Sinir sıkışmaları ihmal edilirse kalıcı hasara yol açabiliyor
Sinir sıkışmaları ihmal edilirse kalıcı hasara yol açabiliyor
Günlük hayatta basit uyuşma, ağrı veya keçeleşme ile kendini gösteren sinir sıkışmaları, tedavi edilmediğinde kas erimesi ve kalıcı güç kaybına neden olabiliyor. Özellikle 40-60 yaş aralığındaki kadınlar, kuaförler, bilgisayar operatörleri, bankacılar ve ev kadınları gibi ellerini yoğun kullanan gruplarda daha sık görülüyor.
Haber Giriş Tarihi: 18.02.2026 11:54
Haber Güncellenme Tarihi: 18.02.2026 11:54
Kaynak:
İGFA
İSTANBUL (İGFA) - Sinir sıkışmalarının vücudun farklı bölgelerinde ortaya çıkabildiğini vurgulayan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, "El bileğinde median sinirin sıkışmasıyla oluşan Karpal Tünel Sendromu en sık karşılaştığımız tablodur. Bunun yanı sıra dirsek bölgesindeki ulnar sinir ve diz yan kısmındaki peronel sinir sıkışmaları da toplumda oldukça yaygın görülüyor. Hasta şikayetleri etkilenen sinire göre değişkenlik gösterebilir. Şikayetler genellikle uyuşukluk, ağrı, keçeleşme ile başlar. İlerlediğinde güçsüzlük ve kaslarda erime meydana gelebilir” dedi.
Sinir sıkışmasında diyabet, tiroit hastalıkları, romatizma, menopoz, obezite ve hamileliğin temel risk faktörleri arasında yer aldığını paylaşan Prof. Dr. Selçuk Göçmen; cisimlerin şiddetli şekilde tutulması, bileğin aşırı bükülmesi, yanlış yatış/oturuş pozisyonları ve ani kilo kayıplarının da sorunu tetikleyebileceğini hatırlattı.
GÜÇ KAYBI VARSA AMELİYAT ŞART!
Hafif ve orta düzey vakalarda ilaç, istirahat ve fizik tedavi gibi yöntemlerin uygulandığını vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Eğer hastalar istirahat, rehabilitasyon veya diğer tedavilerle iyileşmezse ve tetkiklerde ağır düzeyde sinir sıkışıklığı saptanmışsa cerrahi tedavi yapılması uygun olabilir. Yaklaşık 30 dakika süren ve genellikle lokal anesteziyle yapılan operasyonlarda, sinir üzerindeki baskı açık veya endoskopik yani kameralı yöntemlerle kaldırılır. Hastalar aynı gün taburcu edilerek sosyal yaşamlarına hızla dönebilir” dedi.
SİNİRLERİ KORUMANIN 7 YOLU
Duruş ve oturuş pozisyonlarına dikkat edin.
Klavye/fare kullanırken bileklerinizi uzun süre bükülü tutmayın.
Dirseklerinizi sert zemine dayamayın.
Ev işlerinde sık sık mola verin.
Ellerinizle ağır yük taşımaktan kaçının.
Düzenli germe ve esneme egzersizleri yapın.
Diyabet, guatr ve romatizma kontrollerinizi aksatmayın.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sinir sıkışmaları ihmal edilirse kalıcı hasara yol açabiliyor
Günlük hayatta basit uyuşma, ağrı veya keçeleşme ile kendini gösteren sinir sıkışmaları, tedavi edilmediğinde kas erimesi ve kalıcı güç kaybına neden olabiliyor. Özellikle 40-60 yaş aralığındaki kadınlar, kuaförler, bilgisayar operatörleri, bankacılar ve ev kadınları gibi ellerini yoğun kullanan gruplarda daha sık görülüyor.
İSTANBUL (İGFA) - Sinir sıkışmalarının vücudun farklı bölgelerinde ortaya çıkabildiğini vurgulayan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, "El bileğinde median sinirin sıkışmasıyla oluşan Karpal Tünel Sendromu en sık karşılaştığımız tablodur. Bunun yanı sıra dirsek bölgesindeki ulnar sinir ve diz yan kısmındaki peronel sinir sıkışmaları da toplumda oldukça yaygın görülüyor. Hasta şikayetleri etkilenen sinire göre değişkenlik gösterebilir. Şikayetler genellikle uyuşukluk, ağrı, keçeleşme ile başlar. İlerlediğinde güçsüzlük ve kaslarda erime meydana gelebilir” dedi.
Sinir sıkışmasında diyabet, tiroit hastalıkları, romatizma, menopoz, obezite ve hamileliğin temel risk faktörleri arasında yer aldığını paylaşan Prof. Dr. Selçuk Göçmen; cisimlerin şiddetli şekilde tutulması, bileğin aşırı bükülmesi, yanlış yatış/oturuş pozisyonları ve ani kilo kayıplarının da sorunu tetikleyebileceğini hatırlattı.
GÜÇ KAYBI VARSA AMELİYAT ŞART!
Hafif ve orta düzey vakalarda ilaç, istirahat ve fizik tedavi gibi yöntemlerin uygulandığını vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Eğer hastalar istirahat, rehabilitasyon veya diğer tedavilerle iyileşmezse ve tetkiklerde ağır düzeyde sinir sıkışıklığı saptanmışsa cerrahi tedavi yapılması uygun olabilir. Yaklaşık 30 dakika süren ve genellikle lokal anesteziyle yapılan operasyonlarda, sinir üzerindeki baskı açık veya endoskopik yani kameralı yöntemlerle kaldırılır. Hastalar aynı gün taburcu edilerek sosyal yaşamlarına hızla dönebilir” dedi.
SİNİRLERİ KORUMANIN 7 YOLU
Duruş ve oturuş pozisyonlarına dikkat edin.
Klavye/fare kullanırken bileklerinizi uzun süre bükülü tutmayın.
Dirseklerinizi sert zemine dayamayın.
Ev işlerinde sık sık mola verin.
Ellerinizle ağır yük taşımaktan kaçının.
Düzenli germe ve esneme egzersizleri yapın.
Diyabet, guatr ve romatizma kontrollerinizi aksatmayın.
Kaynak: İGFA
En Çok Okunan Haberler