
İSTANBUL (İGFA) - "Toplum İçin Bilim Eğitim Seminerleri” kapsamında konuşan TRGENMER Müdürü Dr. Cihan Taştan, uzay biyolojisi alanındaki çalışmalarını ve Türkiye’nin bu alandaki projelerini anlattı.
“Proje Serüvenim ve Uzay Biyolojisi” başlıklı sunumda Dr. Taştan, mikrogravite yani yerçekimsiz ortamın insan gen ifadesi üzerindeki etkilerine odaklanan araştırmaların artık Türkiye’de de yürütüldüğünü söyledi.
Türkiye’nin ilk insanlı uzay misyonu kapsamında yürütülen “Message (Microgravity Associated Genetics)” projesine değinen Taştan, astronotlardan alınan kan örnekleriyle uzaydaki genetik değişimlerin karşılaştırmalı olarak incelendiğini aktardı.
Araştırmalarda yaklaşık 60 bin mRNA’nın analiz edildiğini belirten Taştan, bazı genlerin uzay ortamında aktifleştiğini ve daha önce tanımlanmamış “LOC” genlerinden bazılarının mikrograviteyle ilişkili olduğunun ortaya konduğunu ifade etti.
SAĞLIK VE YAŞLANMA ARAŞTIRMALARINA KATKI
Çalışmaların yalnızca uzayla sınırlı olmadığını vurgulayan Taştan, elde edilen verilerin kanser biyolojisi, Alzheimer ve Parkinson gibi nörolojik hastalıklar ile yaşlanma süreçleri açısından da önemli ipuçları sunduğunu söyledi.
Hücresel yaşlanma ile ilişkili bazı genlerin baskılandığını, uzun yaşamla ilişkili genlerde ise olumlu değişimler gözlendiğini belirten Taştan, bu bulguların yeni tedavi yaklaşımlarına kapı aralayabileceğini dile getirdi.
TÜRKİYE’DEN UZAYA UZANAN ARAŞTIRMALAR
Taştan, projelerin Türkiye Uzay Ajansı ve TÜBİTAK Uzay destekleriyle yürütüldüğünü belirterek, Türk astronotlar Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever ile yapılan görevlerin de araştırmalara veri sağladığını ifade etti. Uzayda toplanan biyolojik örneklerin özel koşullarda saklanarak Dünya’ya getirildiğini ve laboratuvar ortamında detaylı analizlerin sürdüğünü aktardı.
Araştırmaların devam ettiğini söyleyen Taştan, Türkiye’nin 90 gün ve üzeri uzay görevlerinde yer almayı hedeflediğini, ayrıca “DNA Ark” adı verilen veri taşıma projesi üzerinde çalıştıklarını belirtti.
Dr. Taştan, elde edilen bilimsel sonuçların uluslararası dergilerde yayımlandığını ve NASA ile Avrupa Uzay Ajansı gibi kurumlarla iş birliklerinin sürdüğünü de kaydetti.
Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Taştan, biyomühendislik ve uzay biyolojisi alanlarının geleceğin en önemli çalışma alanları arasında yer aldığını belirterek, öğrencileri Türkiye’nin uzay projelerinde aktif rol almaya davet etti.