaz ederler. Onlar dua ettikçe kaya biraz daha açılır ve sonunda kurtulurlar. Ancak, tercihe şâyan görüş, Rakîm’in, Ashâb-ı Kehf’in isimlerinin yazılı bulunduğu kitâbenin adı olduğudur.

Ya Rabbi! Hastalara şifa, dertlilere deva, borçlulara eda, sıkıntıda olanlara da ferahlık ver Ya Rabbi.

Ya Rabbi! Sana açılan elleri, sana yönelen gönülleri, sana yalvaran dilleri boş çevirme Ya Rabbi.

Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise ebedi azaptan kurtuluş vesilesi olan Ramazan-ı Şerif’in son üç gününe gelmiş bulunmaktayız.

Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum. Allah (c.c.) nice bayramlara eriştirsin inşallah…

Cuma’nın rahmeti ve bereketi hepimizin üzerinde olsun inşallah.

Selam ve dua ile...

Yükleniyor..