igf2
İGF1
H. Barış Özsoy

H. Barış Özsoy

Revolations Loading...

Elektriğin icadı insanlığın kaderini değiştiren bir buluş. İnsanlık elektrikle birlikte bambaşka bir geleceğe evrilmiştir. Tarihi süreçte çok yavaş ilerleyen gelişim elektrikle birlikte çok hızlı bir ivme kazanmış ve teknolojiyle birlikte yaşantımızı bambaşka boyutlara getirmiştir. Bu öyle bir hız ki artık kontrol etmek ve yakalamak insanların geneli açısından mümkün değil. Ne bunun dışında kalabiliyor nede kontrol edebiliyoruz. İnsan yaşamı elektriğe öyle bağımlı hale geldi ki elektriğin kesilmesi artık kabul edilemez noktada. Tüm yaşamımız, işimiz sadece bireysel olarak değil küresel olarakta tamamen elektriğe bağlı.


Peki bir gün aniden tüm dünyada elektrik bir daha gelmemek üzere kesilirse ne olur? 2012 yapımı bir tv dizisi olan ve tüm dünyada geniş bir izleyici kitlesine ulaşan REVOLATION yani Türkçe ismiyle DEVRİM tamda bu konuyu ele alıyor. Birden bire tüm dünyada elektrikler kesiliyor ve hiç bir elektrikli alet kesinlikle çalışmıyor. Daha sonra ise tüm insanlık bir kaosa sürüklenip son yıllarda film sektörünün en çok beslendiği kıyamet senaryosu bu kez bir virüs(!) salgını ile değil farklı bir açıdan başlıyor. 


Gökyüzüne meraklı olan ve nasayı takip eden kişiler bilirler ki neredeyse 10 yıldan beri sürekli bir haber dönüyor. Güneşte meydana gelecek olan büyük bir patlamayla küresel çapta elektrik kesintileri meydana gelebilir diye başlayan bu haberler ara ara tüm ajanslara servis ediliyor. Yıllardır bu duruma farkında olmadan öyle alıştırıldık ki yarın tüm dünyada elektrikler kesilse ve bu kesintiye güneş patlaması etkisi denilse hiç birimiz şaşırmayacağız. Tıpkı yıllardır alıştırıldığımız virüs salgını sonrası kıyamet senaryosuna olduğu gibi. Çünkü filmlerde sebeplerin sonuçları mutlak bir kaos ve kıyamet ile sonuçlanırken içinde bulunduğumuz hayat kıyametsiz yumuşak bir geçiş ortamı oluşturuyor. Öyle ki bundan bir kaç sene önce kürtaj yasağı için sokaklarda “BENİM BEDENİM BENİM KARARIM” eylemi yapanlar, bugün eve kapatılmalarına, zorla aşılanmalarına tepki vermeyip aksine bunu gönülden kabul edecek duruma geldiler.


Teknoloji ile arası iyi olanlar bilir. Bilgisayar kasmaya başlayıp kilitlendiği zaman son çare olarak reset atılır. Yani sistem yeniden başlatılır. Son bir yılda geleceğimizle ilgili en çok duyduğumuz şey kuşkusuz yeni dünya düzeni tanımıdır. Yani hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Peki neden? Dünyada ilk defa mı bir salgın yaşanıyor? Hele ki bu salgın dünyanın başına gelmiş en tehlikesiz salgınlardan biriyken, neden düzenimizi değiştiriyoruz? Yeni Dünya Düzeni dayatmasını yapmak için hayatın yapı taşı olan insanlardan izin alındı mı? Elbette hayır. O zaman tüm insanlığı bu yeni düzene ikna etmek için şartlar oluşturmak zorundalar. Kurguladıkları bu yeni dünyayı insanlara dayatmak için kendilerinde hak bulan bu gurup, dünya nüfusunun kaç olması gerektiğine, bu nüfus oranını sağlamak için yaşama hakkına sahip herkesin elinden bu hakkı almaya kendilerine hak görüyorlar. Ve isteseniz de istemesenizde, kabul etsenizde etmesenizde kendi hayatınızın değil, onların size dayattığı hayatın birer parçası olmaya evriliyorsunuz. Bu evrilmeyi, sizi kendi yarattıkları korkularla teslim alıp, yine bu korkulardan sizi onların kurtarmasını beklemenizi sağlayarak yapıyorlar.


İşte sizi kabullendirdikleri bu korku düzenine onlar “Great Reset” diyorlar. Şimdi siz bunları bir komplo teorisi olarak düşünebilirsiniz, ama çok çok yakın zamanda herhangi bir bahane ile tüm dünyada elektrikler kesildiğinde, yeniden başlat düğmesine basıldığını anlayın. Ve siz bunları korkularınıza yenilip kabul ettiğiniz sürece, düğmeye basıldıktan sonra başlayacak hayat, sizin değil onların istediği hayat olacak. Ve siz bu hayatın sadece piyonu olacaksınız. Siz buna izin verdiğiniz sürece “Ne Beden Sizin, Nede Karar…”

Facebook Yorum

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar