igf2
İGF1
Özcan Çiriş

Özcan Çiriş

Vadideki yeşil şehir: Bitlis

Bitlis, 7 bin yıllık tarihi ile yaşadığı her medeniyetten izler taşıyan ancak son yıllarda geri kalmış iller sıralamasında son sıralarda yer alan ve makus talihini yenmek için mücadele eden küçük ama şirin bir kenttir.

Doğu Anadolu’yu batıya ve Güneydoğu Anadolu’ya bağlayan kavşak noktasındaki Bitlis 6 ilçesi ile yaklaşık 350 bin nüfusludur. Ahlat ilçesindeki dünyanın en büyük Müslüman mezarlığı olan ve içinde tespit edilen 10 binin üzerindeki

Selçuklu Meydan Mezarlığı, Medreseleri ve alimleri ile ünlü Güroymak ilçesi, toprak kapları ile Mutki, Bitlis ve Tatvan ilçesi sınırlarında yer alan Nemrut Krater Gölü, Van Gölü’ne kıyısı olan Tatvan ilçesi, Cevizi, Kef kalesi ve Süphan Dağı ile özel bir konuma sahip Adilcevaz ilçesi. Dünyaya ışık tutan şahsiyetlerden Saidi Nursi’nin memleketi olan, balı fındığı ve kestanesi ile ünlü Hizan gibi bir ilçeye sahiptir.

Bitlis tarih boyunca değişik isimlerle anılmıştır. Asurlular Bit-Liz, Persler ve Yunanlılar Bad-Lis veya Bad-Lais, Bizanslılar Bal-Lais-on, Babaleison veya Baleş, Araplar Bad-Lis, Ermeniler Pageş veya Pagişi olarak kullanmışlardır. Asur dilinde Bit kelimesi yurt, Bet kelimesi kale manasında kullanılmış, Bit-Liz demek Liz'in Yurdu, Bet-Lis demek ise Liz'in Kalesi manasına gelmektir. 

Bitlis, İdrisi Bitlis’i, Muştakbaba, Şemsi Bitlis, Saidi Nursi gibi birçok alim yetiştirmiş, çoğu alime de ev sahipliği yapmıştır. Eyüp Sultan Hazretlerinin abisi Feyzullah El-Ensari’nin metfun olduğu, Zülküf Peygamberin mezarının bulunduğu bir kenttir.

Bitlis, yaşadığı her medeniyetin izlerini taşıyan, zengin kültürü ile ipek yolu üzerindeki durak noktasıdır. Günümüzde halen bu özelliklerini kaybetmeden yaşatan, Anadolu kültürünün nadir yaşandığı, insanlarının halen o misafirperver duygularla karşıladığı özel bir yer olmuştur.

Yaz aylarında mikroklima özelliği ile serin olan, kışları da sert ve çetin geçen memleketin mert insanlarının iklimi yumuşattığı, ilim ve irfan yuvasıdır.

Bugün yenileşme çabaları içerisinde olan ve içerisinden geçen derelerin üzerindeki yapıları kaldırarak tarihi binaları ön plana çıkarmak için mücadele eden bir kent.

İlin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanıyor. Geçiş noktası olması dolayısıyla stratejik bir öneme sahip olan kent, yıllarca bölgedeki çatışmaların ortasında gelişememiş, elindeki özellikle turistik değerleri tanıtmada ciddi sıkıntılar yaşamıştır. Bütün bunların içersinde tarımsal verilere bakıldığında, kuru fasulye üretiminde Türkiye’de 4’üncü, domates üretiminde 3’üncü, patates üretiminde ise 10’uncu sırada yer almaktadır. Bölgenin Çukurova’sı olarak bilinen Tatvan ve Ahlat ilçeleri turizm değerlerinin yanında tarımsal üretimde de önemli bir yere sahiptir.

 2019 verilerine göre, Türkiye’nin patates ihtiyacının yüzde 7,5’lik dilimi Ahlat’ta üretilen patateslerden karşılanmıştır. Ayrıca yıllık 200 bin tonluk domates üretimi ile adından söz ettiren bir konuma gelmiştir.

Turizmin bölgede gelişmemesinin ana nedeni olarak bölgedeki çatışma ortamları ve kırsalda yürütülen operasyonlar gösterilmiş,  yine yapılan olumsuz haberlerin turizm açısından gelişememesin de önemli rol oynadığı görülmüştür. Ancak bütün bunlara rağmen son yıllarda Bitlis, yeniden ekonomik verileri yükselen bir il olmuştur.

Van Gölü üzerindeki feribotlar Türkiye ile İran başta olmak üzere Orta Doğu’ya açılan pencere olmuştur. 2 adet feribot demiryolu ile getirilen yüklerin İran üzerinden Orta Doğu’ya ihracatında önemli bir nokta olmuştur.

Bitlis son yıllarda Cumhurbaşkanlığı himayesinde yapılan yatırımlarla da gündeme gelmiştir. Özellikle Selçuklu Meydan Mezarlığı kazılarının Cumhurbaşkanlığı himayesine alınmasının ardından önem kazanırken, Cumhurbaşkanlığı külliyesi ve Türkiye’nin en büyük millet bahçesinin yapıldığı Ahlat’la bir kez daha gündeme gelmiştir. Her yıl 26 Ağustos’ta Malazgirt Zaferi’nin kutlamaları Ahlat ilçesinden başlayıp, Malazgirt’te devam ettiriliyor.

Bitlis’in en önemli özelliklerinden biri de taş evleridir. Genellikle yüksek bir duvarın sokaktan ayırdığı, dışa kapalı fakat o ölçüde içe doğru özgür ve özgün bir mimari anlayışı yansıtan Bitlis evleri; düzgün kesme taştan, üzeri düz toprak damlı olarak inşa edilmişlerdir. Dıştan donuk bir mimari özelliği gösteren yapıların taç kapılı girişleri, sanki gerçek gizemin evlerin içinde olduğunu gösterir. Bitlis evleri, bu kapılardan içeri girildiğinde taç döşemeli avlular ve çeşitli meyve ağaçlarının süslediği bahçeleriyle insana açılan ferah bir dünyanın kapıları gibidir. Tarihi yapıların yoğunlukta olduğu Bitlis Merkezde 193 adet, Ahlat İlçesinde 51 adet tescilli konut (sivil mimari örnekleri) bulunmaktadır.

El sanatlarında da önemli yere sahip olan Bitlis’te, Gej ( Yöresel Kumaş ), kilim ve seccade dokuması, ipek halıcılık, yöresel ayakkabı harik, taş işlemeciliği ve iğne boncuk oyası gibi el sanatları günümüzde halen yapılmaktadır.

Yemek kültürünün geniş olduğu Bitlis’te Büryan önemli bir yere sahiptir. IV. Murat döneminden günümüze kadar gelen Büryan, bazı yörelerde değişik türlerde yapılsa da su buharında pişen etler sıcak olarak tandırdan çıkarılıp servis edilmektedir. Bunun yanında ev yemekleri de önemli yere sahiptir.

Birçok zenginliğe sahip Bitlis, son yıllarda düzenlenen turistik gezilerle artık adından söz ettirmeye başladı. Bundan sonraki süreçte de yeni turizm merkezi olma yolunda ilerleyen Bitlis’in, inanç turizmi bakımından beklentileri de yüksektir. 

Makale Yorumları

  • Murat Özügüzel04-01-2021 10:11

    Emeğine kalemine sağlık

  • Nuran Mizrak04-01-2021 01:57

    Bitlis ili hakkındaki yazını çok beğendim teşekkürler.

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar